Tapusuz fabrika model olabilir mi?

Tapusuz fabrika model olabilir mi? Tapusuz fabrika model olabilir mi?

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan’ın, “Fabrika tapusu sanayicinin ahlakını bozuyor. Sanayicinin tapusu olmasın, fabrika binaları 49 yıllığına tahsis edilsin” önerisini bazı sanayiciler desteklerken, bazıları da farklı çözümler önerilerinde bulundu…


İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul’da tapusu olan sanayicinin şehir değerlendikçe yerini satıp üretimden uzaklaştığını ifade ederek, ‘tapusuz sanayi’ modelini önerdi.

Bahçıvan, ‘Geleneksel Anadolu Ziyaretleri’ kapsamında bulunduğu Gaziantep’te yaptığı açıklamada, “İstanbul’da sanayicinin tapusu olmasın, o tapu sanayicinin ahlakını bozuyor. Devlet sanayicinin İstanbul’da binasını arsasını 49 yıllığına tahsis etsin” değerlendirmesinde bulunmuştu. 

Milliyet’ten Duygu Erdoğan’ın haberine göre, kurulduğu yıllarda şehir dışında bölgelerde kalan sanayi alanları, zaman geçtikçe şehir içinde kaldı. Değerleri yükselen arazilerde bulunan sanayilerde AVM, konut gibi yapılar yapılmak üzere satıldı.

Devletin şehir içinde kalan sanayi alanlarını şehrin dışına taşıma hedefiyle yaptığı çalışmalar sürerken, ‘tapusuz sanayi’ önerisi sanayiciler arasında yeni bir tartışmanın ateşini yaktı.

Bu öneride, İstanbullu sanayici için devletin sanayi alanlarını 49 yıllığına kiralaması ve bu bölgelerin sürekli üretim için kullandırılması yer alıyor. Sanayicilerin bir kısmı, İstanbul’dan Anadolu’ya taşınmayı ve İstanbul’un bir finans/pazarlama merkezi olmasını önerisinde bulunuyor.

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, şehir içinde konut ve ticari bölge ihtiyacı sürdükçe, İstanbul’da bu sanayi alanlarının ticari alana dönüşmeye devam edeceğini ifade etti.

Verimi artırır

Sanayinin şehrin dışına alınarak çeperlerde yeniden kurulması ve Antalya’da turizmde olduğu gibi teşvik edilen bölgeler oluşturulabileceğini ifade eden Kiraz, “49 yıllığına tahsis/kiralama sanayicinin üretime devam etmesini ve verimini artırabilir. Zaten hepsinden önce, hükümetin de şehrin içinde kalan alanları taşıma çalışmaları var” şeklinde konuştu.

Kiraz, “Sanayicinin en büyük maliyetlerinden biri arazi. Önce arazi yatırımı yapıp ardından fabrika kuruyor. Arazi maliyetini çıkarmaya çalışırken yıllar geçiyor. Sanayici bu sayede maliyetini azaltıp kendi işine odaklanır. Üst kullanım hakkı aynı zamanda kentsel dönüşüme de katkı verir” dedi.

İstanbul pazarlama üssü olmalı

Flo Mağazacılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan ise, sanayinin hem İstanbul şehir içinden çıkması, hem de ihtiyacı olan şehirlere gitmesi gerektiğini ifade etti. Anadolu şehirlerinde istihdam yaratmak ve devletin verdiği önemli teşviklerden faydalanmak adına sanayiciler için fırsatlar olduğunu belirten Ziylan, şu şekilde konuştu:

“Londra da sanayi var mı, yok. İstanbul da artık bir finans merkezi olarak değerlendirilecek. Başka yerde üretip İstanbul’u pazarlama ve satışın merkezi yapmalıyız. Çeperlerinde yine üretim de yapılır. Kiralama seçeneğini olumlu buluyoruz ama en önemlisi şehrin dışına çıkmak.”

Pek çok fabrika dönüştü

Şehir içinde bulunan sanayi alanlarının büyük bir kısmı uzun bir süredir dönüşüm içinde. Sanayi alanların çoğu satılsa da büyük bir kısmı da yeniden yapılandırılıyor. İstanbul Levent’te ‘Fabrikalar’ adında bir otobüs durağı olmasına rağmen bölgedeki çoğu ilaç fabrikasının artık yerinde olmaması bunun önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Öte yandan yine bugüne kadar Eczacıbaşı’nın ilaç fabrikası Kanyon AVM, Boyner’in eski Altınyıldız Fabrikası Starcity AVM, Evyap Ayazağa Fabrikası Vadistanbul konut/AVM, Anadolu Efes Merter Fabrikası konut projesi, Vakko Merter Fabrikası Platform Merter projesi, Şişecam’ın Topkapı fabrikası konut projesi, Edip İplik fabrikası 212 Outlet olarak dönüştürüldü.

"İş yapış biçimine pek uygun değil"

Dalgakıran Group Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, bu öneriyi doğru bulmadığının altını çizerek, “Türkiye’deki finans sisteminde bankalar gelip sadece mal varlığınıza, para akışınıza bakıyorlar. Ne işinize, ne Ar-Ge’ye. Kiralık üzerinden yapılmış işlere ilk başta bankalar değer vermez” diye konuştu. 

Dalgakıran, “Ayrıca mülkiyetin tamamen devlette olması, iş yapış biçimi ve kültürümüze uymuyor. Bizim önerimiz ise, yapılan işi katma değerine göre değerlendirip; arazi maliyetini kazanarak ödeme şeklinde bir sistem. İlk üç yıl ödemesiz ve on yıl vadeli şekilde” dedi.

Dalgakıran, “Mevcut organize sanayi bölgelerinin yanında kamunun da organize bölgeler oluşturması lazım. Kamu, bu bölgede zarar görmeden yine rayiç fiyat üzerinden sanayiciye verebilir. Sermaye kısıtlı olduğu için ilk etapta katma değerli üretim yapanlara, araziyi vermek yerine borçlansın, ardından kazanıp ödesin. Özel organizelerin yanında kamu organizelerin olması rekabeti de sağlar, fiyat dengelenir” ifadelerinde bulundu.

Eylem Planı ile yeni yerler oluşturuluyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan 8 ana maddeden oluşan Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın önemli başlıklarından birini de şehir merkezlerinde kalan eski sanayi alanlarını dönüştürmek oluşturuyor. Buna plana göre, İstanbul’daki sanayi alanlarının belli kısımları için ilk olarak Arnavutköy’de oluşturulacak olan sanayi sitesi kullanılacak.