5-10 yıllık konut kredilerini bir süre unutacağız

5-10 yıllık konut kredilerini bir süre unutacağız

Dışarıda banka sisteminde esen kötü rüzgârlar nedeniyle bir süre 5 -10 yıl vadeli konut kredilerini unutacağız.


Bunun nedeni, bankalarımızın 5-10 yıl vadeli kredi verebilmek için dışarıdan sağladıkları kredi imkânlarının şimdilik "işlemez" hale gelmesi. Dışarıda banka sisteminde esen kötü rüzgârlar nedeniyle bir süre 5 -10 yıl vadeli konut kredilerini unutacağız. Bunun nedeni, bankalarımızın 5-10 yıl vadeli kredi verebilmek için dışarıdan sağladıkları kredi imkânlarının şimdilik "işlemez" hale gelmesi.

Bir bankanın 5-10 yıl vadeli kredi verebilmesi için, 5-10 yıl vadeyle kaynak bulabilmesi gerekir. Bizim bankalarımızdaki mevduat hesapları vadeli hesaplar değil. Genelde banka mevduatının vadeleri 30-45 gün dolayında. Bankaların 30-45 gün vadeli mevduata güvenerek 5-10 yıl vadeli kredi vermeleri mümkün değil.

Bizim bankalarımızın uzun vadeli, sabit faizli tahvil çıkarma şansı da yok. İşte bu tabloda bankaların uzun vadeli kredi verebilmeleri ancak yurtdışından uzun vadeli döviz kredisi bulabilmelerine bağlı oluyor.

Bankalarımız, gerekli teminatı gösterirse, yurtdışından uzun vadeli (5-10 yıllık) kredi bulabilme şansına sahipti. Ancak bu tür kredilerde de "kur riski" sorunu var. Eğer banka dövizle borçlandığı kaynağı gene döviz kredisi olarak kullandırmayacaksa, kur riski taşımak durumunda.

Uzun vadeli kredinin yolunu açar
Basit olarak anlatayım. Banka 1 milyon dolar borçlandı. Bu 1 milyon doları 1.20 YTL'den YTL'ye çevirdi. Kasasına 1.2 milyon YTL girdi. Bu kaynağa dayalı olarak 5 yıl vadeli YTL kredisi açtı. Beş yılın sonunda eğer dolar fiyatı 1.20 YTL'den 1.60 YTL'ye yükselmişse, banka döviz kredisini ödemek için 1.6 milyon YTL bulmak zorunda kalacaktır.

Döviz fiyatı artınca ortaya çıkan 1.6-1.2= 0.4 milyon YTL yük, bankanın zararı olacaktır. Bunu kredi kullanan değil, banka ödeyecektir. Başka bir anlatımla, banka uzun vadeli kredi dağıttığı için büyük kayıpla karşılaşacaktır.

Küresel finans sistemi, bu tür işlemleri kolaylaştırmak için bir formül buldu. Bunun adına "Swap" (değiştirme) deniliyor. Swap, iki varlığın değişimi anlamına geliyor. Gerek faiz gerekse para birimleri birbirleriyle değiştiriliyor.

Swap'ten çok yararlandık
Yurtdışından 5 yıl vadeyle döviz kredisi bulan Türk bankası, yurtdışında "swap" işlemi yapan finans kuruluşuyla anlaşıyor. Türk bankası, döviz kredisini "swap" yapacak finans kuruluşuna veriyor. Karşılığında o günkü döviz kurundan (örneğin, 1 dolar 1.20 YTL kuruyla) YTL alıyor. Vedeli bir sözleşme yapılıyor.

Sözleşmeye göre, Türk bankasının 5 yıl sonra borcunun vadesi geldiğinde, "swap" yapan finans kuruluşu bankaya dövizi gene anlaşma günkü döviz kurundan (örneğin, 1 dolar 1.20 YTL'den) satacak. Başka bir anlatımla, dolar fiyatı 1.60 YTL'ye çıksa bile, anlaşmadaki kurla işlem yapacak... Tabii ki bu "swap" işleminin bir fiyatı/faturası var. O fatura ise "swap" anlaşması yapan Türk bankasının her yıl "risk primi/garanti ücreti" olarak yapacağı yüksek oranlı bir ödemedir.

Türk bankaları buldukları uzun vadeli döviz kredilerine işte bu "swap" sistemi ile kur garantisi sağlayabildikleri içindir ki, Türkiye'de 3-5 yıl vadeli konut kredileri dağıtılabildi.

Yurtdışındaki bankacılık krizi nedeniyle "swap" işlemi yapan bazı kredi müesseseleri battı, bazıları güç duruma düştü. Tabii ki sistem bir süre sonra gene çalışır ama, kısa sürede sistem tıkandı. Swap sistemiyle döviz risklerini garantiye alamayan hiçbir banka, Türkiye'deki 45 gün vadeli mevduata güvenerek 3-5-10 yıl vadeli konut kredisi veremez.

Onun için uzun vadeli konut kredilerini bir süre unutacağız.Bir bankanın 5-10 yıl vadeli kredi verebilmesi için, 5-10 yıl vadeyle kaynak bulabilmesi gerekir.

Bizim bankalarımızdaki mevduat hesapları vadeli hesaplar değil. Genelde banka mevduatının vadeleri 30-45 gün dolayında. Bankaların 30-45 gün vadeli mevduata güvenerek 5-10 yıl vadeli kredi vermeleri mümkün değil.

Bizim bankalarımızın uzun vadeli, sabit faizli tahvil çıkarma şansı da yok. İşte bu tabloda bankaların uzun vadeli kredi verebilmeleri ancak yurtdışından uzun vadeli döviz kredisi bulabilmelerine bağlı oluyor.

Bankalarımız, gerekli teminatı gösterirse, yurtdışından uzun vadeli (5-10 yıllık) kredi bulabilme şansına sahipti. Ancak bu tür kredilerde de "kur riski" sorunu var. Eğer banka dövizle borçlandığı kaynağı gene döviz kredisi olarak kullandırmayacaksa, kur riski taşımak durumunda.

Uzun vadeli kredinin yolunu açar
Basit olarak anlatayım. Banka 1 milyon dolar borçlandı. Bu 1 milyon doları 1.20 YTL'den YTL'ye çevirdi. Kasasına 1.2 milyon YTL girdi. Bu kaynağa dayalı olarak 5 yıl vadeli YTL kredisi açtı. Beş yılın sonunda eğer dolar fiyatı 1.20 YTL'den 1.60 YTL'ye yükselmişse, banka döviz kredisini ödemek için 1.6 milyon YTL bulmak zorunda kalacaktır.

Döviz fiyatı artınca ortaya çıkan 1.6-1.2= 0.4 milyon YTL yük, bankanın zararı olacaktır. Bunu kredi kullanan değil, banka ödeyecektir. Başka bir anlatımla, banka uzun vadeli kredi dağıttığı için büyük kayıpla karşılaşacaktır.

Küresel finans sistemi, bu tür işlemleri kolaylaştırmak için bir formül buldu. Bunun adına "Swap" (değiştirme) deniliyor. Swap, iki varlığın değişimi anlamına geliyor. Gerek faiz gerekse para birimleri birbirleriyle değiştiriliyor.

Swap'ten çok yararlandık
Yurtdışından 5 yıl vadeyle döviz kredisi bulan Türk bankası, yurtdışında "swap" işlemi yapan finans kuruluşuyla anlaşıyor. Türk bankası, döviz kredisini "swap" yapacak finans kuruluşuna veriyor. Karşılığında o günkü döviz kurundan (örneğin, 1 dolar 1.20 YTL kuruyla) YTL alıyor. Vedeli bir sözleşme yapılıyor.

Sözleşmeye göre, Türk bankasının 5 yıl sonra borcunun vadesi geldiğinde, "swap" yapan finans kuruluşu bankaya dövizi gene anlaşma günkü döviz kurundan (örneğin, 1 dolar 1.20 YTL'den) satacak. Başka bir anlatımla, dolar fiyatı 1.60 YTL'ye çıksa bile, anlaşmadaki kurla işlem yapacak... Tabii ki bu "swap" işleminin bir fiyatı/faturası var. O fatura ise "swap" anlaşması yapan Türk bankasının her yıl "risk primi/garanti ücreti" olarak yapacağı yüksek oranlı bir ödemedir. Türk bankaları buldukları uzun vadeli döviz kredilerine işte bu "swap" sistemi ile kur garantisi sağlayabildikleri içindir ki, Türkiye'de 3-5 yıl vadeli konut kredileri dağıtılabildi.

Yurtdışındaki bankacılık krizi nedeniyle "swap" işlemi yapan bazı kredi müesseseleri battı, bazıları güç duruma düştü. Tabii ki sistem bir süre sonra gene çalışır ama, kısa sürede sistem tıkandı. Swap sistemiyle döviz risklerini garantiye alamayan hiçbir banka, Türkiye'deki 45 gün vadeli mevduata güvenerek 3-5-10 yıl vadeli konut kredisi veremez.
Onun için uzun vadeli konut kredilerini bir süre unutacağız.

Milliiyet/ Güngör Uras