İnşaat sektöründeki işsizlik vahim boyutlara ulaştı

İnşaat sektöründeki işsizlik vahim boyutlara ulaştı İnşaat sektöründeki işsizlik vahim boyutlara ulaştı

Türk ekonomisinde dinamo görevi yapan inşaat sektöründe yaşanan kanama halen durdurulamadı

İnşaat sektörünün ekonomiye sağladığı katkı giderek azalmaya devam ediyor. İnşaat sektörünün ekonomiye katkısı 3 yıl önce yüzde 7'ye yaklaşırken şimdi yüzde 4'e kadar düştü. Bu makalemde dikkat çekeceğim İstihdamla ilgili veri ise oldukça vahim boyutlara ulaştı. Resmi istatistik kurumu TÜİK verilerine göre 2005 ile 2009 arasındaki yıllarda toplam istihdam içindeki inşaat sektörünün payı yüzde 6.0 ile 6.2 arasında değişiyor. Yine aynı son resmi verilere göre sektörümüzdeki istihdam sayısı 1 milyon 345 kişi olarak kayıtlara geçerken içinde inşaat sektörünün de bulunduğu toplam işsizlik oranının yüzde 14,8 olması beklendiği açıklandı.

Geçtiğimiz hafta sayın bakan Ali Babacan, işsizlik oranının beklenenden az olacağı müjdesini verdi. Umarım sayın bakanın söylediği gerçek olur. Ancak ben pek umutlu değilim.

Umutlu değilim, çünkü elimde somut veriler var. Geçtiğimiz hafta gazetelere ilan vererek Ataşehir'de başlayacağımız yeni proje ile Kartal'da bulunan diğer projelerimde istihdam etmek üzere mimar, inşaat, makine ve elektrik mühendisi arayışında olduğumuzu açıkladık. 10 gün içinde 972 adet CV ulaştı elimize. Bunun 524 adedi inşaat mühendisi, 321 adedi mimar, 69 adedi makine mühendisi, 58 adedi ise elektrik mühendisi. Benzer bir ilanı, hatta daha geniş kapsamlısını 2005 yılında Ataşehir'de yapmaya başladığımız Uphill Court projesi için de vermiştik. O dönemde iş başvurusu yapan sayısı yaklaşık 240 adetti. Çünkü o dönemde her taraf şantiyeye dönmüştü istihdam seviyesi tepe yapmıştı. Bırakın deneyimli, yeni mezun mühendis bile bulmak kolay değildi. Şimdi ise gerçekleştirilen proje sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Birçok firma yeni bir projeye başlarken, diğer şantiyelerinden eleman kaydırıyor. Biten veya yarıda kalan şantiyelerdeki mühendis ve mavi yakalılar ise işsizlik oranını artırmak için evlerinde beklemeye başlıyor. İnşaat sektöründeki işsizliği ortaya koyan bir başka veri ise gazetelerde yayımlanan iş ilanlarına ait.

İnşaat sektörü 2005'te 12.700, 2006'da 13.100, 2007'de 13.251, 2008'de 15.000, 2009'da 13.000 sütun santim ölçülerinde eleman arayışında olduğunu gösteren iş ilanları kullanmış. Özellikle 2006 ve 2007'de verilen ilanlar, yurtiçi projelere yönelik istihdam arayışının ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir. 2009'da ise enerji firmalarının Türkiye'deki yatırımlarının artması ve başta Ortadoğu olmak üzere yurtdışı projelerdeki hareketlenme nedeniyle iş ilanlarında hareketlenme yaşanmıştır. 2010'un ilk aylarında ise keskin bir düşüş yaşanmış. Reklam yayımlayan mecraların verdiği önemli bir bilgi ise verilen ilanların geri dönüşümü ile ilgili. 2005, 2006'da gazetelerdeki iş ilanını görerek başvuranların sayısı çok düşük olurken, son iki yıldaki iş başvurusu bizim verdiğimiz ilanda olduğu gibi astronomik bir artış yaşamış.

Bu arada verdiğimiz ilanda en düşük deneyim süreci olarak 5 yıl şartını koyarken, Anadolu yakasında oturanların tercih edileceği dip notunu da ekledik. Yani son beş yılda mezun olanları, Anadolu yakası veya Türkiye'nin diğer illerinde yaşayan mühendisleri hesaba dahil etmedik. Diğer işsiz mühendis ve mimarlar da bu tabloya eklenildiğinde, sayın bakanımıza neden katılmadığım daha net anlaşılır sanırım.
Nazmi DURBAKAYIM / Sabah Emlak