12 / 08 / 2022

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'da değişiklik!

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'da değişiklik!

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi TBMM'ye sunuldu.



Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi TBMM'ye sunuldu. Kanun teklifi ile dere yataklarının, birinci derece sel ve heyelan bölgelerinin imar ve yapılaşması yasaklanıyor.

GEREKÇE 

Türkiye'de değişen iklim şartları göz önüne alınarak yerleşimi tamamlanmış tüm ilçelerde yeni hesaplamalar yapılması şarttır. Vatandaşların canını ve malını riske atan yerler tespit edilmeli, dönüşüm ve rehabilite çalışmaları yapilabilecek yerlerde daha fazla vakit kaybedilmeden harekete geçilmeli, aksi durumların yaşandığı bölgelerde vatandaş daha güvenli alanlara taşınmalıdır... 

Ülkemizde doğal afetlere uygun yapılar yapılmaması, özellikle dere yataklarının, birinci derece sel' ve heyelan bölgelerinin geçmişten bu yana imara açılması ya da kaçak yapılarla doldurulması önü alınamaz felaketleri beraberinde getirmiştir. 

Türkiye, daha fazla can ve mal kaybı yaşamadan iklim değişikliğinin taşkınları: arttıracağını bilerek yeni önlemler almalıdır. Bilinmelidir ki küresel iklim değişikliği sadece kuraklık sorunu değildir. Yağış rejimlerinin değişmesi nedeniyle son aylarda neredeyse 5 ayda yağacak yağışın bir ya da iki günde yağdığı ve sonucunda taşkınlar oluştuğu görülmektedir. 

Ocak ayından bu yana doğal afetler, heyelan, sel ve taşkınlar nedeniyle 100'den fazla vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Son olarak Ağustos 2020'de Giresun'daki aşırı yağış sonucu meydana gelen sel ve taşkınlar 9 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuş, kanun teklifimizin hazırlandığı tarihte kaybolan 7 vatandaşımız ise halâ bulunamamıştır. Unutulmamalıdır ki, işgal edilen, yapılaşmaya açılan dere yatakları Giresun örneğinde olduğu gibi yataklarını mutlaka geri almaktadır. 

2020 yılı içerisinde İstanbul'da ve 2019 yılında Trabzon Araklı'da meydana gelen sel ve heyelan felaketleri de doğa olaylarının insan eliyle afete dönüştüğünü göstermiştir. Normal koşullarda dere yataklarında beş yüz yıllık yağış rejiminin ve akış rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 

İmar planlarında, Devlet Su İşleri, dere yataklarının taşkın sınırlarını belirlemiştir ve tıpkı SİT alanlarında olduğu gibi, buralara yapılaşma yasağı getirilmelidir. Dere yataklarının imara açılması mühendislik ve imar planı açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Otoyolların dahi dere yatakları içerisinde yapılması ve yolların yarısının göçmesi felaketin boyutlarının iyi irdelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Türkiye, bilimsel ve mühendislik disipliniyle akış ve yağış rejimini ve debiyi tespit ederek öngörüde bulunmalıdır. 

Kanun teklifimiz, dere yataklarının, birinci derece sel ve heyelan bölgelerinin imara açılması ve jeolojik-jeoteknik etütlerin yapılmaması sonucu insan yaşamının yitip gitmesine seyirci kalınmamasını amaçlamaktadır. 

MADDE GEREKÇELERİ 

MADDE 1- Geçmişten bu yana doğa olayları, sel ve heyelan bölgeleri ile dere yataklarındaki yapılaşma nedeniyle birçok vatandaşımız hayatını kaybetmiş, yanı sıra mal kayıpları yaşanmıştır. ACI ve gözyaşı ile birlikte ülkemiz ekonomisi de bu nedenle ağır darbe almıştır. Bu madde ile Türkiye'nin tüm bölgelerinde dere yataklarının, birinci derece sel ve heyelan bölgelerinin imara açılmaması, can ve mal kayıplarının yaşanmaması amaçlanmıştır. 

MADDE 2- Yürürlük maddesidir. MADDE 3- Yürütme maddesidir.