Bahçelievler Basın Sitesi konut sakinleri mağdur oldu!

Bahçelievler Basın Sitesi konut sakinleri mağdur oldu! Bahçelievler Basın Sitesi konut sakinleri mağdur oldu!

İstanbul Bahçelievler’de yer alan Basın Sitesi’nin riskli olması sebebi ile boşaltılması sonucunda konut sakinleri mağdur oldu. Daire ve dükkân sahipleri, nakliyat parası bulamadıklarından dolayı eşyalarını çıkartamıyor. 

İstanbul’un Kartal ilçesindeki Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesi sonucu kimi riskli binalar boşaltıldı. Bunlardan biri de Bahçelievler’deki 80 daire ve 12 dükkândan oluşan Basın Sitesi’ydi.

BirGün Gazetesi'nde yer alan habere göre söz konusu binadaki daireler ve dükkanlar, riskli olduğu gerekçesiyle mühürlendi. Nakliyat parası bulamadığını belirten konut sakinleri ise, bu süreçte mağdur oldu. 

Bina sakinleri, eşyalarının çalınması sonucu her gün bina önünde nöbet tutmaya başladı. Sitenin apar topar boşaltılması sebebiyle mağdur olan konut sakinlerinden biri minibüste yatarken, bir kısmı da borçlanarak farklı muhitteki dairelere taşındı. Bu süreçte kendilerine herhangi bir yardım yapılmadığını belirten mağdurlar, geçinemediklerini söylüyor. Konut sakinleri, “Nasıl geçineceğiz?” sorusunu sorarken, diğer yandan “Eşyalarımız çalınmasın diye gece gündüz nöbet tutuyoruz” diyor.

İlk sözü ise bina sakinlerinden Zeynep Uz alıyor. Uz, yeni taşındığı dairenin kirasını ödeyebilmek için günde 11 saat çalıştığını söylüyor ve “Devleti, devlete mi şikâyet edeyim?” diye soruyor. Yaşadıklarını şöyle aktarıyor: “Biz, pat diye evden çıkabilecek insanlar değiliz. Belediye bizi apar topar kapı dışı bıraktı. Herkes eşyalarını alıp götüremedi. Burada yaşayan insanların yaşam standartı çok yüksek değil. Zaten öyle olsaydı, daha önce çıkar giderdik. Şu an daha küçük evlerde güç bela yaşamaya çalışıyoruz. Bir ev tutmak, anlaşmak bunlar bir dolu zaman gerektiren bir durum. Buna rağmen hiç halimiz sorulmadı. Hâlâ da sormamakta direniyorlar.”

Sitede yer alan 12 dükkândan birinin sahibi olan Kadir Küllah, bina önünde gece gündüz nöbet tuttuklarını aktarıyor. “Bizi kapının önüne koydular” diyor ve ekliyor: “Tüm gün burada nöbet tutuyor, ateş yakıp ısınıyoruz. Binaya giremiyoruz, dükkâna giremiyoruz, çünkü hepsi mühürlü. Fakat hırsızlar girebiliyor. Onlara serbest, bizlere yasak… Benim çocuğum daha yeni doğdu ve yüzünü görmedim. Eşim doğum yaptığı ve hastanede olduğu sırada ben geldim burada nöbet bekledim.”