Çukurova Balkon

Konut sektöründe son durum ne? 

Konut sektöründe son durum ne?  Konut sektöründe son durum ne? 

Ülke ekonomisinde en çok yatırımı alan ve en önemli istihdamı yaratan sektör inşaat oldu. Şuan ekonomiye dair bir çok şey doğrudan inşaat sektörüyle alakalı. İnşaat sektörünün temsilcileri önümüzdeki dönemde bir hareketlenme olacağını söylüyor.


Kartal'ın hemen teslim en cazip sitesinde! 65 metrekare 299 bin TL!


Ekonomide işlerin yolunda gidip gitmediğini gösteren birçok gösterge var. Söz konusu Türkiye olduğunda bu göstergelerin başında ise inşaat geliyor. Çünkü son 15 yıldır Türkiye ekonomisinde en büyük yatırımı alan ve en önemli istihdamı yaratan sektör inşaat oldu. Doğrudan ve dolaylı olarak 200 sektörü etkileyen inşaatın bugün içinde bulunduğu durum ise Türkiye ekonomisine dair çok şey söylüyor.

Capital Dergisi'nden Nilüfer Gözütürk Ünal'ın haberine göre; sektör, 2018’de yüzde 1,9, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 10,9 daraldı. Yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 42,5, gayrimenkul satışları da yüzde 40’ın üzerinde düşüş gösterdi. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları, bu yıl haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,6 oranında azalarak 6l bin 355 oldu. İpotekli konut satışları geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında bu yılın haziran ayında yüzde 84,6 oranında azalarak 7 bin 319 olarak gerçekleşti.

İstihdamda da en büyük daralma inşaat sektöründe görüldü. TÜİK’e göre son bir yılda inşaat sektöründe 296 bin kişi işsiz kaldı. Polat İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Polat Gülman, sektörün satışlar açısından yüzde 60-70 küçülme yaşadığını belirtiyor. “Şirketlerin de yüzde 25’i kapandı” diyor. Türkiye İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği’nin hazırladığı endekse göre de sektörün sanayi faaliyetlerinin zirveye ulaştığı haziran ayı 2019 yılında zayıf ve durağan geçti. İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi haziran ayı itibarıyla bir yıl öncesinin 22,91 puan altına düştü. Raporda, belirsizlikler ve faaliyetlerin zayıf kalmasının güven kaybındaki gerilemenin belirleyicisi olduğunun altı çiziliyor.

DERİN DARALMA

Türkiye’deki ekonomik faaliyetleri yansıtan en kritik verilerden biri de iş makineleri sektörünün performansı. Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği’nin (İMDER) verilerine göre İMDER üyeleri bu yılın ilk 6 ayında bin 200 adet iş makinesi satışı gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle kıyasladığımızda bu pazarda yüzde 75 oranında bir daralma yaşandığını gösteriyor. İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, bu azalışın nedenlerinin başında döviz kurundan kaynaklanan maliyet artışlarının geldiğini belirtiyor. “Başta inşaat olmak üzere sektörümüzün müşterisi olan diğer sektörlerde yaşanan küçülmeler, müşteri finansmanının kısıtlanması, aşırı pahalanması ve iç pazardaki satın alma gücünün düşmesi de daralmanın diğer nedenleri arasında” diyor.

İnşaat, beyaz eşya ve otomotiv gibi Türkiye’nin lokomotif üç sektörüne girdi üreten çelik sektöründe de göstergeler aşağı yönlü. Çelik sektöründe ilk yarıda yüzde 12’lik gerileme var. Burada başta ABD yönetiminin Türkiye’den ithal edilen demir çelik ürünlerine uyguladığı yüzde 50 vergi oranıyla AB’nin Türkiye’den ithal edilen ürünlere koyduğu kotanın etkili olduğunu açıklayan Hasçelik Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, “Otomotiv satışlarının gerilemesi gibi etkenlerle iç piyasadaki talep azlığı da daralmanın arkasındaki diğer nedenler” diye konuşuyor. Alüminyum profil sektörü de ilk 6 ayda yüzde 30-35 seviyelerinde daralma gösterdi. Asaş Genel Müdürü Derya Hatipoğlu, bunun inşaat sektöründeki ciddi daralmaya bağlı gerçekleştiğini söylüyor.


YATIRIMLAR DURDU MU?

Tüm sektörlerde yaşanan bu durum, açılan ve kapanan şirketlerde de radikal değişimlerin yaşanmasına ve tabii istihdama da ciddi etkide bulunuyor. TOBB verilerine göre haziran ayında geçtiğimiz yılın aynı ayma göre kurulan şirket sayısı yüzde 16,87 azaldı. Bu dönemde kapanan şirket sayısı da yüzde 4,52 arttı. Mevcut durumu finans sektörünün verileri de farklı bir şekilde ortaya koyuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektöründe takipteki krediler, 1 Temmuz 2019 tarihi itibarıyla 116 milyar 169 milyon TL’ye ulaştı. Takipteki kredilerin oranı ise yüzde 4,40’a yükseldi. Bir yıl önceye göre takipteki kredi 42,5 milyar TL, takipteki kredi oranı ise 1,37 puan arttı. Yılın ilk 6 ayında ise takipteki kredilerde artış 19,5 milyar TL oldu.

Finans sektöründe belli hareketler de yatırım ortamını göstermek açısından kritik veriler olarak karşımıza çıkıyor. Doğrudan Türkiye ekonomisindeki yatırımlarla alakalı olan leasing sektöründeki duruma da bu açıdan bakabiliriz.
Leasingde ilk 6 ayda işlem hacmi yüzde 67, işlem adedi de yüzde 72 küçüldü. Hem konjonktürel hem iç gelişmeler sonucu belirsizliklerin yatırım ortamını çok fazla etkilediğini belirten Deniz Leasing Genel Müdürü Kahraman Günaydın, “Yatırımlar çok ciddi daraldı. Sektörde yeni yapılan işlerin içinde yüzde 50’ye yakın gayrimenkul sat geri kirala işlemleri var, yani gerçek yatırım değil. Böyle bakıldığında yatırımların durduğunu ifade edebiliriz” diyor. Şeker Leasing Genel Müdürü Burak Latif Latifoğlu, Türkiye’de sabit sermaye yatırım harcamalarındaki düşüş eğiliminin 1 yıldır devam ettiğine dikkat çekiyor.
“Leasing özellikle üretime yönelik makine, ekipman ve araç yatırımlarım finanse ediyor. Bundan dolayı da sektör cirosu ekonomideki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor” diyor.

İNŞAATTA BEKLENTİNİN YÖNÜ

Mevcut göstergeler ekonomiye ilişkin kötü bir tablo ortaya koyuyor. Peki yılın devamına ilişkin beklenti ne yönde? İyileşme mümkün mü? İMDER Başkanı Melih Özgen, yüzde 75 talep daralması yaşayan iş makineleri sektöründe daralmanın azalarak devam edeceğini düşünüyor. Özgen, “Sektördeki şirketlerin küçülme veya operasyonlarını azaltma stratejisi uygulamaları söz konusu olabilir. Keza konsolidasyonlar da gündeme gelebilir” diyor.

Bu yıl ilk beş ayda yüzde 3 küçülen mortgage sektörü için konuşan Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, son dönemde ekonomiye, üretime ve reel sektöre destek amaçlı paketlerin arttığını ifade ediyor. “Mevduat sahiplerinin birikimlerini koruyan çeşitli ürün ve programlar devreye alınmaya başlandı. Sektörde hareketlenmenin başlayacağına inanıyoruz” diyor. Farplas Otomotiv CEO’su Ömer Burhanoğlu, otomotivde ani bir çıkış ya da düşüş beklemiyor. Burhanoğlu, sektörün daha iyi olması için öncelikle finansman maliyetlerinin düşmesi gerektiğini ifade ediyor. 

ERSİN KAYALAR / KAYALAR KİMYA YÖNETİM KURULU BAŞKANI
 

DARALMA SÜRER Mİ?

2018 yılının ilk 6 ayında talep ve ekonomik büyüme süreci gelişimini sürdürdü. Yılın ikinci 6 ayında ortaya çıkan makroekonomik göstergeler ve kendini gösteren ekonomik olumsuzluklarla birlikte boya kuruluşları önemli ölçüde olumsuz etkilendi. İnşaat sektöründe yaşanan kriz ve bunun sonucunda emlak satışlarının durma noktasına gelmesi, yurt içi tüketiminde özellikle yılın ikinci yarısı inşaat boyaları başta olmak üzere mobilya üretiminde de önemIi ölçüde düşüşler oldu. Bu sürecin ekonomide yaşanan genel sorunlar dahilinde ele alındığında, başta döviz kurundaki istikrarsızlık, son yıllarda yaşanan gelir düzeyindeki önemli düşüşler ve konut sektörünün yüksek faizler karşısında yatırım amacı olmaktan çıkmasından kaynaklandığı görülüyor.İTHALAT BAĞIMLILIĞI
Boya sektörünün temel girdilerinin ortalama yüzde 60-70’lik kısmının ithalata bağlı olduğunu düşünürsek, döviz kurundaki aşırı yükselmeler, sektörün mali yapısını negatif yönde bozuyor. Yılın ikinci 6 aylık döneminde yurt içi, yurt dışı siyasi ve politik gelişmelerde negatif bir olgu olmadığı sürece ve konut sektörünün yeniden hareketlenmesi durumunda boya sektörü yukarıya ivme kazanacak olup 2 yıl İçinde kaybettiği tonajı geri alması muhtemel. Aksi takdirde döviz kurundaki dalgalanmalar sürdüğü sürece, bankalar kredi musluklarını açmadığı, yüksek faiz uygulamaları devam ettiği ve son olarak konut satışlarında hareketlenme olmadığı sürece yurt içinde daralma devam edecek.

ÖZGÜR GÜNAYDIN / BORUSAN CAT GENEL MÜDÜRÜ
 

"2017 SEVİYESİNE ULAŞAMAYIZ İŞTAH AZALDI"

2019’da ekonomik konjonktürdeki negatif gidişat, 31 Mart seçimleri ve akabinde seçim yenileme kararıyla ivme kazandı ve inşaat sektörü üzerindeki olumsuz etki devam etti. 2018’in ilk 5 ayında Türkiye’deki iş makineleri talebi 3 bin 942 adet iken, 2019’un aynı döneminde yüzde 75 azalarak 972 adet seviyesine geriledi. Pazardaki küçülme genel anlamda TL volatilitesi, artan enflasyon ve faiz oranları, azalan yatırımcı iştahından kaynaklandı. Kredi almakta zorlanan, risk algısı artan kurumlar İnşaat ve makine yatırımlarını yavaşlattı.

KISA DÖNEM


Bu durum, makine çalışma saatlerinin azalmasına, şantiyelerin düşük verimle çalışmasına veya kapanmasına neden oldu. Seçimleri arkamızda bıraktığımız bugünlerde, yılın geri kalan döneminde ekonomide adım adım yapısal reformlar gerçekleştirilirse, borçluluk ve enflasyon kontrolüne odaklanarak piyasalara güven aşılanabilirse, sektör tekrar hızlı büyüme eğrisine girebilir. Fakat kısa dönemde, yılın İlk altı ayına kıyasla daha olumlu bir pazar beklesek” de talep düşüklüğü ve finansmana erişimdeki sıkıntılar sebepleriyle pazarın 2017 seviyesine ulaşmayacağını öngörüyoruz.

ÇAĞATAY BAYDAR / TEB FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
 

"LİKİDİTE SORUNU YASAYAN ŞİRKETLER ÇOĞALIYOR"

Faktoring şirketleri, bu yıl ilk 6 ayda 57 milyar TL işlem hacmi gerçekleştirirken, bu hacim 2018 yılında 83 milyar TL olarak gerçekleşti. 2019’un ilk 6 ayında 1,9 milyon, 2018 yılının ilk 6 ayında ise 2,6 milyon adet fatura ve benzeri alacak belgesiyle işlem yapıldı. Bu sektörümüz için bir sürpriz değil. Faktoring ticareti finanse eden bir sektör. Haliyle ekonomik yavaşlamanın da büyümenin de sektörümüze geometrik bir etkisi oluyor. Ticaret hızlanırsa faktoring de ticaretle doğru orantılı olarak ivmelenir. Artan maliyetler, KOBİ’leri etkilemekle birlikte faktoring kısa vadeli alacakları finanse eden bir sektör olsa da bu maliyetler KOBİ’lerimiz için ciddi bir maliyet.

FİYATLANDIRMA YÜKSELİYOR 

Finansman kaynaklarımızın çoğu banka kaynaklı. Haliyle kaynak maliyetleri yükseldikçe bizim de fiyatlandırmamız yüksek oluyor. Ticari faaliyetin küçüldüğü bir ortamda likidite sorunu yaşayan şirketler çoğalıyor. Bu durum da sadece bizlerin değil tüm finansal sektörün kredi verme konusunda hevesi azalıyor. Bu da cironuzu düşüren en önemli etken. Ama elimden geldiğince kaynaklarımız el verdiğince finansman faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

KREDİ FAİZLERİ DÜŞÜRÜLÜRSE 

Yıl sonuna doğru küçülme oranlarımızın düşmesini, en azından sabitlenmesini bekliyoruz. İşletme giderlerini ve takipteki alacakları giderecek bir işlem hacmini devam ettirebileceğimizi düşünüyorum. İyileşme olması için elbette birincisi ticaretin yeniden hızlanması, haliyle GSMH’de düşüşün durarak yeniden artışa geçmesi; İkincisi de kaynak maliyetlerimizin düşerek kredi faizlerini düşürebilmemiz gerekiyor.

 

Konut sektörü 2020'de canlanacak! 

FORBES Emlak Raporu 2019 yayınlandı!