İstanbul büyük değişime hazırlanıyor!!!

İstanbul büyük değişime hazırlanıyor!!!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentin geleceğini anlattı. Kentsel dönüşümler nasıl yapılacak? Nerelere ulaşım yatırımları var? Büyükdere Caddesi ne olacak? Kadir Topbaş 2009 seçimlerinde aday olacak mı? İstanbul ile ilgili merak ettiği

Hafta sonu gezilecek 10 proje 5 site!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, geleceğin İstanbul'unu tasarladıklarını, kentte bir yandan çağdaş yeni merkezler oluştururken, diğer yandan da kenti yenileme sürecini tamamlayacaklarını dile getirerek, 'İstanbul'u daha çok nitelikli iş gücünün bulunduğu, yönetim, finans, fuar ve kongre merkezi haline getirme noktasında adımlar atıyoruz' dedi.

Topbaş, yaptığı açıklamada, İstanbul'un her şeye rağmen mükemmel bir kent ve dünya ile mukayese edilmeyecek kadar güzel olduğunu ifade ederek, 'İstanbul, her şeye rağmen geçmişinden bu güne kadar bu güzelliğini taşıyor' diye konuştu.

İstanbul'un, son 50 yılda 13 milyon göç aldığını ve bunun sonucunda da gelişigüzel yerleşmenin getirdiği sorunları yaşadığını anlatan Topbaş, şunları kaydetti: 'Gençliğimden beri hep şunu düşünmüşümdür, tarihi yarımada başta olmak üzere kent farklı gelişemez miydi? Şimdi sorumluyum, bunu yapmak zorundayım ve bir merkez kurdum. İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP), İstanbul'u dizayn eden ve geleceğini hazırlayan bir merkez. Burada çağdaş medeniyet ölçülerini dikkate almış, sosyal donatı alanlarıyla, insani boyutlu yaşam alanlarıyla bir kent oluşturmak için şansımız var.'

Önemli bir deprem geçiren kentin deprem riskini kent lehine kullanmayı düşündüklerini anlatan Topbaş, 'İnsanları mağdur etmeden, bir dönüşüm sistemi içine sokarak yeni bir kent yaratmayı, kentin yeni yerleşim ve gelişim alanlarını yapılan planlar çerçevesinde disipline ederek yönlendirmeyi hedefliyoruz' dedi.

İstanbul'a göç gelmemesi için kentin eşikleri olan, doğuda Gebze'de, batıda Çorlu'da, güneyde Bilecik ve Balıkesir'de yeni cazibe merkezleri oluşturmak gerektiğini, bu anlamda bölge planlarına da el attıklarını anlatan Topbaş, 'İstanbul'u daha çok nitelikli iş gücünün bulunduğu, yönetim, finans, fuar ve kongre merkezi haline getirme noktasında adımlar atıyoruz. İstanbul artık dünyayı New York, Londra, Tokyo gibi etkiler hale gelecek. Aslında İstanbul şu anda da global kentler arasına girdi. Bunun için yapılanmayı buna göre yapmak, daha modern ve çağdaş yaşam alanları oluşturmak lazım' diye konuştu.

-KENT YENİLENİYOR-

'İçinde yaşayan insanları mağdur etmeden kenti yenilemeye doğru gidiyoruz' diyen Topbaş, bunun ilk örneğine Zeytinburnu Sümer Mahallesi'nde başladıklarını,  Kiptaş  kanalıyla burada yaşayanlara konutlarını vermek suretiyle mahallenin yenileneceğini anlattı. Topbaş, 'Modern medeniyetin ölçülerinin en iyi şekilde korunduğu, 2010 kültür başkentine yakışır ve yaraşır bir İstanbul'u oluşturmayı hedefliyoruz' dedi.

'Çok konut yapılıyor. Bu konutlar insanları göçe teşvik ediyor' şeklinde eleştirilerin bulunduğuna da işaret eden Topbaş, 'Biz insanlara 'Evlenmeyin, çocuklarınız olmasın, yeni aileler oluşmasın' diyemeyiz. İstanbul göç almasa bile nüfusu artan bir kent. Bunun konut tedarikini yapmak durumundayız' diye konuştu.

Yeni konutların da eski yerleşim alanları, çöküntü alanları ile risk taşıyan yapı alanları dönüştürülerek ve kentin yeni gelişme alanlarında planlı olarak gerçekleştirildiğini anlatan Topbaş, şöyle devam etti: 'İstanbul'un gelişmesi lineer tarzda, doğu-batı aksında. Kent bu gelişmesini bugüne kadar düzenli yapmamış. Tek merkezli bir kent olarak ortaya hizmet koymuş. Bunun için yeni merkezler oluşturuyoruz. İkitelli merkezi projelendirildi. Hayata geçiriyoruz. Kartal alt bölgede 555 hektarlık alanda bir yenileme alanı yapıyoruz. Özellikle Kağıthane Cendere vadisini bir dönüşümle yeniden ele alıyoruz. Kent hem kendi içinde yenilenirken, diğer yandan disiplinli, çokça büyümeye, nüfusu davetkar olacak şekilde değil, mevcut içinde yapılabilecek sistemi kuruyoruz.'

Kentin bundan sonra göç almaması için çalıştıklarını da dile getiren Topbaş, Kiptaş ve TOKİ'nin konutlarını belli bir süre kentte yaşayanlara sattığını da hatırlattı.

Topbaş, modern ülkelerde vatandaşların konut ihtiyaçlarını yönetimlerin karşıladıklarını, İstanbul'da ise konut edinmenin insanların kendine bırakıldığını ve gelişigüzel, gecekondu ve çarpık yapılaşma denilen tarzda gerçekleştiğini anımsattı.

Bu nedenle kentin yüzünün değiştiğini ve bunu tekrar eski hale getirme ve düzgün yaşam alanları oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Topbaş, şunları kaydetti: 'İstanbul'un yeni bir siluete ihtiyacı yok. İstanbul'da geçmişte yapılan hatalar var. Biz İstanbul'da eski kent bölgesini hiç yapı yapılmadan, oradaki konakların bahçelerine ve İstanbul'un eski yerleşim alanlarına müdahale etmeseydik, kentin arazi kullanım kararlarını koyup planlamasını doğru yapmış olsaydık, kent bugün çok daha farklı ve mükemmel olurdu.'

-TARİHİ YARIMADA VE PRESTİJ YAPILARI BÖLGESİ...-

Tarihi yarımadayı ele aldıklarını ve başta Süleymaniye bölgesi olmak üzere bir yenileme sürecini başlattıklarını dile getiren Topbaş, şöyle devam etti: 'İstanbul, tarihi yarımadasıyla, o güzelliğiyle, o ihtişamıyla, minareleriyle, o siluetiyle mutlaka korunmalı. Galata bölgesindeki Galata Kulesi de tarihi yarımadanın karşısında önemli bir yerleşim alanı. İstanbul'u, Haliç'i tamamlayan önemli bir öge. Ama bir bakıyorsunuz ki, Galata'da Odakule gibi, Tepebaşı'ndaki otel gibi, Taksim'deki oteller gibi Galata Kulesi ile yarışan yapılar yapılmış.

Levent bölgesinde rezidanslar, gökdelenler, plazalar, büyük yapılar yapılıyor. İstanbul'da prestij yapıların olabileceği bölge olarak Bahçeşehir bölgesinde ticari bir merkez, Kartal alt bölgede gökdelenlerin ve prestij yapılarının olacağı bir bölge oluşturarak, kentin merkezlerini dağıtmaya çalışıyoruz. Böylece İstanbul'un eski yerleşim alanını etkileyecek büyük yapılar olsun istemiyoruz. Modern yerleşim alanları, modern kent merkezleri oluşturmaya çalışıyoruz.'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, son dönemde üzerinde ağırlıklı durdukları konunun İstanbul'un deprem riski olduğunu belirterek, bu konuda somut adımları bu yıl itibariyle atacaklarını söyledi. Topbaş, 'Bir program dahilinde önümüze koyduğumuz ve başladığımız; 'Sağlıklı şehir, sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre, sağlıklı nesil' diye bir projemiz var. Daralan yaşam alanları, tükenen doğal kaynaklar, değişen iklimler nedeniyle artık her şehirlinin mutlaka çevreci olması gerekiyor. İstanbul'un sıkı bir çevre mantığıyla yaşam alanlarını tekrar dönüştürmek, insanların yaşam kalitesini yükseltme çalışmasını ayrıca devam ettiriyoruz' diye konuştu.

Kadir Topbaş, İstanbul'da bir kaç tane model merkez ortaya çıktığı zaman dünyanın kente bakışının değişeceğine de dikkati çekerek, şöyle devam etti: 'İstanbul'u, dünyayla yarışır ve dünyanın en ideal kentleri arasında, yapılanması, kentsel dönüşümüyle yeni ve modern bir hale getireceğiz. Bu hedefi koyduk kendimize. Bir mimar başkan olarak çok daha önce bu görevlerde olmamız lazımmış. Geçmişteki belediye başkanlarına teşekkür ediyorum, ama işin başındayken, İstanbul 3-4 milyonlardayken kent çok daha farklı kurgulanabilirdi. İstanbul tarihi çevresi korunarak, yeni kent planlanmış olsaydı... Maalesef düzensiz bir gelişmenin faturasını çekiyoruz.'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'un yönetimine bir dönem daha talip olma konusunda, 'Bir idealimiz var. Partim devamımı öngörürse, İstanbullular karar verirse, benim şu anda hedef koyduğum bazı projeleri bitirmem lazım' dedi.

İstanbul'un Ulaşım Master Planını bitirdiklerini belirterek, '2012 yılına geldiğimizde İstanbul, 250 kilometre raylı sisteme ulaşmış, 3. Boğaz köprüsü belki bitmiş, kara yolu ve deniz yolunu en iyi kullanan kent olacak' dedi.

Topbaş, yaptığı açıklamada, İstanbul'un ulaşım sorununa ilişkin yaptıkları çalışmaları anlatarak, şöyle devam etti: 'İstanbul'un Ulaşım Master Planını bitirdik. 2012 yılına geldiğimizde İstanbul, 250 kilometre raylı sisteme ulaşmış, 3. Boğaz köprüsü belki bitmiş, kara yolu ve deniz yolunu en iyi kullanan kent olacak. Planlarımızı bitirdik, sistemimizi, haritamızı önümüze koyduk. Şu andan itibaren bunlar adım adım gidiyor. 2012 hedefinde İstanbul, 250 kilometre raylı sisteme ulaşmış, ulaşımda ciddi rahatlıkların hissedildiği bir süreci yaşayacak. Daha sonra raylı sistem 562 kilometreye varacak.'

İstanbul'un ulaşım sorununu projelerle çözdüklerini kaydeden Topbaş, 'Şu anda inşaatlarını yaptığımız işlerle bunun rotasına girdik. 2012'de bir rahatlama hissedilecek. Her kavşak bittiğinde bunu anlıyoruz zaten. 2012'de metroları 250 kilometreye ulaşmış bir İstanbul olacak' dedi.

İstanbul'un boğaz köprülerinin büyük bir değer olduğuna işaret eden Topbaş, 'İstanbul'un köprülere ihtiyacı var. Bu bir gerçek. İki yaşam alanının birbiriyle irtibatını koymanız gerekiyor. Bunu yaparken araziye, çevreye saygılı olmak durumdayız. Bu, yeşil alanları, ormanları, doğayı tahrip etmeyecek tarzda olmalı' diye konuştu. İstanbul'a 3. köprünün hükümetin uluslararası ölçekte düşündüğü bir

köprü olduğunu vurgulayan Topbaş, 'Marmaray var, asrın projesi. Doğu-batı aksında saatte 150 bin yolcu taşıma kapasiteli. İstanbul'un önemli ihtiyacını karşılayacak. Buna paralel kendi raylı sistemimizi yeniliyoruz. Bir tüp geçiş daha olacak lastik tekerlekli araçlar için. Yenikapı-Çatladıkapı noktasından girecek ve Harem'in hemen arka tarafından çıkacak. Onun kentin diğer trafik aksına entegrasyonuyla ilgili tünel bağlantı yollarına ilişkin ve tarihi yarımadada trafik yoğunluğunu getirmeyecek şekilde çalışmalar yapıyoruz.'

Leonardo Da Vinci'nin Haliç için tasarladığı yaya köprüsü projesini de anımsatan Topbaş, 'Ayrıca Leonardo köprüsü var. Daha önce tasarlanmış. Haliç'in her iki yakasındaki yaya geçişini sağlayacak bir sistem olarak bunu da değerlendirmek istiyoruz' dedi.

Topbaş, İstanbul'un her noktasına metroyla gidebilmeyi hedeflediklerini belirterek, 'İstanbul'u adeta demir ağlarla örüyoruz. Bunu yaparken yüzeyde de kara yollarıyla ilgili kavşaklar, tüneller, tünel yollar, alt geçitler yapıyoruz. Deniz işletmeciliğinde de çok ciddi hamle yaptık' diye