Sıradışı emlaklar dünya çapında ilgi görüyor!

Sıradışı emlaklar dünya çapında ilgi görüyor!

Emlak piyasasında bu günlerde "yaptım olacak" modası revaçta. Ancak gerçekten yaptım oldu, demek istiyorsanız yukarıdaki fotoğraflara göz atın

Emlakçılık sadece daire ya da müstakil evlerden oluşan bir sektör değil. Dünya çapında pek çok nüfuzlu isim gününü Karayipler'de bir ada, Fransa'da bir şato ya da İrlanda'da tarihi bir kaleyi gezerek geçiriyor. Turistik olarak değil, satın almak için. Sıradışı emlak piyasası her gün milyonların el değiştirdiği devasa bir piyasa.

Hanginizin aklına okyanusun ortasında bir ada, 15. yüzyıldan kalma bir şato ya da biraz restorasyon gerektiren bir kale almak gelir Elbette bu bahsettiğim yapılar fazlasıyla pahalı ama öte yandan işin maddi boyutunu bir kenara bıraktığınızda bile bir kalede yaşamak, bir adaya sahip olmak ya da arkadaşları şatoda ağırlamak hayal gücünü yeterince zorlayan düşünceler. Öte yandan sıradışı emlak piyasası, emlakçı duvarlarını süsleyen ilanlarda yer almasa da yıllardır el altından devam ederek canlılığını koruyor.

Bazen gazetelerin magazin sayfalarını süsleyen ünlüleri görürsünüz. Peki hiç merak ettiniz mi bu tip emlak alım satımları nasıl gerçekleşiyor Elbette son olarak Karayipler'de ada satın alan Shakira ya da Roger Waters'ın "sahibinden.com"da arama yaptığını ya da kapı kapı emlakçı dolaştığını düşünmek pek olası değil. Sıradışı emlak piyasası yıllar içinde kendi emlakçılarını da üretiyor. Golden Royal Emlak'tan Korhan Kongaz da bu isimlerden biri. Bir emlakçı olarak portföyü içinde 16. yüzyıldan kalma şatolardan tarihi kalelere kadar pek çok yapı var. Tahmin edersiniz ki bu tip emlak piyasasına ilgi gösterenler de sizin benim gibi insanlar olmuyor. Dolayısıyla Kongaz'ın oldukça hareketli ve ilginç bir iş yaşamı var.

Ne tür ilanlarınız var

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu tür ilanlar pek piyasaya çıkartılacak şeyler değil. Dünyanın pek çok yerinde emlak satışı yapıyorum, İtalya'da, Monacö'da, Karayipler'de daha birçok yerde sattığım emlak var. Adaların yanında kale ve şato satışı da yapıyorum. Kale ve şatolar genelde 17. ve 18. yüzyıldan kalma.

Peki fiyatlar nasıl bir aralıkta oluyor

Mesela elli bin dolara da ada var, elli milyon dolarada. Adanın boyutuna, sahile yakınlığına, hangi ülkede olduğuna ve içindeki özelliklere göre değişiyor.

Genelde ne tür insanlar bu tip ilanlara başvuruyor

işte bunu söylemem çok zor çünkü benim için en önemlisi müşterilerimin bilgilerini gizli tutmak. Ancak size şöyle söyleyeyim daha çok elli yaş üstü ve varlıklı kesimden insanlarla çalışıyorum.

Peki bu insanların bir ada ya da şato alırken ne gibi bir beklentisi oluyor

Bunu bir müzayede gibi düşünün, bu konuda zevk sahibi insanlar oluyor. Bir müzayedede resmini satmak isteyen insanın sebebi nedir O resimden sıkılmıştır. Bunlar da böyle, yaşadığı şatodan ya da kaleden sıkılmış oluyor ve bir başkasıyla değiştirmek istiyor. Ancak şöyle bir şey var, bu tip emlak satışı genelde masa altından yapılır. Pek öyle göz önünde olmaz.

Neden

Siz özel bir sitede oturuyorsanız, evinizi satışa çıkarırken tanıdık birine vermek istersiniz. Çünkü eğer tanımadığınız ya da o civarda nüfuzu olmayan birine verirseniz sitedekiler tarafından dışlanırsınız. Burada da aynı şey geçerli. Sokaktan geçen, sonradan eli para görmüş birine ben emlak veremem.

O zaman çalıştığınız kişiler sıradan insanlar değil.

Size isim veremem ama şöyle söyleyeyim; dünya üzerindeki en nüfuzlu ailelerle çalışıyorum. Biliyorsunuz dünya üzerinde filler görünür ama dünyayı karıncalar yönetir. Bu insanlar da zenginliklerini kendi içlerinden olmayan biriyle paylaşmak istemezler.

Sonuçta bir şatodaki yaşantılarından izler bırakıyorlar.

Tabii ki, bunun afişe olmasını istemezler. Ben işimde asistan bile kullanmıyorum. Çünkü asistan o insanlarla nasıl konuşacağını bilemez. Benim kalem tutuşumdan, yakamda taşıdığım rozete kadar her detay önemli.

Her detay bir sembol niteliği taşıyor sanırım.

Aynen öyle. Bir asistan bunları bilemez. Ben Selanik göçmeni bir Türk'üm ve bu insanlarla nasıl konuşulacağını biliyorum. Mesela benim hiç gece hayatım yoktur. Çünkü yarın bir gazetede fotoğrafım çıkarsa, iş yaptığım insanlardan biri, kendileri hakkında birilerine bir şeyler anlattığımdan kuşkulanabilir.

Türkiye'den bu tip sıradışı emlaklara ilgi gösterenler var mı

Hayır yok. Bu biraz maddiyat, biraz da vizyonla ilgili bir olay. O açıdan Türkiye'de hele bu ekonomik zorluklarla birlikte pek kimsenin üst düzey emlak yatırımı yapabileceğini düşünmüyorum. Zaten bu tür emlağa da ilgi giderek azalıyor. Ekonomik şartlar gitgide insanları tedbirli davranmaya itiyor.

Mutlaka başınıza gelen çok ilginç olaylar vardır.

Bir keresinde Almanya'da bir tren istasyonu satmamı istemişlerdi. Önceki sahibi burayı işletememişti, çünkü her geçişte trenler para ödemek zorunda olduğu için bir süre sonra oraya giden makası kesmişler. Sonuçta alıcı çıkmadı tabii. Birkaç defa da müşterilerim benden şarap bağı talep etti. Ancak bir emlakçı olarak benim için arsanın üstünde ne olduğu hiç önemli değil, ben o alana sadece arsa gözüyle bakıyorum. Sonuçta bağları bulduk ve müşterilerimize sattık.
Cumhuriyet/Deniz Ülkütekin