Türkiye'de 14 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor!

Türkiye'de 14 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor!

Küresel krizin yaralarını 2010'da saran çimento üreticileri, 2011'e umutta bakıyor. 2011 yılında konut sektöründe hareketlenme bekleyen çimento üreticileri, buna bağlı olarak, sektörün bu dönemde y&uum



Sektör, Avrupa'daki talep düşüşünü başta Libya olmak üzere Kuzey Afrika ve Batı Afrika ülkelerine ihracatla telafi edecek.

Türk Çimento Sektörü, yaklaşık 4.5 milyar TL cirosu, 1.2 milyar dolar tutarındaki ihracatı ve 15 bin kişiye yaratüğı istihdam ile Türkiye ekonomisi içinde önemli yere sahip olan bir sanayi dalı. 2011'de 100'üncü vılını kuüayacak olan Türk çimento sektörü, üretim kalitesi ve hacmi, sahip olduğu ihracat potansiyeli ile dünya çimento sektöründe çok saygın bir konumda ver alıyor.

Sektör, 2009 yılında 90'a yakın ülkeye 20.5 milvon ton çimento ve klinker ihracan gerçekleştirerek, üretimde dünya dördüncülünü yakaladı.

Üretimdeki artış ve iç talepteki canlanmanın da etkisiyle 2010'u yüzde 8-10 oranında bir büyüme rakamı ile kapat¬ması beklenen sektörün, 2011'de ise toplamda yüzde 5-8 arasında büyüyeceği tahmin ediliyor.

İnşaat sektörünün en önemli bileşenini oluşturan çimento sektöründe, 2004'te yüzde 10, 2005'te yüzde 15, 2006'da yüzde 22, 2007'de yüzde 4 büyüme yaşandı. Sektör, 2008 yılında ise küresel krizin kurbanı oldu. İnşaat sektöründeki yavaşlamadan nasibini aldı.

2008'de sektörün iç pazar satışı 2007'nin aynı dönemine göre yüzde -4.43 oranında azaldı. Aynı dönemde ihracatta yüzde 60 oranında artış gerçekleştiren sektör, böylece iç piyasadaki kaybını ihracatla telafi etmiş oldu. 2009 ise sektör adına bir toparlanma yılı oldu adeta. Bu dönemde iç piyasada yüzde -1.45 oranında daralma yaşayan sektör, üretimde yüzde 4.9, ihracatta ise yüzde 32.5 oranında arüş yaşadı.
Yeni pazarlar buldu

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) verilerine göre sektör, 201": yılının ilk dokuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine üretimde yüzde 9.4'lüt büyüme sağladı. Sektörün 2010'un Ocak-Eylül dönemindeki toplam üretimi 46 milyon 445 bin ton oldu. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık yüzde 25'i ihracata gitti.

Sektör, 2010 yılında da yeni ihraca: pazarları geliştirmeye devam etti. Bar Avrupa'da küresel krizin etkisi ile ekonomilerin daralmaya sürüklenmesi ve çimento talebinin yüzde 30-35'ler seviyesine düşmesi bu ülkelere yapılan ihraca; ciddi biçimde etkiledi. Sektör, bu açıp telafi amacıyla, başta Libya olmak üzert Kuzey Afrika ve Batı Afrika ülkelerine ihracata hız verdi.
Çimento sektöründe, 2010'un ili dokuz ayında iç satışta yüzde 14.2 oranında büyüme yaşanırken ihracatta il yüzde 2.1 oranında düşüş görüldü 2010'un Ocak-Eylül döneminde 34 mivon 804 bin ton çimento ihracatına karşılık sektörün bu dönemdeki ihracatı ancak 1 milyon 941 bin ton olabildi.
ekonomist/Okhan ŞENTÜRK

Konuyla ilgili basında yer alan diğer haberler

İnşaat, Türkiye'nin lokomotifi olacak

15 milyon 800 bin konut stoku barındıran Türkiye'de, kalitesiz üretim nedeniyle 14 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor. Her yıl ihtiyaç duyulan yeni konut üretimi ise 700 bin adedi buluyor...

TÜRKİYE, nüfusu hızla artan ve kırdan kente göçün yoğun olduğu bir ülke. 2009 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, nüfusumuz 72 milyon 561 bin 312 kişiye ulaştı. Yıllık nüfus artış hızı ise binde 14.5 olarak gerçekleşti. Nüfusun yüzde 75.5'inin il ve ilçe merkezlerinde yaşadığı belirlendi. Yani 54.8 milyon kişi il ve ilçe merkezlerinde, 18 milyona yakın insan da belde ve köylerde yaşıyor. Yıllık artış oranı göz önüne alındığında ise nüfusun 2010 yılında 76.5 milyona, 2023 yılında ise 85 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

En büyük sorun göç

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜ1K) verilerine göre, 1995-2000 yılları arasında en fazla göç alan 10 il İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Bursa, Tekirdağ, Muğla, Aydın, Mersin ve Denizli. En çok göç veren 10 ilse Samsun, Şanlıurfa, Diyarbakır, Erzurum, Zonguldak, Mardin, Adıyaman, Adana, Hatay ve Ordu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere İç Anadolu ve Karadeniz'den de batı bölgelerine doğru göç olduğu görülüyor. Bu yüzden özellikle büyük şehirlerde ve özellikle de alt gelir grubuna yönelik konut açığı sürekli artıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu ilk yıllarda toplam nüfusun yaklaşık yüzde 25'inin kentlerde, yüzde 75'inin kırsal kesimde yaşadığı ve bu oranların 1950'li yıllara kadar değişmediği görülüyor. 1985 yılma gelindiğinde ise kent nüfusunun yüzde 53'le kırsal nüfusun önüne geçtiği ve 2000 yıllarda kentlilik oranının yüzde 65'e ulaştığı gözleniyor.

ÇARPIK KENTLEŞMEYE ÇÖZÜM

1950-2000 yılları arasında Türkiye nüfusu yaklaşık 3 kat artarken, İstanbul,  Ankara  ve Mersin illerinin nüfusları 10 kat arttı. Bu da başta konut sorununu, imara aykırı yapılaşmayı ve çarpık kentleşmeyi beraberinde getirdi. Hazine arazileri hızla işga. edilirken büyük illerde  arazi  dokusu bozuldu.

2000'li yıllara gelindiğinde sorunun çözümü için hükümet, yerel yönetimlere "kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri" uygulama yetkisi verdi. Toplu Konut İdaresi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, TOKİ'ye gecekondu alanlarının dönüşümüne yönelik projeleri destekleme ve kredilendirme yetkisi verildi. Bir dönem Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği'nin (GYODER'ı başkanlığını yapan Urban Land Institude (ULI) Türkiye Ofisi Başkanı Haluk Sur, istanbul'da 2 milyon. Türkiye genelinde ise 8-10 milyon konutun yenilenmesi gerektiğini söylüyor. Bu kadar çok konutun yenilenmesi için 1 trilyon dolar gerektiğini vurgulayan Sur. konuta özel bir 'Yatırım Ajansı' kurulmasını öneriyor.

KONUT SEFERBERLİĞİ

Türkiye'de konut seferberliği, 1983 yılında çıkarılan 2985 sayılı Toplu Konut Yasası ile başlatıldı. Bu amaçla kurulan Toplu Konut idaresi Başkanlığı (TOKİ) ilk 19 yılda 43 bin 145 konut üretti. 944 bin adet konut kredisiyle 987 bin konut yapılmasını sağladı. 2002-2007 yılları arasında ise 300 bin konut üreten TOKİ. 1 milyon 500 bin konut için de kredili alım şartlan oluşturdu.

Sadece evlenenlerin ve boşananların yeni konut ihtiyaçları göz önüne alındığında bile Türkiye'de her yıl 700 bin adet yeni konut yapılmasını gerektiriyor. İstanbul'da, istanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yan kuruluşu olan KİPTAŞ da 40 bin konut yaptırdı. 24 yıllık dönemde kamu ve özel girişimle üretilen konut sayısı 2 milyon 800 bine ulaştı. Ancak bu rakam bile 2008 yılı itibariyle ihtiyacın ancak yüzde 2'sini karşılıyor. Türkiye'de kalitesiz konut üretimi nedeniyle oluşan gerçek konut açığının (yapı iskan belgeli ve depreme uygun konutlar hariç) ise 14 milyon adet olduğu vurgulanıyor.

TRENDLER DEĞİŞTİ

2005 yılında konut sektöründe adeta patlama oldu. Konut talebindeki artış sektöre yeni firmaların da girmesini sağladı. 2008'de yaşanan global kriz, bazı projelerin ertelenmesine yol açtı.

İnsanların tercihleri de değişti. Artık büyük evlerde oturmak yerine çağın şartlarına ayak uydurarak optimum yaşam alanları sunan evler tercih edilmeye başladı. Konut projelerindeki artış rekabeti de beraberinde getirdi. Artan rekabet, inşaat şirketlerinin sosyal tesisleri olan, ekonomik ve fonksiyonel projeler geliştirmesini sağladı. Bankalarla özel anlaşmalar yapan inşaat şirketleri, uzun vadeli düşük faiz seçenekleri sunmaya başladı.

TÜRKİYE'NİN 2023 HEDEFİ

2010 yılında sektör yeniden büyüme trendine girdi. 2010 yılının ilk yarısında ekonomi yüzde 11 büyürken, inşaat sektöründeki büyüme yüzde 15.1 olarak gerçekleşti. Önümüzdeki 5 yıl içinde inşaat sektörünün ortalama büyüme hızının yüzde 5-15 arasında olacağını ve GSYH içindeki payının da yüksek olasılıkla yüzde 5.5-7 aralığında gerçekleşeceğini açıklayan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Türkiye'nin 2023 yılındaki hedeflerine inşaat sektörünün GSYİH içerisinde yüzde 7 ve istihdamda da yüzde 8-10'a ulaşabilecek bir payla katkı sağlayacağını düşünüyor.
Eren'e göre yurtdışında müteahhitlik hizmeti veren kuruluşlar da yıllık 50 milyar dolara ulaşan yeni iş tutarlarıyla Türkiye'nin hedeflerine destek sağlayacak. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü, lokomotif konumundaki inşaat sektörü ve 20'den fazla alt sektörüyle birlikte önümüzdeki yıllarda da Türkiye'nin geleceğine damga vuracak.
Para