ANKARA'NIN MERKEZLEŞME YAPISININ GELDİĞİ NOKTA

ANKARA'NIN MERKEZLEŞME YAPISININ GELDİĞİ NOKTA

Bu haftaki yazımda şu günlerde Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odaları'nın ve birçok sivil toplum kuruluşunun ilgisini çeken "Ankara Tarihi Kent Merkezi Kentsel Yenileme Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı"nından yola çıkarak Ankara'nın merkezleşm

Cumhuriyet'in kurulmasıyla Ulus civarında merkezleşmiş yapısıyla küçük bir yerleşim olan  Ankara  Başkent ilan edildikten sonra Ulus kent için daha büyük bir anlam ifade etmeye ve önem kazanmaya başlamıştır. Kamusal yapıların bu alanda toplanmaya başlaması ile bu dönemin tüm sosyal, ekonomik ve politik yapısını yansıtan bir mimari ile yapılanan ve Cumhuriyet'in başkentinin ilk merkezi olması özelliği nedeniyle ayrı bir öneme sahip olan Ulus Ankara'nın ilk merkezi olmuştur. Ancak daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Ulus'tan taşınması, Bakanlıkların Kızılay'da yer seçmeleri ve Büyükelçilik binaları için ayrılan alanların Kızılay'a yakın olmasından dolayı merkezini Kızılay'a kayması nedeniyle Ulus'un sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı değişmiş, merkez olma niteliğini kaybetmiş ve çöküntüleşme sürecine girmiştir.

Daha sonra Kızılay da Ulus gibi önemini ve merkez niteliğini kaybetmeye ve hızla niteliksizleşmeye başlamıştır. Kızılay'ın da Ulus gibi çöküntü alanına dönüşmesinden ve Ulus'un da yeniden canlandırılarak, yeni işlevlerle yüklenerek canlandırması için Mimarlar ve Şehir Plancıları Odalarının birlikte yürüttükleri bir çalışma da mevcuttur.

Şu günlerde merkezleşme trendine bakıldığında artık Ulus, Kızılay gibi bütüncül, büyük çaplı kamusal alanların yerine rantın daha yüksek olduğu, daha parçacı hatta sermayenin yönlendirmesi ile karlılık amacı güden merkezleşme eğilimi görülmektedir.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Ankara'da gittikçe artan sosyal ayrışmaların ve merkezden kaçma eğiliminin merkezleşme yapısını da etkilediği ve mekansal ayrışmalara neden olduğu, farklı gelir gruplarına hitap eden farklı merkezlerin oluştuğu bunun sonucu olarak küçülen ve belirli gruplara hitap eden merkezlerin ve etraflarındaki bölgelerde hedeflenen rant sağlanmaktadır.

Gayrimenkul piyasasının bu parçacı merkezleşme eğilimiyle doğru orantılı olarak, merkezleşen yerlerde ve bunların etrafındaki konut piyasasında özellikle hitap ettiği gelir grubuna göre bir etki de bulunduğu, bu alanlarda yüksek bir sıçrama olduğu çok net bir şekilde ortadadır.

Gelecek haftaki yazımda Ankara'da oluşmuş ve oluşmakta olan merkezleri ve bunların yer seçimlerinin nedenlerini ve o bölgelerdeki gayrimenkul piyasasında yarattığı etkileri detaylı bir şekilde incelemeye devam edeceğim.


Ebru Öz
Mimar
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı
ebruoz@laldegerleme.com.tr