Referandum tartışmaları konut satışlarını azalttı!

Referandum tartışmaları konut satışlarını azalttı!

İMSAD konut satışlarının referandum ve seçim tartışmalarına bağlı olarak gerilediğini açıkladı



İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) tarafından yayımlanan rapora göre, konut satışları referandum ve seçim tartışmalarına bağlı olarak geriledi. 2010 yılında inşaat sektörüne yönelik rakamlar genel olarak istikrarsız bir görünüm ortaya koydu. Raporda şu saptamalar yer aldı:

Alıma hazır bir talep olduğu tüketici güveni rakamlarından görülürken, bunun realize olma oranı oldukça düşük bir düzeyde kaldı. Yapı ruhsatları rakamının 1. çeyrekte ortaya koyduğu bu durum, 2. çeyreğe yönelik konut satışları rakamıyla da desteklendi. Nitekim, son açıklanan TÜİK verilerinde konut satışlarında bir önceki yılın aynı dönemine göre hızlı bir düşüş yaşandı. Özellikle 2009´un ikinci çeyreğinde kriz sonrasında alınan önlemlerle patlayan konut satışlarının yarattığı baz etkisine de bağlı olarak konut satışları bu yılın 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53.65´lik gerileme kaydetti. 2009´un 2. çeyreğinde 194 bin 743 düzeyinde gerçekleşen konut satışları yarı yarıya düşüş göstererek 90 bin 270 düzeyine geriledi.

Merkez Bankası´nın gösterge faizinin yüzde 6.5, tahvil faizinin ise yüzde 8´e gerilediği dönemde gayrimenkule yatırım yapma eğiliminin düşmesi düşündürücü. Burada özellikle konut alma/inşa etme ihtimalinin yüzde 4.13´lük gerileme kaydetmesi önemli bir gelişme. Nitekim bu değişim konut satışlarının bir süre daha ivme kaybedeceğini gösteriyor.

Bu durumun iki temel nedeni olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki gayrimenkul fiyatlarının kriz sonrasında hızla şişmesi. İkincisi ise referandum ve seçim tartışmalarının yarattığı belirsizlik.

Önümüzdeki dönemde, gayrimenkul sektöründe gerek potansiyel talep, gerekse faizlerin düzeyi göz önünde bulundurulduğunda oluşan patlama yapmaya hazır talebin harekete geçme noktası önemli olacak.

Mevcut durumda fiyatların hızlı bir artış göstermesinin yanı sıra referandum ve seçim tartışmalarının belirsizlik yarattığı görülüyor. Yine IMF´den sonra mali kuralın ertelenmesi seçim ekonomisi olasılığının yatırımcılar tarafından daha fazla dillendirilmesine neden oldu. Dolayısıyla tüketici güveninin de yansıttığı üzere gayrimenkul yatırımcısının bu uzun vadeli yatırım aracına `para yatırma´ adımını bir süre daha ötelediği görülebilecek.
Cumhuriyet