Umut Elazığ projesiyle mimaride ilkler hayata geçecek!

Umut Elazığ projesiyle mimaride ilkler hayata geçecek!



Sivil inisiyatif, akademi, mimar ve yerel yönetim paydaşlarını bir araya getiren “Umut-Elazığ” projesi, paydaşların çeşitliliğiyle ilkleri barındırıyor ve umut veriyor.


Sivil inisiyatif, akademi, mimar ve yerel yönetim paydaşlarını bir araya getiren “Umut-Elazığ” projesi, paydaşların çeşitliliğiyle ilkleri barındırıyor ve umut veriyor.

Milliyet'te yer alan habere göre; mimarlık ile kentli arasındaki bağların kopmaya yüz tutmuş olması, günümüzde kentlerin en önemli sorunlarından olmuş durumda. “Katılımcı mimarlık” anlayışı ise bu kopukluğu onarmak için deneyimlenmesi ve uygulanması gereken yöntemlerin başında yer alıyor. Katılımcı mimarlık konusunda dünyada pek çok yerel yönetim, araştırmacı ve tasarımcı tarafından farklı yöntemler kullanılsa da, tüm katılımcı mimarlık yöntemleri temelde öğrenme, süreç içerisinde olma, sorumluluk alabilme ve ilişki kurabilme gibi yetiler ile kullanıcıların kendi yaşadığı çevreyi oluşturma sürecine dahil olmasına imkan sunuyor.

Umut Elazığ projesiyle mimaride ilkler hayata geçecek!

Avrupa’da pek çok kentte yasalaştı

Geriye dönüp baktığımızda katılımcı mimarlık ile ilgili bilimsel temele dayalı ilk teorik araştırmaların Avrupa’da ilk kez 1950’li yılların ilk yarısında başladığı görülüyor. Geçen yıllar içinde halkı kendi kullanacakları mekanların tasarımına dahil etmek tüm dünyada yaygınlık kazandı; kullanıcıların mimari üretime katılım mekanizmaları büyüdü ve değişikliklere uğradı. Toplum katılımı kavramı, son kullanıcıların tasarım sürecinin farklı evrelerinde, farklı derecelerde katkıda bulunduğu pek çok uygulamaya dönüştü. 1990’lı yılların sonundan itibaren, katılımcı mimarlık konusu bir adım daha ilerleyerek, Avrupa’da pek çok kentte yasalaştı ve tasarım sürecinde zorunlu yapıldı.

İlkleri bünyesinde barındırıyor 

Mimar Emre Arolat ve Doç. Dr. Ece Ceylan Baba’nın da içinde olduğu, Türkiye’de deprem sonrası yıkımların ve acıların bir daha yaşanmaması için çözüm önerisi sunan sosyal sorumluluk projesi “Umut-Elazığ” (*) da sivil inisiyatif, akademi, mimar ve yerel yönetim paydaşlarını buluşturan, katılımcı mimarlık üretim modelinin ülkemizdeki en güncel örneği.

Bir araya getirdiği paydaşların çeşitliliğiyle de ilklere sahip olan “Umut-Elazığ” projesi, Elazığ Valiliği, Elazığ Belediyesi, Elazığ Sanayi ve Ticaret Odası’nın da katkılarıyla hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, geçen sene 6.8 büyüklüğünde depremle sarsılan Elazığ halkı için deprem ve salgın sonrası öğretileri önceleyen, doğaya ve çevreye duyarlı, sürdürülebilir bir yaşam alanı dizayn edildi. Konutlardan sağlık merkezlerine, eğitim/gelişim alanlarından kültür ve sanat merkezlerine, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yürütülebileceği üretim alanlarına kadar halkın tüm ihtiyaçlarını giderecek, aynı zamanda şehrin kendi kendini kalkındırmasını sağlayacak sürdürülebilir, alternatif mimari tasarımlar üretilmesi amaçlandı.

Bilinen paradigmaları değiştiren ve kaydıran, yeni bir mimarlık üretim modelinin gerçekleşebileceğine dair bir umut niteliğindeki “Umut Elazığ”, neoliberal mimarlık pratikleriyle kentlerin salt yatırım sahası olarak algılandığı, mimarlık ürünlerinin pazar değerleri üzerinden öne çıktığı ve mahallelerin soylulaştırılarak kültürel ve demografik yapılarının tahrip edildiği günümüzde, alternatif bir katılımcı mimarlık örneği olarak umutları artıyor.

Umut Elazığ projesiyle 600 bin metrekarelik yeni yaşam alanı kurulacak!