Çukurova Balkon

Süreyya Paşa’nın Maltepe’deki köşkü harabeye döndü!

Süreyya Paşa’nın Maltepe’deki köşkü harabeye döndü! Süreyya Paşa’nın Maltepe’deki köşkü harabeye döndü!

İstanbul’daki kültür ve sağlık tesislerinin çoğalması için mal varlığını devlet kurumlarına bağışlayan Süreyya Paşa’nın Maltepe’deki köşkü çürümeye terk edildi. Torunu Rıza İlmen bağışlanan arazi ve binaların kaderine terk edilmesine tepkili.


Kartal'ın hemen teslim en cazip sitesinde! 65 metrekare 299 bin TL!


Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarından itibaren siyaset hayatına damga vuran isimlerden olan Süreyya İlmen (Süreyya Paşa), ölümünün 61. yıl dönümünde buruk şekilde anılıyor. Tümgenerallikten emekli olduktan sonra kendisini İstanbul’un ticaret, kültür ve sanat hayatının gelişmesine adayan Süreyya İlmen, öldüğü 6 Şubat 1951’e kadar Süreyya Paşa olarak bilindi. 

 

İşçi ve yoksullar için

İlmen, 1951’de Maltepe Başıbüyük Narlıdere mevkiindeki 1800 dönümlük arazisini, işçilere, yoksullara ve kimsesizlere Hastane yapılması amacıyla SGK’ya bağışladı. İlmen’in adını taşıyan Süreyyapaşa Hastanesi’ne tepeden bakan 1800 dönümlük arazide bulunan tarihi köşk ve 50 yataklı hastane binası zaman içinde kullanılamaz duruma geldi. Bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle köşk, zorlukla ayakta durur hale gelirken, hastane binası ise adeta harabeye döndü.  

 

Süreyya İlmen’in torunu ve yasal mirasçısı Rıza İlmen ise, dedesinin tüm mirasını çeşitli devlet kurumlarına bıraktığını belirterek, “En büyük amacı yoksullar ve işçilerin tedavi edilebilmesi, İstanbul’un kültür ve sanatıyla bilinir olmasıydı. Ölmeden önce araziyi SGK’ya devretti. Sonrasında devlet kurumlarının ne yaptığını bilmiyoruz. Ama yıllardır bir iş yapılmadı. Özellikle ahşap köşk artık yok. Bu kadar değerli ve önemli bir arazinin sağlık amacıyla kullanılıyor olması gerekliydi” dedi.

 

Halkın Süreyyapaşa’sı 

Yugoslavya Patgoriçe’de 1874 yılında doğan Süreyya Paşa, ilkokulun ardından askeri okula girerek Balkan Harbi’nde Tümgeneral rütbesiyle savaştı. askerlik konusunda yayınlar yaptı, Ordu da havacılığın gelişmesi için çalışmalarda bulundu. Genç yaşta ordudan ayılan Süreyya Paşa, ülkemizin ilk devlet yardımı almadan kurulan işletmesi Süreyya Paşa Mensucat Fabrikası’nı 1914’te kurdu. İlmen soyadını aldıktan sonra 1927’de milletvekili olan Süreyya İlmen, İstanbul’un kültür, sanat hayatının gelişmesi için adımlar attı. Kendi parasını kullanarak Kayışdağı suyunun Kadıköy’e gelmesini sağladı. Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nı, Süreyya sinema ve Operasını, Maltepe’de Süreyya Plajı’nı yaptırdı. Yaşamı boyunca Kızılay Cemiyeti, Şark Musiki Cemiyeti, Maltepe Maarif Encümeni, Üsküdar İdman Kulübü, Sivil Havacılık Kulübü, Ticaret ve Sanayi Odaları, Turing ve Otomobil Kurumu ve CHP Üsküdar İlçe Başkanlığı yaptı. Maltepe’deki kendisine ait Narlıdere Çiftliği’ni 1952’de Türk işçisinin ve yoksulların sağlığını korumak amacıyla SSK’ya bağışladı. Süreyya Sineması’nı Darüşşafaka Cemiyeti’ne, Süreyya Plajı’nı ise Maltepe Belediyesi’ne bağışlan Süreyya İlmen 1955’te Kadıköy’de vefat etti.

 

İstanbul’da iz bırakan paşa

İstanbul’a büyük hizmetlerde bulunan Süreyya Paşa, ölümünün 61’inci yıldönümünde Maltepe Belediyesi tarafından çeşitli etkinliklerle anıldı. 

 

Maltepe Belediyesi ve Darüşşafaka Cemiyeti işbirliğiyle düzenlenen geleneksel “Süreyya Paşa’yı Anma Etkinlikleri”nin ikincisi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde (TSKM) gerçekleştirildi. Hayatının ve yapıtlarının anlatıldığı “İstanbul’da İz Bırakan Paşa: Süreyya” sergisinin açıldığı programa Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, ünlü tarihçi İlber Ortaylı ve Süreyya Paşa’nın torunu Muammer Erbay katıldı.

 

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıçı, “Süreyya Paşa, ‘Bu memleketten aldığımı yine bu memlekete vermekle onur duyuyorum’ demiş. O büyük şahsiyet bunları düşünürken, biz neler yaptık, onun bıraktığı eserleri talan ettik, ona sahip çıkamadık.” açıklamasında bulundu. 


İlber Ortaylı ise yaptığı konuşmada, “Süreyya Paşa, turizm, sağlık ve sanat alanında çalışmalar gerçekleştiren biriydi. Daha sonra da, sinema olarak kullanılacak Süreyya Operası’nı kuruyor ki; bu opera o zaman İstanbul için bir ilkti. 


Tarihimizde böyle bir şeyleri kuranlar, yapan lar ya da herhangi bir mesleği geliştirenler hep bu asker kökenliler” ifadelerini kullandı. 


Milliyet/ Gökhan Karakaş