Yassıada'da yeşil tartışması!

Yassıada'da yeşil tartışması! Yassıada'da yeşil tartışması!

Otel ve kongre merkezi inşaatı yapılan Yassıada’nın son görüntüsü tartışma yarattı. Uçaktan çekilen fotoğrafta yeşil dokunun kaybolduğu ortaya çıktı. Projeyi üstlenen MESA, bir açıklama yaptı...


Otel ve kongre merkezi inşaatı yapılan Yassıada’nın son görüntüsü tartışma yarattı. Uçaktan çekilen fotoğrafta yeşil dokunun kaybolduğu ortaya çıktı. Sivil toplum kuruluşları tarih ve doğa katliamı yapıldığını ileri sürerken, projeyi üstlenen MESA, “Eskisinden yeşil olacak” diye açıklama yaptı.


LEVON Bağış’ın sosyal medyada paylaştığı Yassıada fotoğrafı, inşaat çalışmalarında adanın halini gözler önüne serdi. Yassıada ve Sivriada’nın imara açılmasına tepki gösteren sivil toplum örgütleri, bunun tarih ve doğa katliamı olduğunu, adayı çöle çevrildiğini iddia ettiler. İnşaatı yapan MESA Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu ise adanın bir yıl daha bozkır görüneceğini, ardından 5-6 metre uzunluğunda mevcudun üç katı fazlası çam ağacı dikileceğini açıkladı.



DAVA AÇILMIŞTI


Adanın imara açılması kararlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması için Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası ile birlikte dava açmıştı. Bilirkişi raporuna rağmen mahkeme yürütmenin durdurulması istemini reddetmişti. 10 hektarlık adanın, kayalıkları, kıyıları da içine alınıp 18 hektar olarak inşaata açıldığını belirten Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Genel Sekreteri Mücella Yapıcı, “Yassıada, birinci derece doğal, tarihi ve arkeolojik SİT alanı. Koruma planı hazırlanarak, yapılacak tüm kazılar, müdahaleler müze denetiminde yapılmalı. Oysa koruma planı yapılmadı. Tüm yetki inşaat şirketi MESA’ya verildi. Şirket kendi kendine, bu korunacak bu korunmayacak, kararı verdi. Hiçbir arkeolojik, çevresel etüt yapılmadan inşaat sürüyor. İstanbul’da her alan arsa olarak görüldüğü için Yassıada’yı da kaybettik. Topografyası yok edildi, korkunç bir tahribat var. Ada dümdüz arsa haline getirildi” dedi. 


Arkeologlar Derneği Başkanı Yiğit Ozar, son fotoğrafla adanın üzerindeki katmanların iş makinalarıyla düzleştirildiğinin anlaşıldığını belirterek, “Böylesine önemli arkeolojik katmanları olan bir coğrafyanın hiçbir müze denetimi olmadan, bilimsel araştırma yapılmadan düzlenmesi kabul edilebilir değil. Bir dozerin toprağa her girişinde insanlık tarihi açısından çok önemli bilgiler de kaybediliyor ve neyi kaybettiğimizi bile bilmiyoruz” dedi.




BOŞUNA YAPIYORLAR


Adalar Savunması’ndan Ömer Süvari ise şöyle konuştu: “2012’den beri bunların olmaması için çok uğraştık ama karşımızda bizi dinleyecek kimseyi bulamadık. Daha ağır sonuçlarla karşılaşacağız. Çünkü Yassıada ve Sivriada, Marmara Denizi ve İstanbul’un doğal yaşamı; nesli tükenen balık ve kuş türleri için çok önemli. Marmara’da mercan, sinerit, karagöz gibi türler sadece bu iki adanın açıklarında kaldı. Onlar da bitecek. Yassıada’da mercan yataklarının üzerine beton döktüler, dinamit kullandılar. İskele, liman yaptılar, adayı genişlettiler. İşin trajik tarafı yapılan inşaatlar kullanılamayacak. Adalar iklimi çok sert. 9-10 ay fırtına olduğu için ulaşım imkansız olacak.”


‘Eskisinden yeşil olacak’



YASSIADA ve Sivriada’nın inşaat yapımını üstlenen MESA Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, şunları söyledi: “Adanın yüzde 60-70’i maki, ağaç değil. Az sayıda çam ağacı vardı, onlar da kaldı. Ada 100 bin metrekare, 50-60 bin metrekare inşaat yapılıyor. Kesilenlerin yerine büyümüş gelişmiş, 5-6 metre çam ağaçları dikilecek.


Ağaç sayısı kesilenin en az 3 katı olacak. Askeriyeye ait, tarihi değeri olmayan luzumsuz binaların yerine de ağaçlar dikilecek. 1 yıl daha bozkır görünecek ama sonra geçmiştekinden daha yeşil olacak. Öyle beş yıldızlı oteller falan da olmayacak. Devlet büyüklerinin ağırlandığı; bongolov gibi iki katlı binalar, kongre merkezi yapıyoruz. Genişletme yok. Ufak bir iskele bağlantısı var. Mevcut alan üzerine oturuyoruz. Burası 97-98 bin metrekare. Hangi ekoloji bozulacak? Ben de mimarım. Bize bakanlığın verdiği bir proje var ve onu uyguluyoruz.” 


Kesilen 5 ağaç


Yassıada ve Sivriada’nın yapım işini üstlenen ve 30 yıl süreyle işletecek olan TOBB Gümrük ve Turizm İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Arif Parmaksız Turizm Bakanlığının projesini uyguladıklarını belirterek, “Orası orman değil, maki; kestiğimiz 5 ağaç. Yeni peyzaj planına göre adayı tamamen yeşil alana döndüreceğiz. Kesilen ağaçların yerine üç kat fazla sayıda ağaç dikeceğiz” dedi. 14 Mayıs 2015’te temel atma törenine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yassıada’nın İstanbul’un Camp David’i olacağını belirterek “Yassıada’yı arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı barış adasına; müze ve kongre merkezine dönüştüreceğiz. Yeşil alan kesinlikle bugünkünden fazla olacak” demişti.


Hürriyet



Haber Vatan gazetesinde şu şekilde yer aldı;


Marmara Denizi’nde İstanbul’a 13 kilometre uzaklıktaki Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Başbakan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı, idamlarından önce hapis yattıkları yer olarak tarihe geçmişti. İmara açılan Yassıada’da Mayıs 2015’ten beri inşaat var. 5 yıldızlı otel, lokantalar, cami, kütüphane, müze, konferans ve sergi salonları yapılıyor. Bu inşaat için adadaki tüm ağaçların kesildiği ortaya çıktı! Adanın son halini Levon Bağış uçaktan çekti. 



Vatan




Bu haber Cumhuriyet Gazetesi'nde şöyle yer aldı:



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Direnişi sürecinden bu yana parti olarak kendilerinin daha çok çevreci olduğunu iddia etmişti. Dış politikadan, Suriye konusuna Kürt sorunundan, cemaate ne dediyse bir zaman sonra tersini söyleyen Erdoğan, Çevre konusunda da önce söylediklerinin hep tersini yaptı.


Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde, dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, "3.Köprü yapılacağını" söylemesi üzerine, "3. Köprü'nün İstanbul için bir intihar" olacağını söylemişti.


"3.Köprünün İstanbul'un intiharı olduğunu" söyleyen Erdoğan Başbakanlığı döneminde İstanbul'un ciğerleri olan ormanları yok edecek Köprü ve çevre yolları ile 3.Havalimanı çalışmalarını başlattı. Daha işin başında ortaya bu korkunç manzara çıktı. Ormanın binbir çeşit yeşil rengi yerinde yeller esmeye başladı. Ormanlık alan yerini çıplak bir araziye bıraktı.


Erdoğan, Yassıada'yı "Turizm alanı ilan etti, Kongre merkezi olacağını" söyledi. Orada da manzara farklı olmadı. Çevre felaketlerinin izleri daha önce yemyeşil olan Yassıada da görüldü. Yassıada’da talanın boyutları ortaya çıktı. 1. derece doğal ve tarihi sit, III . derece arkeolojik sit alanı olan Yassıada’da otel ve kongre merkezi inşaatı ise tüm hızıyla sürüyor.Uçaktan çekilen fotoğrafta adadaki hemen hemen tüm ağaçların kesildiği, dolgu yapılarak ek inşaat alanları oluşturulduğu ve bazı tepelerin tıraşlandığı görülüyor.



Erdoğan, barajlara karşı çıkanları alakasız bir şekilde terörle bağdaştırdı. "Bu barajların en büyük düşmanı bölücü terör örgütü ve onu destekleyen siyasetçiler, akademisyenlerdir" dedi. Ama Erdoğan, kendisinin yeşilci olduğunu iddia etti. "HES'lerde bu sözde akademisyenlerin bunların karşısında neler yaptığını bilirim, Greenpeace'ler biraraya gelirler, böyle birşeyler yapıp ön kesmeye çalışırlar. Yeşili biz isminde yeşil olanlardan çok daha fazlasıyla severiz. Onlarınki greenpistir, bizimki tam manasıyla yeşildir. Bu barajlar farklı güzellikler katar" dedi. Sonuç yine ortada. Önceleri manzarası için gidilen yerlerden şimdi eser yok.


"Gerçek yeşilci biziz" diyen Erdoğan'ın, çevre konusundaki ters örneklerini çoğaltmak mümkün. Doğa harikası Akkuyu'dan,Sinop'a, Soma'da mahkeme kararını önceden haber alıp bir gecede kesilen zeytin ağaçlarından, kurutulan derelere, Karadeniz'in o güzelim yeşilini yok eden HES'lerden, "Yeşil Yol" projesine sonuç: Katledilen doğal yaşam ve yok olan yeşil.


Cumhuriyet



Haber Zaman gazetesinde şu şekilde yer aldı;

 


Adnan Menderes Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fatih Kavaloğlu Yassıada ile ilgili yaptığı açıklamada  “Oteller ve sosyal tesislerle orijinal hali de bozarak eski zindanlar, tarihi mekanların yıkıldığını gördük. Yazık günah, bir tarih ortadan kaldırılıyor.” dedi. Yassıada ve diğer adalar hakkında CHP İzleme Komisyonu kurarak dava süreci başlattıklarını aktaran İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclis Üyesi Hüseyin Sağ ise “Biz orada inşaatlarla sit alanının, yeşil alanın tahrip edileceğini söylemiştik. Dava süreci devam ediyor ama iş işten geçmiş.” cümleleriyle tepkisini dile getirdi.


HER ŞEYİ YOK EDİYORLAR


Geçen ağustos ayında Yassıada ve Sivriada'da incelemeler yaptıklarını ve yetkilileri uyardıklarını kaydeden İBB Meclis Üyesi Esin Hacıalioğlu ise “Demokrasi adası olacak diyorlar ama Adnan Menderes'in içinde kaldığı küçük odalar dahil her şeyi yok ediyorlar. Türkiye'de artık dava açsanız bile olan olmuş yaklaşımı var. Başta bilirkişi, koruma kurulları ve bakanlık yetkililerinin ceza alması lazım.” diye konuştu.



Yassıada'nın basına yansıyan fotoğraflarıyla ilgili Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Hep ranttan bahsediliyor, kimseye rant yapmış değiliz. Daha proje safhasında, ağaç mağaç yok yani. Pekiyi siz Aydın'da koskoca bir şehir ormanı katledildi, ona sesinizi çıkarmıyorsunuz da üç beş tane ağaç; orası demokrasi adası olacak. Ben kestiklerini filan duymadım ama bir ağaç keserlerse 20 ağaç dikeriz.” dedi. 



Zaman