Türk işadamları için Çin´de en doğru hareket fabrika kurmak

Türk işadamları için Çin´de en doğru hareket fabrika kurmak

Dünyanın en büyük markalarının üretim merkezi haline geldi Çin...



Uzun zaman Çin denildiğinde aklımıza ilk gelen ucuz ama kalitesiz maldı. Oysa durum hızla değişti. Dünyanın en büyük markalarının üretim merkezi haline geldi Çin... 12 yıl önce 50 dolarla Çin´e giden Tolga Araz, Çin´i köy köy gezerek Türk işadamlarına hem danışmanlık yapıyor hem de firmalar için özel tasarım ürünler ürettiriyor

Araz´a göre, Türkiye´den giden işadamlarının yapabileceği en doğru hareket Çin´de fabrika kurmak. "Türk işadamları orada ne satar?" diye sorduğumda ise "Kiraz ve vişne tarzı meyveler yok Çin´de. Kirazın 250 gramı 15 dolara satılıyor. Türkiye´den kiraz, vişne, ceviz gibi ürünler getirilebilir Çin'e" diyor.

Ramazan Bayramı´nda şehirden uzaklaşmak en iyisi diye düşündük, yollara çıktık. Bir ara İstanbul boşalıyor, Bizans´ı herkes terk ediyor sandım... (Çok eskiden beri ne zaman ortalık karışsa İstanbul´a Bizans derim)
Karşımıza her yerde çıkan `Evet´ bilboardlarını geride bırakıp, siyasetin bunaltıcı gündeminden 12 Eylül sabahına kadar uzaklaşmak istedim. Ama olmadı. Şu bayram tatilinde en yakın arkadaşların bile `Evet-Hayır´ kavgalarına şahit oldum. `Yetmez ama evet´ diyenlerle kararsızların, evetçilerle hayırcıların aynı masalarda sürekli tartıştığı bir ortamda, adım başı herkesin elinde Hanefi Avcı´nın kitabı vardı.

Referandum gündeminin bayrama vurduğu damganın gölgesinde biriyle tanıştım. Bir ayağı İstanbul´da bir ayağı Çin´de olan, Çin uzmanı bir işadamı Tolga Araz.... Uzun zaman Çin denildiğinde aklımıza ilk gelen ucuz ama kalitesiz maldı. Oysa durum hızla değişti. Dünyanın en büyük markalarının üretim merkezi haline geldi Çin. Bir Amerikan tasarımı olarak bildiğimiz iPhone da Çin´de üretiliyor, aynı şekilde Nokia´nın da Çin´de büyük tesisleri var.

Engellilere özel cep

12 yıl önce cebinde 50 dolarla Çin´e giden Tolga Araz, Çin´i köy köy gezerek Türkiye´deki işadamlarına hem danışmanlık yapıyor hem de firmalar için özel tasarım ürünler ürettiriyor. "Özel tasarım deyince ne aklımıza gelmeli" diye soruyorum. "Çin´de yaşlılar için özel cep telefonu var. Üstüne basıyorsun gazete okumak için büyüteç çıkıyor, tuşları daha büyük, ekranı parlak ve büyük" diyor. Böyle bir telefonu çok çeşitli dizaynlarda yaptırmak da mümkün oluyormuş. Engelliler için üzerinde tuş olmayan, anne ve babanın fotoğraflarının olduğu, içinde GPS alıcısı yerleştirilmiş (takip için) cep telefonları üretilmiş.

Şu sıralarda gurur duyarak izlediğimiz Hidayet Türkoğlu´nun bilekliği de Çin´de üretilmiş. Amerikan tasarımı olan bu bileklik vücudun dengesini ayarlıyormuş. Çok basit gibi görünen bu bileklik özellikle sporcular ve tansiyon hastaları için çok önemli. Tolga Araz bu bilekliklerin aynı zamanda Çin´de farklı bir tasarımla üretimini de yapıyor.
Tolga Araz çift SIM kartlı telefonların da ilk üreticilerinden...

"Hayal ettiğiniz her şeyi istediğiniz kalitede ürettirebileceğiniz dev bir coğrafya" diye başlıyor Çin´i anlatmaya.

Çin´i dev bir üretim merkezi gibi düşünmek gerektiğinin altını çiziyor. Ama Çin´de iş yapmak aynı zamanda çok da zor. Bir kere yabancı dil sıkıntısı var. İkinci en önemli sorun da doğru insanları bulmak.

Tolga Araz da Çin´e gittiği ilk yıllarda doğru adresleri bulmak için büyük emek sarfetmiş. Şimdi her istediği tasarımı üretecek köyleri avucunun içi gibi biliyor:
"3 bin metrekarelik bir fabrikayı yıllık 1.000 dolara kiraladığımız dönemler oldu. Şu anda bu kadar ucuz olmasa da buna benzer örnekler var. Eskiden Hong Kong Çin´i kullanırdı, şimdi Çin şehirleri köylerini kullanır hale geldi. Bu yüzden de direkt Hong Kong´la temas kurarak Çin´e giren işadamları dolaylı yol izlemiş oluyor. Zaten bir süredir de bu yolu izleyen işadamları beklentilerini karşılayamadıklarını söylüyorlar. Çin hızla değişiyor. Bu değişimi de yakından izleyebilen insanlara ihtiyaç var. İş yapmak için Hong Kong´taki bilindik adreslere gidenler hayal kırıklığına da uğrayabilir. Çin aynı zamanda şu anda dünyada en sıkı rekabetin yaşandığı bir coğrafya..."
Araz, Türkiye´den giden işadamlarının yapabileceği en doğru hareketin Çin´de fabrika kurmak olduğunu söylerken, Çin´de bulunmayanların da altını çiziyor.

Kiraz yetişmiyor

"Türk işadamları orada ne satar?" diye sorduğumda, "Kiraz ve vişne tarzı meyveler yok Çin´de. Çin´de bu ürünler yetişmiyor, Çin´de hızla zenginleşen bir sınıf var ve onlar da çok iyi para harcıyorlar. Kirazın 250 gramı 15 dolara satılıyor. Türkiye´den kiraz, vişne, ceviz, kuru kayısı gibi ürünler getirilebilir Çin´e. Şu anda az sayıda işadamı bunu yapıyor. Çin Türkiye´den mermer alıyor. Ve bu mermeri Türkiye´ye daha ucuza satıyor. Türkiye´den aldıkları mermeri işliyorlar, çok ince kesip arasına sıkıştırılmış plastik koyuyorlar ve çok farklı kalitelerde mermer üretip bunu Türkiye´nin de içinde olduğu çok sayıda ülkeye satıyorlar" diyor.

Tolga Araz´ın anlattıklarını bu satırlara sığdırmak zor. Daha fazla bilgi almak isteyenlere mail adresini vereyim: tolga.araz@sevelina.com.tr
Yazı günüm olmadığı için bayramınızı kutlayamadım.
İyi bayramlar...

Zengİnler `lüks´ kuyruğuna gİrdİ

HER şeyin taklidinin üretildiği Çin´de son dönemde açılan lüks mağaza sayısı da inanılır gibi değil. Tolga Araz´ın telefonundan fotoğraflara bakıyorum. Gucci mağazasının önünde Çinli zenginler kuyruk oluşturmuş. Artık orada da büyük markaların sıkı takipçileri var ve asla taklit ürün almıyorlar...
Elif Ergu/Vatan