Erdoğan Coşkun, hemşiresine bir villa ile 3 ev bıraktı

Erdoğan Coşkun, hemşiresine bir villa ile 3 ev bıraktı



İşadamı Erdoğan Coşkun, 22 yıl birlikte yaşadığı ve son ana kadar kendisine bakan hemşire sevgilisine bir villa üç de ev bıraktı


22 yıl süren miras savaşını kazandı
İşadamı Erdoğan Coşkun, 22 yıl birlikte yaşadığı ve son ana kadar kendisine bakan hemşire sevgilisine bir villa üç de ev bıraktı. İşadamının çocukları, hemşire aleyhine dava açtı. Üç yıl süren davada mahkeme hemşireyi haklı buldu

İzmir'de 3 yıl önce ölen işadamıyla 22 yıl birlike yaşayan ve son nefesine kadar da yıllarca bakan hemşire, miras davasını kazandı. İşadamının çocuklarının talebini reddeden mahkeme, hemşirenin mirası hak ettiğini belirtti. İzmir'de "Lunapark Kralı" olarak bilinen Erdoğan Coşkun, 1977'de tanıştığı hemşire Zuhal Şenyiğit'e âşık oldu. 1985'te de çareyi genç hemşireyi kaçırmakta buldu. Ölümünden 10 yıl önce böbrek yetmezliğine yakalanan Erdoğan Coşkun'a, oğlu Esat Coşkun'un verdiği böbrek ABD'de nakledildi. Ancak sağlığı yeniden bozulunca, 9 Kasım 2006'da  İzmir  21'inci Noterliği'ne giden Coşkun vasiyetnamesini yazdırdı. 2 Temmuz 2007'de de 63 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.

ÇOCUKLARA BIRAKMADI
Varisler ve avukatlarının önünde açılan vasiyetnamede Coşkun'un, gayrimenkuller ve bankalardaki paralarının yüzde 50'sini oğlu Ergin Coşkun'a, yüzde 37'sini eşi Ayşe Coşkun'a, Urla'daki 1.5 milyon liralık villa ve üç kooperatif evini de 22 yıl kendisine bakan hemşire sevgilisine bıraktı. Ayrıca İzmir Şehit Polis Aileleri Derneği, İzmir Şehit Aileleri Derneği ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na da 250'şer bin TL bağışlanmasını vasiyet eden işadamı Coşkun, diğer çocuklarına bir şey bırakmadı. Varisler kurumlara bırakılan paraları geri alırken, ölene kadar Erdoğan Coşkun'un yanında olan Zuhal Şenyiğit'e bırakılanlar için de dava açtı.

'SİLAH ZORUYLA ATTILAR'
Coşkun ailesi dava dilekçesinde, hemşire Şenyiğit'in, babalarının yanında maaşla çalıştığını, babalarının işi gereği her an kullanılabilecek 500 bin ila 1 milyon TL nakit, altın ve dövizi evdeki özel kasalarında bulundurduğunu, Şenyiğit'in de bunları yönettiğini ve taşınmazları üzerine aldığını iddia etti. Zuhal Şenyiğit ise Coşkun kardeşlere karşı 100 bin TL tutarında manevi tazminat, tapu iptali ve tescil davası açtı. Dava dilekçesinde de, hastalığı başlayıncaya kadar 'bir çocuk gibi' baktığı Erdoğan Coşkun'un kendisini herkese eşi diye tanıştırdığını, ABD'de yapılan böbrek nakline de Coşkun'un 3 çocuğuyla birlikte gittiğini anlattı. Erdoğan Coşkun noterde vasiyetname hazırlatırken yanlarında oğlu Ergin Coşkun'un da bulunduğunu belirten 59 yaşındaki Şenyiğit dilekçesinde, "Çocukları, babalarının öldüğü gün villaya gelip, beni silah zoruyla dışarı attı. Ölümle tehdit ettikleri için koruma talebinde bulundum" ifadelerine yer verdi. 3 yıl süren dava sonucunda hâkim, hemşire Zuhal Şenyiğit'in, ölene kadar Erdoğan Coşkun'a bakmış olmasını gerekçe göstererek, Coşkun kardeşlerin itirazlarının reddine karar verdi. Coşkun ailesi de kararı temyiz etti.
Ali EYCE /Sabah