Taksim'e cami doğru karar mı? Uzmanlar tartışıyor!

 Taksim'e cami doğru karar mı? Uzmanlar tartışıyor! Taksim'e cami doğru karar mı? Uzmanlar tartışıyor!

Taksim Meydanı'na cami projesinde Mahkeme kararı Cuma günleri sokakta ibadet eden nüfus için camiye ihtiyacın aşikar olduğunu belirtirken Şehir Plancıları Odası ise karar teamüllere aykırı, temyiz edeceklerini söyledi


Şehir Plancıları Odası’nın (ŞPO) Taksim Meydanı’daki cami alanının iptali için açtığı dava, 1. İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Mahkeme kararında, gayrimüslim nüfusun yerini zaman içinde Müslüman nüfusa bıraktığını ve Cuma günleri sokakta ibadet etmek zorunda kalan nüfus için camiye ihtiyacın aşikar olduğunu belirtti. Mahkemenin kendi atadığı bilirkişi raporu yerine farklı bir mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate aldığını belirten Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkan Tayfun Kahraman, “Karar genel teamüllere aykırı, temyiz edeceğiz” dedi.


1. İdare Mahkemesi’nin, Taksim Meydanı’na yapılacak cami projesinin önünü açan kararı oy birliğiyle alındı. Kendi atadığı bilirkişinin cami yapılmasının, şehircilik ilkeleri ve kurul ilke kararlarına aykırı olduğuna ilişkin raporunu “soyut” bulan mahkeme, 7. İdare Mahkemesi’nde Mimarlar Odası’nın tüm Beyoğlu planının iptali için açtığı davada verilen bilirkişi raporunu “daha somut” bularak kararına dayanak gösterdi. Karar metninde camiye onay için şu gerekçelere yer verildi:


-  Bugün mevcutta tuvalet ile iç içe teneke minareli bir mescid var. Maksem gibi tarihi teknik donatının yer aldığı bir yerde böyle bir olumsuzluk sürdürülebilir değil. Çok ütopik olmakla birlikte mevcut alanın düzenlenerek  ‘musalla’ ya da ‘namazgah’ tipi bir yaklaşımla ibadet işlevine uygun alanın yaratılıp işlevlendirilmesi kamu yararı açısından herhangi bir olumsuzluk yaratmaz.


-  Osmanlı devletinden bu yana Beyoğlu-Pera bölgesi İstanbul gayrimüslümlerin yaşam ve ticaret mekanı olarak gelişti. Bu yörede batıdan esinlenmiş bir mimari üslup egemendi. Taksim ve İstiklal Caddesi çevrelerine görkemli elçilikler, konsolosluklar, kiliseler, sinogoglar ve benzeri 14 adet kilise ve havra inşa edildi. Eskiden bölgede Müslüman nüfusun sınırlı olması nedeniyle cami sayısı çok az ve çok küçük ölçekteydi. Beyoğlu-Şişhane-Tarlabaşı-İstiklal Caddesi çevresinde 1 adet cami ile 1 adet mescid vardı. Bölgenin nüfus yapısı son 100 yılda ciddi şekilde değişti. Müslüman ve gayrimüslim nüfus oranları tamamen tersine döndü. Bu bölgede çalışan ve yaşayan nüfusun yüzde 95 civarındaki kısmı Müslüman nüfustan oluşuyor. Nüfus yapısı Cumhuriyet döneminde esaslı şekilde değişen Beyoğlu-Pera bölgesinde son 100 yılda herhangi bir cami inşa edilmedi. Buna karşılık Taksim Kışlası ile birlikte kışla içinde bulunan cami de yıkıldı. Günde 2 milyon civarında  hareketli ve sabit nüfusun bulunduğu bölgede her türlü iklim şartlarında özellikle Cuma günleri sokak, cadde ve toprak üzerinde ibadet ediliyor. Bu da hem gürültü kirliliğine sebep oluyor hem de ibadet edenlere eziyet veriyor.


-  Tüm ön yargılardan uzak tarafsız bir gözlemle bilimsel verilere dayalı yanındaki tarihi değerle uyumlu olmak şartıyla mevcut alanın düzenlenerek camiye uygun yerin işlevlendirilmesi kamu yararı açısından bir olumsuzluk oluşturmaz.


-  Bölgede cami sayısı yetersiz, özellikle Cuma günleri cadde ve sokaklarda ibadet ediliyor, camiye ihtiyaç aşikar.


Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, bilirkişi raporunun kendi lehlerine olmasına rağmen mahkemenin iptal kararı verdiğini söyledi. Temyiz için dosyayı Danıştay’a taşıyacaklarını belirten Kahraman, “Nasıl olduysa lehimize olan bilirkişi raporu dikkate alınmamış. Normalde İdare Mahkemeleri bilirkişi raporlarını aynen onaylar. Burada başka bir bilirkişi raporu dikkate alınarak karar oluşturulmuş. Başka bir dosyadaki bilirkişi raporu üzerine böyle bir karar verilmesi genel teamüllere aykırı” açıklamasını yaptı.


İdare Hukuku uzmanı Prof. Dr. Durmuş Tezcan: 


Mahkeme bilirkişi raporuyla bağlı değil. Maddi gerçeği farklı görüyorsa o yönde karar verebilir. Bilirkişi raporu mahkemeye fikir veren ve bağlayıcılığı olmayan bir şey. Mahkeme kararını dosyadaki bilgilerin ışığında verir. Davalı olan taraf diğer bilirkişi raporunu ibraz etmişse ve oradaki görüşler mahkemeye daha mantıklı gelmişse öyle bir durumda o raporu dikkate almış olabilir. Demek ki mahkeme bilirkişi raporunu tatmin edici bulmamış. Burada şunu yapabilirdi; ‘Siz soyut ifadeler kullanmışsınız, diğer raporda ise daha somut ifadeler var’ deyip, bilirkişiden ek bilgi isteyebilirdi.


Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu: 


Karar son derece yanlış ve talihsiz. Şehircilik ilkeleriyle, bilimsel verilerle bağdaşmayan, hukuka ve imarla ilgili yasalara aykırı bir karar söz konusu. Taksim, meydan özellikleri ve kültür varlıkları nedeniyle sit alanı ilan edilmişti. İster dini ister kültürel olsun bölgeye yeni bir yapı yapmak söz konusu olamaz.


Mimar Sinan Genim: 


Orada Ağa Camii’nden başka bir cami yoktur. Güzel bir gerekçe yazmış. Doğru bir karar. Herkes ideolojik bakıyor. İhtiyaç varsa o ihtiyaca uygun bir cami yapılır, bu niye şehircilik ilkelerine aykırı olsun. Yaptırırız, yaptırmayız meselesine sıkışmış bir konu bu. Burada hukukun kararı çok daha akıllıca. Bilirkişi raporundan çok daha akıllıca bir karar çıkmış.


Milliyet