Ayşe Hasol Erktin: Yeşil binalar doğal çevrenin korunması için önemli bir fırsat!

 Ayşe Hasol Erktin: Yeşil binalar doğal çevrenin korunması için önemli bir fırsat!

Çevre Günü dolayısıyla Yeşil Binaların önemine dikkat çeken Has Mimarlık Kurucu Ortağı Ayşe Hasol Erktin, yeşil binaların doğal çevrenin korunması için önemli bir fırsat olduğuna işaret etti.




Çevre Günü dolayısıyla Yeşil Binaların önemine dikkat çeken Has Mimarlık Kurucu Ortağı Ayşe Hasol Erktin,  yeşil binaların doğal çevrenin korunması için önemli bir fırsat olduğuna işaret etti.


Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme, göçler ve nüfusun artışı çevre sorunlarını beraberinde getirdi. Doğal Çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre, ülkemizde toplam 14 ila 15 milyon konutun yüzde 45’inin sağlıksız olduğunun belirtildiğini söyleyen Ayşe Hasol Erktin, “Bu, 7 milyon konutun yenilenmesi gerektiği anlamına geliyor. 400 milyar dolarlık, 10 ila 15 yıllık bir projeden söz ediliyor.  Çok iddialı, hatta mevcut bütçe verileriyle olanaksız görünse dahi, bu hedefe belli bir oranda yaklaşılacağı anlaşılıyor.  Yeşil binalarda yüzde 30 ila 40 enerji tasarrufu mümkün olabiliyor. Kentsel dönüşümün, bu anlamda yıllık 3 ila 4 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Erktin, Türkiye’de enerji ithalatının cari açığının önemli bir bölümüne neden olduğu düşünüldüğünde, enerji tasarrufunun ülke ekonomisine katkısının ne denli önemli olduğunu da vurguladı.


Kısa Vadede “Yeşil” Dönüşüm


Kentsel dönüşümü “yeşil” dönüşüm olarak düşündüğümüzde, büyük bir fırsat yakalayacağımızı söyleyen Erktin, “Yeşil dönüşüm, hem insan odaklı kentlerin, hem de enerji tasarrufu yoluyla ekonomik refahın önünü açacak. Depremden etkilenmiş alanlar ya da gecekondu bölgelerinde mutlaka gereken kentsel dönüşüme ülke olarak önemli bir yatırım yapacağız. Bu yatırımın “yeşil” önlemler dikkate alınarak yapılması için ilave bir bedel gerekmeyecek. Yalnızca sürdürülebilirlik ilkeleriyle, bilinçli mimarlıkla, kentsel dönüşüm, yeşil dönüşümle taçlanabilir” şeklinde konuştu.


Mimar Ayşe Hasol Erktin’in kentsel dönüşümün “insan odaklı” olabilmesi için görüşleri özetle şöyle: “Yaşanabilir olabilmesi için, kentlerimizi, “insan” ölçeğinde planlamalıyız. Yerleşim birimleri, yayalara göre planlanmalı. Şimdiye dek otomobil ulaşım ağları kent planlarımızda hep öncelikli oldu. Yolların arasında kalan adalar, parsellendi ve binalarla dolduruldu. Oysa yayaların ulaşım ağlarına öncelik verilmeliydi. Çocukların, yaşlıların, engellilerin yaşam alanları düzenlenmeliydi. Mahalle düzeyinde, Boğaziçi köylerinde gördüğümüz düzen, Türk mahalle yaşamının en güzel örneklerindendir. Örneğin, Arnavutköy’de, Kuzguncuk’ta gördüğümüz köy meydanı, kahveler, mahalle çarşısı, cami, okullar yayaların etrafında şekillenir. Bu mahallelerde otomobilin varlığını hissetmezsiniz. Günümüzde de kentsel dönüşüme ‘insan’ odaklı yaklaşmak gerekiyor.”