ABD’de milyonlarca kiracı neden ev ve işyerlerinden çıkarılma korkusuyla yaşıyor?

ABD’de milyonlarca kiracı neden ev ve işyerlerinden çıkarılma korkusuyla yaşıyor?

Uzmanlar, milyonlarca ABD'li evsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakan, benzeri görülmemiş bir tahliye dalgasının gelmekte olduğu konusunda uyarı yapıyor.


Covid-19 pandemisinden çok sert etkilenen Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) kuaför salonları, kiliseler ve restoranlar yeniden açılırken, onlarla birlikte tahliye mahkemeleri de açıldı.

BBC'den Jessica Lussenhop'un haberine göre, pandemi esnasında federal hükümetin halka tanıdığı moratoryum (borç erteleme) süresi de doldu.

Politikacıların gündeminde de şu an yeni bir ekonomik kurtarma paketi planı yok.

Uzmanlar, tam da bu noktada milyonlarca ABD'li evsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakan, benzeri görülmemiş bir tahliye dalgasının gelmekte olduğu konusunda uyarı yapıyor.

Kansas City, Missouri'de iki senedir yaşadığı küçük beyaz evin önüne park etmiş arabasında oturan Tamika Cole bitap düşmüştü. Bir gece önce, saatte 18 dolara deterjan şişesi ürettiği bir fabrikada makine operatörü olarak da uzun bir vardiya çalışmıştı. İyi ve istikrarlı bir iş. Yine de Cole, evini kaybetmenin eşiğindeydi ve sinirleri bozulmuştu.

"Ne yapmam gerekiyor? Artık ağlamaktan yoruldum" dedi.

Cole, Mayıs başlarında bir gün eve geldiğinde kapısına yapıştırılmış tahliye kâğıdını gördü. İlk önce üst kattaki komşusuyla yaşadığı bir anlaşmazlık nedeniyle olduğunu düşündü. Ev sahibi tahliye kararı öncesinde kendisiyle bu konu hakkında da hiç konuşmamıştı. Cole olup bitenden de habersizdi.

Koronavirüs sebebiyle, Kansas City'de bir tahliye moratoryumu uygulandı ve Cole'un ev sahibi onu hemen taşınmaya zorlayamadı. Fakat bu durum ev sahibinin Cole'un evine haberi olmadan girmesini, elektriğini kesmesini ve ev kapısındaki demir parmaklıkları sökmesini engellememiş.

Şimdi, Missouri'de ve ülkenin her yerinde pandemi nedeniyle alınan önlemlerin kaldırılmasıyla moratoryumun da sona erdi. Cole'u koruyan durumlar birden ortadan kalktı ve pandeminin ortasında evsizlikle de yüz yüze geldi.

Cole, "Bütün gece ayaktaydım. Nasıl oldururum diye düşündüm durdum" kelimeleriyle çaresizliğini aktardı.

Yasa, tahliyeleri bir süreliğine erteledi

Kansas City'de, yerel mahkemeler, kiracı haklarını savunan aktivistlerinin gerçekleştirdiği bir kampanya sonrasında tahliyeleri erteledi.

Benzer kampanyalar da ulusal düzeyde de başarılı oldu. Salgın ABD'de Mart ayı ortasından sonuna kadar tüm hızıyla ilerlediğinde, hem yeni işsiz kiracıları desteklemenin bir yolu hem de koronavirüsün yayılmasına karşı bir önlem olarak tahliye işlemleri de - ya eyalet düzeyinde ya da yerel düzeyde - durduruldu.

Nisan başlarında kabul edilen federal CARES Yasası, federal olarak sübvanse edilen konutlarda ya da devlet kredileriyle desteklenen mülklerde yaşayan kiracılar için tahliyeleri durdurdu.

Bu konuda yapılan bazı araştırmalar, ABD'de Mayıs ayında kiracıların yaklaşık üçte birinin ev sahiplerine zamanında ödeme yapmadığını ve yarısından fazlasının kriz sebebiyle işlerini kaybettiğini söylüyor.

Fakat ülke karantina önlemlerini kaldırıp yeniden açılmaya başladığında, moratoryumlar da sona erdi ve şu an eyaletlerin yüzde 40'ı artık kiracılara herhangi bir koruma sunmuyor.

Meclisten geçen CARES Yasası korumaları da ülkedeki toplam 108 milyon kiracının üçte birinden azı için geçerliydi.

Missouri eyaleti ABD'de hiçbir zaman eyalet çapında moratoryum uygulamayan, tahliye işlemlerine devam eden ve nasıl ilerleneceği kararlarını da yerel mahkemelerin inisiyatifine bırakan dokuz eyaletten biri.

Kiracılara yönelik geçici korumalar azalırken Missouri, Virginia ve Teksas gibi eyaletlerde şimdiden yüzlerce tahliye gerçekleştiriliyor.

Yeni adres: Sığınma evleri ya da aile evleri

Ortaya çıkan tabloda koronavirüs vakalarının hâlâ yükselişte olduğu zamanda binlerce insan evsizler için olan sığınma evlerine gidebilir veya aile evlerine geri dönebilir.

Ulusal Konut Yasası Projesi davasının direktörü Eric Dunn, "Şu anda pek çok insan evlerinden tahliye ediliyor. Neden? Çünkü pandeminin yarattığı krizde işsiz kaldılar ve gelirleri kesintiye uğradı. Bu insanlar nereye gidecek? Başka bir yere taşınacak paraları da yok. Salgın yeterince yatışmadan hiçbir mahkeme kimseyi tahliye etmemelidir" dedi.

Princeton Üniversitesi verilerine göre, Wisconsin eyaletinin en büyük kenti Milwaukee'de tahliye sayıları kaygı verici bir şekilde geçen yıla göre yüzde 37 arttı.

Ohio eyaletinin Columbus kentinde tahliye davaları kongre merkezinde görülüyor.

Kuzey Carolina'da, biriken 9 bin davanın görülmesine 21 Haziran tarihinde başlandı.

Michigan Eyalet Mahkemesi İdare Bürosu, bu ay moratoryumun sona erdiğini ve toplam 75 bin tahliye davası açılacağını tahmin ediyor.

Avukatlar birliği, sadece New York'ta, Vali Andrew Cuomo'nun eyalet çapındaki moratoryumu sona erdiğinde 50 bin tahliyenin yapılacağını öngörüyor.

Columbia Üniversitesi'nde misafir hukuk profesörü ve eski bir konut avukatı olan Emily Benfer, değerlendirmesinde "Bu ülkede tahliye her zaman çok yüksekti, ancak bu seferkiler çok ama çok büyük sayılar" dedi.

Benfer, gelecek nesiller için federal müdahale olmaksızın bu durumdan kurtulmak noktasında umutlu olsa da, "ABD'de tahliyeler çığ gibi büyüyebilir" uyarısında bulundu.

ABD’de milyonlarca kiracı neden ev ve işyerlerinden çıkarılma korkusuyla yaşıyor?

Mahkemeler koronavirüs için riskli yerler

Kansas City'de mahkemelerin açılışından bir hafta kadar sonra, Tamika Cole'unda tahliye davası görülecekti.

Cole'un kendisini savunacak bir avukatı yoktu. Mahkemeye kendi belgeleriyle beraber kâr amacı gütmeyen bir kurumdan kiracı haklarına dair aldığı tavsiyeleri de götürdü.

Duruşma salonu binanın 7. katındaydı. Her gün yüzlerce davanın görüldüğü ve sosyal mesafe kurallarının çoğu zaman ihlal edildiği binada ise sadece bir asansör çalışıyordu. Ve Cole'un da solunum problemleri vardı.

Kansas City'de 2006 ila 2016 seneleri arasında görülen tahliye davalarına ilişkin bir araştırma davaların yüzde 99'undan fazlasının kiracılar aleyhinde sonuçlandığını gösteriyordu. Fakat Cole'un her durumda duruşmaya gitmesi gerekiyordu.

"Ne yapmam gerekiyor?" diye sordu Cole: "Dışarıda salgın var. Sığınma evine giremem. Arabamda yaşamak zorunda kalacağım." dedi.

ABD’de milyonlarca kiracı neden ev ve işyerlerinden çıkarılma korkusuyla yaşıyor?


Önce arabasını, sonra işini ve en nihayetinde evini kaybetti

Darquita Hoffman, koronavirüs ABD topraklarına uğramadan aylar önce faturalarını ödeyemedi ve arabasız kaldı. Ev temizliği işi yapıyordu. Arabası olmadığı için işini de kaybetti. Geliri olmadığı için kirasını da ödeyemedi ve sonra işini de kaybetti.

Georgia eyaletinde College Park'ta bir Howard Johnson otelinin yönetimiyle konuştuktan sonra, bir çözüm bulduğunu düşündü. Hoffman, otelin odalarını temizlerse haftalık kirada bir indirim alabilirdi. Böylelikle hem çalışacak hem de çocuklarıyla beraber haftalık 250 dolara çift kişilik yatağı ve bebek karyolası da olan bir odada yaşayabilirdi.

Hoffman, "Bir odam ve biraz da gelirim oldu" diye düşündüğünü söylüyor.

Fakat otelde beş ay yaşadıktan sonra, koronavirüs vakaları arttı ve ülkesi de bu salgından son derece etkilendi.

Hoffman'ın çalışma düzeni de bu durumdan nasibini aldı. Saat başı çalışan Hoffman temizlediği oda başına ücret alıyordu. Turizm durma noktasına geldikçe temizlenecek oda sayısı da düştü.

Bir taraftan da tanımadığı insanların kaldığı odaları temizleyerek olası bir virüsü 6 ve 19 yaşındaki kızlarına bulaştırmak konusunda gerginliği de arttı. Bu yüzden de çalıştığı otele iki haftalık ihbar bildiriminde bulundu.

Hoffman'ın söylediğine göre; otel, anında kirasının haftada 350 dolara çıkacağını ve iki haftalık ihbar süresi dolmadan da kendilerini iki haftalık kira borcu olduğunu iletmiş.

Hoffman olayı protesto ettiğinde ise otel ödemelerinin tamamen durdurduğunu ve odasının elektriğininin de üç gün kesildiğini belirtti.

Sonrasında da otel yönetimi polisi aramış.

 

ABD’de milyonlarca kiracı neden ev ve işyerlerinden çıkarılma korkusuyla yaşıyor?

Hem pandemi hem yoksulluk en çok AfroAmerikalıları vurdu

ABD'de yasal ve yasa dışı tahliyelerin artışı, hali hazırda COVID-19 salgınından dolayı mahvolmuş Afro Amerikanları orantısız bir biçimde etkilemesi de muhtemel.

Salgından önce araştırmalar, her sene gerçekleşen 2,3 milyon tahliyenin (yaklaşık dakikada dört tahliye) siyah aileleri, özellikle de düşük gelirli siyah kadınları orantısız bir şekilde etkilediğini gösterdi.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği istatistiklerine göre, 17 eyalette siyah kadınların evden çıkarılma olasılığı beyaz kiracılara göre iki kat fazla.

Yoksul müvekkillere ücretsiz hukuki temsil sağlayan Atlanta Gönüllü Avukatlar Vakfı Cumartesi Avukat Programı Direktörü Erica Taylor, sahip oldukları en yaygın müvekkil profilinin siyah bekâr anneler olduğunu belirtiyor.

Atlanta, yaklaşık yüzde 45'i siyahi olan 2 bin tahliye davasının beklediği Georgia eyaletinde bir kent. Eviction Lab'ın önceki araştırması, tahliyelerin büyük çoğunluğunun nüfusun yaklaşık olarak yüzde 30'unun Afro Amerikanlardan oluştuğu eyaletin güneydoğu bölgesindeki şehirlerde olduğunu ortaya koyuyor.

Georgia, barlar, restoranları, spor salonlarını ve kulüplerini yeniden açan ve 50 kişiye kadar toplantıya izin veren ilk eyaletlerden biri.

Vali Brian Kemp'in eyaletin yeniden açılacağını duyurmasıyla hemen hemen aynı zamanda, Georgia'da yapılan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri çalışması, hastaneye kaldırılan koronavirüs hastalarının beşte dördünden fazlasının siyah olduğunu ortaya çıkardı.

Erica Taylor, duruma dair yaptığı değerlendirmede, "Bu insanlar bizim hastalarımız. Aramızda en savunmasız olanlar" diye konuştu.

Tahliyeler toplum sağlığını etkiliyor


Eviction Lab araştırmacılarından Devin Q Rutan, "Tahliyelerin hane halkı maliyesine ve sağlığına gerçekten kalıcı zararlar verdiğini biliyoruz. Bunlar iş kaybından önce gelir" diye konuştu.

Rutan aynı zamanda pandemide insanların kapı dışında bırakılmasına da dikkat çekti.

Ev sahiplerinin geneli ve mülk yöneticileri sicilinde daha önce tahliye edilmiş birisine konut vermeyi düşünmüyorlar.

Mahkemeye gitmek her zaman, özellikle de pandemi esnasında, tahliyelerin nasıl yapılacağını belirlemiyor.

BBC'ye konuşan bazı avukatlar ve uzmanlar, ev sahiplerinin kiracılarını evlerinden çıkarmak için kendi yasa dışı yöntemlerini de kullandığını belirtiyor. Bunların pandemiyle beraber ilginç bir biçimde rutinleştiğinin de altı çiziliyor.

Ama bu da her zaman kötü niyet gösterisi anlamına gelmiyor. Gerçekleşecek tahliyenin resmi kanallarla yapılmaması bazen kiracıların sicilleri için de iyi olabiliyor. Böylelikle bir sonraki tutacakları evde daha az problem yaşıyor.

Erica Taylor, yasa dışı bir şekilde zorbalıkla da tahliyelerin yapıldığını söylüyor. Hatta bazı durumlarda kira karşılığında ev sahibiyle cinsel ilişkiye girmek gibi kiracının kalmasına izin veren anlaşmaların da yapıldığından bahsediyor: "Kirli işlerini yapmak için mahkeme sistemini kullanamamaları, insanlarda en kötüsünü ortaya çıkarıyor."

Hoffman'ın mücadelesi sonuç verdi


Neyse ki College Park polisi Hoffman'ın odasına geldiğinde, memurlar, Hoffman'ın tahliyesini engellediler ve maaşını geri almak için savaşan kadını Taylor'ın örgütüyle de temasa geçirdiler.

Kendini otelde yönetici olarak tanıtan kişi, Hoffman'ın elektriğini kasten kestikleri iddiasını reddetti. Konu hakkında da daha fazla yorum yapmadı.

Fakat Hoffman, kendisi odada yokken eşyalarını sokağa atılıp atılmaması noktasında otele güvenmediğini belirtti. Artık nadiren odadan çıkıyor.

Hoffman kaldığı bu zor durumdan kurtulması gerektiğini belirterek, "Ben dua eden bir kadın oldum" dedi. "Herkes 'Güçlü kalman iyi oldu' diyor ama biliyorum ki beni mücadelede devam ettiren Tanrı'nın lütfundan başka bir şey değil. Gerçekten. Bunu çocuklarım için yapıyorum."

"Ya tahliyeler son bulur ya da insanlar ölür"


Kansas City'de soğuk ve yağmurlu bir gün. Tamika Cole için duruşma günü geldi çattı ve fabrikadaki vardiyası bittikten birkaç saat sonra kalktı ve adliyeye gitti.

Oraya vardığında aktivist bir grup olan KC Tenants'ı gördü. 1830 Kızılderili Geri Alma Yasasını imzalayan, on binlerce yerli Amerikalıyı topraklarından eden Andrew Jackson protesto ediliyordu.

Açılan pankartta "Ya tahliyeler son bulur ya da insanlar ölür" yazıyordu.

Cole içeri girerken, eylemciler sosyal mesafe kurallarına uyarak yağmurdan ıslanmış betonun üzerine uzandı.

"Umarım kimse hastalanmaz"


KC Tenants Direktörü Tara Raghuveer açıklamasında, "Barınma koronavirüs için en büyük reçeteydi" diye konuştu ve insanların sağlıklarının riske atıldığını vurguladı.

Heartland İş ve Özgürlük Merkezi avukatı Gina Chiala, şu ana kadar Kansas City'de uygulanan tahliye sayısının yıl ortalamalarından daha az.

Chiala, koronavirüs vakalarında bir artış olmasa bile, mahkeme binasında gördüklerini beğenmediğini, asansörlerin ve mahkeme salonunun "rahatsız edici derecede kalabalık" olduğunu söyledi. Ve kısa zaman önce oğlu bir fabrikada çalışan bir müvekkili olduğunu ve test sonucunun pozitif çıktığını belirtti. Kadının koronavirüslü olmasına rağmen, Chiala hâlâ kadını temsil ediyordu.

"Kiracılar için de, bizim için de güvenli değil. Ama mecbur olduğumuzu hissediyorum" dedi ve ekledi: "Umarım kimse hastalanmaz."

Duruşması ertelendi


Cole, saatler sonra mahkemeden çıktığında haberler ondaydı. Savunmasını sunabilmesi amacıyla duruşma bir hafta daha ertelenmişti. Ama aynı zamanda ev sahibinin avukatının yargıçla arasının ne kadar iyi olduğunu gördüğünde ise cesaretini yitirmişti: "Mahkemede bir sürü davası var herhalde."

Tahliyeler ülke ekonomisi için de kötü


Güvenlik kaygılarını gidermek için, ABD'deki bazı mahkemeler, kiracıların telefonla ya da video konferas yöntemiyle katılım gösterdiği "uzaktan duruşmalar" düzenliyor. Fakat avukatlar bu duruşmaların faydası konusunda ikiye bölünmüş durumdalar. Avukatların bir kısmı, kiralarını ödeyemeyen insanların yüksek hızlı bir internet bağlantısına, hatta çalışan bir cep telefonuna sahip olup olmayacağından emin olmadıklarını belirtiyor.

New York City'deki en küçük, bağımsız ev sahiplerini temsil eden Toplumsal Konut İyileştirme Programı'nın müdürü Jay Martin, "İnsanları evlerinden tahliye etmektense, onların sürekli bir gelirlerinin olmasını tercih ederiz. Bu her iki taraf için de kazan kazan bir durum" diye konuştu.

Martin, örgütünün, daha fazla insanın kira ödeyememesi nedeniyle, bina sahiplerinin emlak vergilerini, elektrik faturalarını ve ipoteklerini ödeyemeyeceğinden ve bunun sonucunda çok aileli konut birimlerinin hacizle bankaların eline geçmesinden korktuğunu belirtti: "En kötü durum senaryosunda bu durum 2008'de haciz krizine benzer bir durum yaratabilir"

Jay Martin, kiracı savunuculuk topluluğu tarafından öne sürülen ve kiracıları güvenli hale getiren "kira iptal etme" önerisine de olumsuz bakıyor. Çünkü binanın kendisi nihayetinde bir riskten korunma fonu veya banka tarafından satın alınabilir ve kiracılar binadaki tüm haklarını kaybedebilir.

"Acıyı çekecek olanlar sadece kiracılar değil"


Emily Benfer, ise kira ödemelerinin toplumun tümü için önemli bir halka olduğunu belirtiyor.

Benfer, gerçekten ihtiyaç duyulan şeyin, kiracıların evlerinde kalmalarına izin verecek, ancak aynı zamanda ev sahiplerinin ve mülk sahiplerinin de ihtiyaç duydukları parayı kazanmalarını sağlayacak bir federal yardım paketi olduğu görüşüne sahip.

3 trilyon dolarlık yardım paketinin Cumhuriyetçilerin kontrolünde olduğu Senato'da haftalardır bekletildiği belirten Benfer, "Günün sonunda, kira ve konut piyasası toplumumuz için gerçekten bir temel taş. Kira ödenmediğinde, emlak vergileri ödenmez, ipotekler ödenmez, bakım çalışanlarına ödeme yapılmaz. Bunların hepsinin bu topluluklarda dalgalanma etkileri var. Eğitim sistemimizi etkiler, toplumdaki temel gereksinimleri etkiler. Bu bağlantı koptuğunda, bu zincirleme reaksiyonu görüyoruz" dedi ve ekledi:

"Acıyı çekecek olanlar sadece kiracılar değil."

Cole için mutlu son

Tamika Cole'un sesi Kansas City mahkemesindeki son duruşmasından önceki gece, işyerinde mola verirken arkasından gelen makine uğultularının ardında bitkin düşmüştü.

"Hiçbir stratejim yok. Ne için mücadele ettiğimi dahi bilmiyorum. Dekontlarım var. Resimlerim ve kısa videolarım var" diye konuşan Cole, davanın umurunda bile olmadığını ve tek isteğinin yargıcın kendisine yeni bir yer bulana kadar zaman tanıması olduğunu söylüyor.

Cole aslında taşınmak için başka bir yer ayarlamıştı, fakat 15 Haziran tarihine kadar hazır olmayacaktı. Bu da ona kalacak bir yer ya da eşyalarını saklayabileceği bir yer olmadan yaklaşık 10 gün vakit geçirmesine neden oldu. Cole, kasabada ailesi olmasına rağmen kendisini veya ailesini Covid-19'a yakalanma riskine sokmak istemediğini belirtti.

4 Haziran tarihinde Cole yeniden adliyeye döndü. Dışarı çıktığında sesi tamamen farklıydı.

"Bitti" diye içini çekti: "Benim sicilimde tahliye olmayacak"

Mahkeme koridorlarında denk geldiği bir avukat Cole'a sadece 10 güne ihtiyaç duyduğunu ve ev sahibi ile pazarlık yapmasını önerdi. Cole'a göre, ev sahibi bu durumu isteksizce kabul etti.

Bulutlarda tam bir rahatlama anıydı.

"Tek istediğim bu, devam etmek ve hareket etmek için biraz zamandı. Şimdi çok mutluyum"

 

Koronavirüs salgını Kanada’daki evsizlerin sayısını artırdı!