Tasarım dünyasına ikinci sefer

Tasarım dünyasına ikinci sefer Tasarım dünyasına ikinci sefer

İstanbul Dekorasyon ve Tasarım Fuarı i-deco bu yıl, 5-9 Mart tarihlerinde ikinci kez düzenleniyor.



CNR Expo'daki fuarda tasarım dünyasından yerli-yabancı pek çok ismin doğadan ilham alan son ürünlerini görmek mümkün.

1. i-deco, bebek adımlarıyla ilerleyen bir fuar olmakla mı, yoksa koşar adım ilerlemekle mi daha çok ilgileniyor? Türk tasarım ve dekorasyon dünyasının, hangisine daha yakın durduğunu düşünüyorsunuz?

2. i-deco'nun yurtdışında düzenlenenlerden kendine yakın bulduğu, merakla takip ettiği bir fuar var mı? Onu emsallerinden farklı kılan ne?

3. i-deco'ya hangi çalışmanızla katılıyorsunuz, bize çalışmanızdan söz edebilir misiniz?

Derin Sarıyer
1. Geçen seneye göre önemli ölçüde yol alındığını düşünüyorum. Daha iyi organize olunuyor, yurtdışı tanıtımı doğru kanallardan tutarlı bir şekilde yapılıyor. Henüz yeni doğmuş bir fuar olan i-deco'yu, gelişimini doğal sürecine uygun geçiren, hormonsuz büyüyen bir fuar olarak nitelendirebilirim.

2. i-Deco bana 100% Design Londra, Paris'teki Maison&Objet fuarının `Now! Design a Vivre' bölümü ya da ICFF New York gibi orta ölçekli, bu sayede güncelin sergilenmesinin ve takibinin mümkün olduğu fuar mantığını hatırlatıyor.

3. Derin koleksiyonunun 2009 ürünleriyle katılıyoruz. Bu tasarımlar arasında Arif Özden'in, Jale Kulin Akgün'ün, benim ve Aziz Sarıyer'in çalışmaları var.

Atilla Kuzu
1. i-deco koşar adımlarla ilerliyor olsa da sektörün hızını aşması çok zor. Türk tasarım ve dekorasyon dünyası çok hızlı ilerleme kaydetmeye başlasa da hâlâ yeterli olmadığını düşünüyorum. Burada geliştirdikleri farklı tasarımlarla adlarını internasyonal anlamda duyurmuş Türk firmalarını saymaya kalkarsak iki elin parmaklarını geçeceğini sanmıyorum. Farklı tasarımlar üretebilen firma ve tasarımcıların günümüz koşullarında gerekli atılımları yapabilmeleri için desteklenmeye ihtiyaçları var. Kendi çabaları ile bir yerlere varmaya kalkışmak tasarımcıya ancak kısa dönemde, yarışma başarıları olarak dönebilir, yoksa bu çaba sadece yeldeğirmenleriyle savaşmaya benzer.

2. Açıkçası çok takip edebildiğim bir fuar değil, onun için bu konuda yapacağım yorum yanlış olabilir. Ancak yabancı tasarımcılara yer verilmesi, fuara internasyonal anlamda bir kimlik kazandırmak adına çok pozitif bir adım.

3. Fuara `XYZ' isimli kütüphane tasarımım ve `4X' isimli B&T Design'ın ürettiği sehpa ile katılıyorum. `XYZ' isimli kütüphane tek bir modülün başka hiçbir ek forma ve hiçbir bağlantı elemanına ihtiyaç duymadan birbirine geçmesi ile istediğiniz kadar çoğaltabileceğiniz bir ürün. `4X' ise yine 120 cmx2 cmx2 cm çıtaların birbirinin içinden geçerek oluşturdukları bir sehpa.

Jeff Miller
1. / 2. Her şey gibi, bir fuar da uygun bir zamanlama ile yeteri kadar gelişmeli; ne çok hızlı, ne çok yavaş... i-deco'ya dünyanın her yerinden daha fazla ilgi çekmek önemli ama bunu yaparken çok acele edilip de organizasyonun asıl amacı kaçırılmamalı. Dünyada çok geniş bir kitleden ilgi gören, köklü bir geçmişe sahip sayısız fuar var ve her birinin bu ilgiyi görmesinin sebebi başka. Bazıları Salone Del Mobile gibi katılımcı, ziyaretçi ve genel büyüklük açısından önemli, sektörde adı yerleşmiş fuarlar. IMM Cologne ve Stockholm Furniture Fair gibi fuarlar ise daha lokal kalıyor. Maison&Objet gibi bazıları da son dönemde yakaladığı ivme ile sektörün dikkatini çekiyor. Bir fuarı çekici hale getirebilmek için katılımcıların kalitesinin yüksek olması, bulunduğu coğrafyanın özelliklerinin iyi kullanılması, o şehirde ya da ülkedeki ticaret ortamının bu fuara destek olması ve fuarın heyecanını paylaşması gerekiyor bence; tıpkı Salone Del Mobile'de olduğu gibi. i-deco İstanbul, bulunduğu lokasyonun avantajlarından faydalanarak katılımcılarına bu coğrafyanın lokal özelliklerini sunmalı, Batı ve Doğu arasında bir geçiş noktası olarak tarihini ve geçmişini yansıtmayı iyi bilmeli, kendini diğer fuarlar ile karşılaştırmadan kendi ziyaretçilerinin ve katılımcılarının isteklerine odaklanmalı ve onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalı.
Bence şu ana kadar bunları başarıyla yerine getiriyor da...

3. Ben fuara Cerruti Baleri firması için yarattığım yeni koleksiyonum ile katılıyorum. Hepsini 2009'da tasarladığım ürünler şöyle: FLIPT lounge sandalyesi, CLIPT sandalye, OBO depolama ünitesi ve BENTZ masa...

Rana Dinç
i-deco, Rana Dinç'in iki yıl önce aldığı evi dekore etme gerekliliğiyle oluşan bir proje. Çok yer dolaşmamak, çok vakit harcamamak adına hem kendi zevkinizle hem de tabiri caizse profesyonel yardımla her şeyi bir arada bulabileceğiniz bir yer burası. Dinç, fuarı anlattı...

Amatör bir fikirle başlayıp profesyonel bir hedefle işlerimize devam ederek i-deco'ya bu kadar kısa bir süre içinde uluslararası bir kimlik kazandırmış durumdayız. Yurtdışında gözlemlediğimiz fuarlar içinde ülkemize uyarladığımız yenilikler ile Türkiye için en iyiyi başardığımızı düşünüyoruz.

100% Design ve Isaloni çok güzel fuarlar, ancak yıllardır düzenleniyorlar. Biz çok kısa zamanda bir hayli ileri gitmiş durumdayız. Eğer gerekli destekleri de alırsak coğrafi konumumuz sebebiyle çok kısa zamanda çok büyük fark elde ederiz.

i-deco iki katılımcı salonu, bir i-deas salonu ve bu yıl ormana dönüştürülen bir fuaye alanına sahip. Fuarın trend salonu olan i-deas; Roberto Lazzeroni, Jeff Miller, Jason Miller, Luca Nichetto, Hans De Pelsmacker, Mikko Laakkonen, Stefan Diez, Samuele Mazza, Alexa Lexfeld, Matthias Ries, Nuno Soares, Gaegano di Grogrio, Eugino Gargioni, Paola Traversa, Katja Nijman, Philip Edis, Karin Robling, Katarina Hall, Natasa Llincic, Tanja Sipilla, Enni Aijala, Kirsti Taiviola, Mari Isopahkala gibi yabancı tasarımcıları ve Türk tasarımında ön plana çıkan Aziz Sarıyer, Can Yalman, Tanju Özelgin, Arif Özden, Atilla Kuzu, Raşit Karaarslan gibi değerli tasarımcıları ağırlıyor. Tüm bunların yanı sıra fuar süresince Ayrıca `Endüstriyel Tasarım Söyleşileri' gerçekleşecek. Bu söyleşiler yine Faruk Malhan, Jeff Miller, Jason Miller, Luca Nichetto, Nokia Tasarım Direktörü Eero Miettinen, IDSA Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ron Kemnitzer gibi değerli isimlerin, tasarım hikâyelerini anlattıkları bir program olacak. Söyleşi programının tüm gün, saat ve konu bilgilerini www.idecoist.com sitesinden takip etmek mümkün. i-deco'da, yerli ve yabancı iç mimarlar, dekoratörler tüketiciler mobilyadan dekoratif ürünlere, duvar kâğıdından perdeye kadar tüm özel tasarım ürünleri aynı ortamda bulabilecekler.

i-deco bence bu yıl hem mimar, hem dekoratör hem de A+ tüketicilere iyi bir rehber olacak. Benim gibi evini dekore ederken aradığı ürünü bulmakta zorluk çekenlere fayda sağlayabiliyorsak ne mutlu bize...

Can Yalman
1. i-deco önemli ve büyük hedeflerle ortaya çıkan genç bir fuar olmasına rağmen kısa sürede ses getirebilecek oranda dikkat çekiyor. En önemli özelliği tasarım ve vizyondan ödün vermeyen bir yaklaşımı olması. Daha ilk senesinde farklı bir fuar imajını sergileyebildi, bu sene çok daha güçlü ve kapsamlı bir organizasyonu başarmayı hedefliyor. Bu fuarın genel olarak dekorasyon dünyasına daha yakın olduğunu ama dekorasyon fuarları içinde de tasarıma daha yakın durduğunu düşünüyorum. Zaten tasarım ve dekorasyon birbirinden çok ayrılamazlar; bir kardeş, kuzen ilişkisi içindedirler. Tasarım kelimesi günümüzde artık özelliğini ve anlamını yitirmeye başladığından, kullanırken çok dikkat etmek gerekiyor. Dekorasyon dünyası içinde son derece klasik, benzer veya retro ürünlerden modern, aykırı, yeni teknoloji, malzeme ve felsefelerde ürünlere kadar geniş bir yelpaze bulmak mümkün. Tanımlamalar bu çerçevede zor olmakla beraber i-deco, kendine has bir niş yaratmayı amaçlıyor.

2. i-deco'yu biraz karma bir fuar olarak görmekteyim. Ambiente, Tendence gibi tamamen karışık dekorasyon fuarlarının yanında 100% Design gibi daha yalın, çağdaş, modern ağırlıklı tasarım fuarlarının bir karışımı olabilir diye düşünüyorum. Türkiye tasarım üretimi henüz yeterli dolgunluğa ulaşamadığından, bu tip fuarların karma olarak ilerlemesi gayet doğaldır. Kendi kişiliğini ve imajını önümüzdeki senelerde tam yerine oturtacak ve dünya fuarları içindeki özel mertebesine ulaşacaktır.

3. Bu fuarda üç yeni ürünümüzü sergiliyoruz. Nurus için tasarlanan Hexa karbon-fiber üst düzey yöneticisi masası, Çanakkale Seramik için tasarlanan Orientile, Feza fayanslar ve Step için tasarladığımız Mienterra üç boyutlu halılarımız sergilenecek.

Luca Nichetto
1. İçinde bulunduğumuz ekonomik durumu ve genel olarak imalat sektörünün durumunu düşünürsek
i-deco `bebek adımları'yla ilerlemeli. Bu sadece i-deco için ya da Türkiye için değil, bütün dünya ekonomileri için geçerli bence.

2. Bu, i-deco'da bulunduğum ilk sene olacağı için değerlendirme yapmak zor. Bu yüzden, bu soruyu i-deco'ya birkaç sene devamlı geldikten sonra cevaplayabileceğime inanıyorum.

3. i-deco'ya birçok ürün ile katılıyorum. Bunların arasında Moroso için tasarladığım `Around the Roses' adını verdiğim bar sandalyeleri, Emmegi tarafından üretilen ofis sandalye sistemi `Elle System', Foscarini için yarattığım, ışığın yerden yukarı doğru yayılmasını sağlayan `Empire' ve tavandan asmalı aydınlatma `o-space', Italesse'den mojito gibi kokteyller ya da pesto gibi soslar yapmakta kullanılan `Epi+Ipo', şampanya kadehleri `Flute Line' ve sıradışı tepsi `Stripe' var. Bosa için tasarladığım `Lunar' isimli yemek kaplarını ve `Umbravese' isimli şemsiyelikleri de i-deco'da görebileceksiniz. Casamania'nın `Stereo' sandalyesi ve Moroso-Bosa ortak yapımı `The Fool on the Hill' oturma grupları da sergileyeceğim ürünler arasında.

Mikko Laakkonen
1. Galiba her ikisi birden ama bebek adımlarına daha yakın duruyor gibi. Temel olarak Türkiye'de tasarım ve dekorasyon dünyasının ihtiyaç duyduğu şeyin, tüm sektör mensuplarının ve basının her yıl katılacağı stabil bir organizasyon yaratmak olduğuna inanıyorum. Bunu da i-deco uzun soluklu adımlar atarak oluşturabilecektir diye düşünüyorum.

2. Tam olarak i-deco'nun hangi fuara benzediğini bilmiyorum çünkü ilk gelişim olacak. Ama bence i-deco, Asya ve Avrupa'nın birleştiği yerde, İstanbul'da organize edilmesiyle farklılaşıyor. Bu noktada, İstanbul'un enteresan bir destinasyon olduğu gerçeği üzerinde durulmalı...

3. i-deco'ya 2009'da Offecct için tasarladığım dergilik ve askılıkla, ayrıca COVO için 2008'de tasarladığım
raf sistemi ve 2006'da tasarladığım askılıklarla katılacağım.

Radikal