5 soruda aile konutu!

5 soruda aile konutu!

“Aile konutu” niteliğindeki bir taşınmaz ile ilgili olarak, eşlerin ve konut alıcılarının bilmesi gereken ayrıntılar neler? Özellikle boşanma- ayrılık durumunda olan kadınlar neler yapmalı? İyi niyetli konut alıcıları, “aile konutu” satın alırken nelere d



“Aile konutu” kavramı ve bu nitelikteki bir konutun tapuya şerhi işlemi, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile yasal bir çerçeve kazandı. Ancak, bu yeni ve orijinal düzenlemenin getirdiği hukuksal haklar ve koruma düzeneği, Medeni Kanunun yürürlüğe girişinden itibaren 5 yılı aşan bir süre geçmiş olmasına rağmen kamuoyunda pek bilinmemektedir. Şimdi ise bilinmeyen veya çok az kişinin bilidği noktaları aktaracağım.

1)”Aile Konutu” nedir?

“Aile konutu”, aralarında resmi nitelikte bir evlilik ilişkisi bulunan eşlerin, yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve düzenli yerleşim amacıyla kullandıkları mekan olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla, resmi nitelik taşımayan, fiilen evli gibi yaşama hallerinde, “aile konutu” ile ilgili yasal haklar kullanılamayacaktır.

2) Yazlık evler aile konutu kapsamında mıdır?

Sürekli olarak oturulmayan, yazlık olarak kullanılan konut, aile konutu kapsamında değerlendirilmemektedir.

3) “Aile Konutu” üzerinde eşlerin ne tür hakları bulunmaktadır?

Türk Medeni Kanunun 194 ncü maddesine göre, “eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz”.

Ülkemizde, mülkiyet haklarının, konut tapularının çok yüksek oranda, erkek eş üzerinde bulunduğu dikkate alındığında, Kanunun getirdiği düzenlemenin kadın eş yönünden önemli bir hak ve koruma düzeneği getirdiği görülecektir.

Birlikte oturulan konutun mülkiyeti, tapusu, diğer eş adına kayıtlı ise, “aile konutu” şerhini tapuya verdirmeniz yararlı olacaktır. Özelikle, boşanma-ayrılık vs durumunda olan eşler bakımından, tapuda hak sahibi olan eşin; diğer eşe zarar vermek kastı ile konutu, bir başkasına devir etmesi söz konusu olabilmektedir. Bu tür bir mağduriyet yaşamamak için, “aile konutu” şerhini, konutun bulunduğu yer tapu siciline şerh verdirmeniz yararlı olacaktır.

4) “Aile konutu” şerhi nasıl konulur? Maliyeti nedir?

Tapu işlemleri bakımından, tapu kütüğünün şerhler sütununda, o gayrimenkulun, aile konutu olduğuna dair bir şerh yoksa, resmi işlemler yönünden aile konutu olduğu bilinemeyeceğinden, Kanunun aradığı şartlara bakılmaksızın, tapu memuru, devir işlemini tek eşin imzası ile gerçekleştirecektir. (Tapu kaydına güven ilkesi.) Böyle bir olumsuzlukla karşılaşmamak için, “aile konutu” şerhinin tapuya şerh ettirilmesi gerekmektedir.

Aile konutu şerhi, tapuda malik olmayan eşin talebi üzerine tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenir. (Taraflar, bu şerhin konulması konusunda birlikte de istekte bulunabilirler)

Aile konutu şerhinin konulması için, a) İkametgah belgesi b) Evliliği belgeleyen nüfus kayıt örneği c) Nüfus cüzdanı ek yapılarak, istek dilekçesi ile Tapu Müdürlüğü'ne başvurulması yeterlidir.

“Aile konutu” şerhi konulması için, ilgiliden kural olarak Harçlar Kanunu çerçevesinde harç vs adı altında masraf alınmamaktadır.

5) “Aile Konutu” niteliğindeki konut, hileli olarak başkasına devir edilmişse ne yapılmalıdır?

“Aile konutu” niteliğindeki bir taşınmazın, tapu maliki eş tarafından, hileli olarak başka-üçüncü şahıslara devri halinde yapılması gerekenleri , yukarıda belirttiğimiz “şerh”in olup olmasına göre belirlemek gerekir.

Tapuya “aile konutu” şerhi işlenmemiş bir konutta, tapu maliki eşin hileli devir yaptığı, işlemin mal kaçırma amaçlı olduğu ve konut alıcısının iyi niyetli olmadığı vs gerekçeleri ile “tapu iptal-tescil” davası açılmalıdır. Bu durumda, konut alıcısı, iyi niyetli olduğunu Medeni Kanunun 1023 maddesi (tapuya güven ilkesi) gereğince ortaya koyması halinde, konutun yeniden eş adına tescili pek mümkün görünmemektedir.

Tapuda “aile konutu” şerhi işlenmiş bir konut bakımından ise, Medeni Kanunun 194 ncü maddesi gereği, tek eşin imza ve rızası ile konut devir edilememekle beraber, bir şekilde böyle bir devir tapuda gerçekleştirilmiş ve üçüncü bir şahıs anılan konutun maliki olmuş ise, yukarıda belirtilen şerhin yararlı etkisini göreceksiniz. Çünkü, bu halde, açacağınız “tapu iptal-tescil” davası sonucunda, hile-iyiniyet vs gibi ispat kurallarına çok da ihtiyaç duymaksızın, konutu yeniden eşiniz adına tescil ettirmeniz mümkün olacaktır.

E-mail: mehmetparlak@emlakkulisi.com