Bakanlık'tan doğalgaz anlaşmaları ve projeleri hakkında açıklama!

Bakanlık'tan doğalgaz anlaşmaları ve projeleri hakkında açıklama! Bakanlık'tan doğalgaz anlaşmaları ve projeleri hakkında açıklama!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından, hükümetin gayri yasal ve gayri ahlaki olarak hiçbir kişi, firma veya kuruma imtiyaz sağlamasının söz konusu olmadığı bildirildi.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından, hükümetin gayri yasal ve gayri ahlaki olarak hiçbir kişi, firma veya kuruma imtiyaz sağlamasının söz konusu olmadığı bildirildi.


Bakanlıktan doğalgaz anlaşmaları ve projeler hakkında bazı gazetelerde çıkan iddialara ilişkin açıklama yapıldı.


Açıklamada, Azerbaycan'la yapılan doğalgaz alım anlaşmasında Türkiye'nin zarara uğratıldığı iddialarına ilişkin, dünyadaki doğalgaz alım-satım anlaşmalarının fiyat revizyonuna tabi olduğu belirtilerek, "Anlaşmalarda belirlenen şartların sağlanması halinde anlaşma fiyatı ve fiyat formülü revize edilebilmektedir. Piyasa koşullarına göre; satıcının fiyat artırımı, alıcının ise fiyat indirimi talep etme hakkı vardır. BOTAŞ ile Azerbaycan Gas Supply Company arasındaki 12 Mart 2001 tarihli Doğalgaz Alım-Satım Anlaşması içerisinde diğer tüm doğalgaz alım-satım anlaşmalarında olduğu gibi fiyat revizyonuna ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi. 


Dünyadaki doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışların, Türkiye ve Azerbaycan'ı fiyat revizyonu yapmaya yönelttiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:


"Nitekim Azerbaycan, 2001 yılında belirlenen fiyatın, artık piyasa şartlarını yansıtmadığını gerekçe göstererek, müzakere talep etmiş, yürütülen fiyat müzakerelerinden sonuç alınmış, "Şahdeniz Faz 1" doğalgaz fiyatında piyasa şartlarına uygun bir değişikliğe gidilmiştir. Azerbaycan "Faz-1 Anlaşması" kapsamında BOTAŞ'ın yeniden ihraç hakkı mevcut olup bu konuya ilişkin anlaşmada bir değişiklik yapılmamıştır. Yeniden ihraç hakkının al ya da öde yükümlülüğüne bir etkisi bulunmamaktadır."


"Mevzuata göre lisans ve izinler veriliyor"


Rus doğalgaz ve petrolü ile Kürt petrollerinin taşınmasının ihalesiz olarak PowerTrans şirketine verildiği iddialarına da yer verilen açıklamada, "Esas itibarıyla bölge ile enerji ticareti (petrol, petrol ürünü, doğalgaz, elektrik) yapmak isteyen firmalarımızın Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nde kontrata bağlanmış başvurularına istinaden, ilgili kamu-kurum ve kuruluşlarımızca 'mer'i mevzuat' çerçevesinde gerekli lisans ve izinler verilmiştir" değerlendirmesinde bulunuldu.


Açıklamada şunlar kaydedildi:


"Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından uluslararası ticarete ve Türk mevzuatına uygun şekilde PowerTrans şirketinin başvurusu değerlendirilerek ve 'mer'i dış ticaret ve gümrük mevzuatımız çerçevesinde', firmanın yerine getirmesi gereken tüm yükümlülükleri tamamıyla yerine getirilmesi kaydıyla faaliyetlerine izin verilmiştir. Bir hukuk devleti olarak hükümetimizin gayri yasal ve gayri ahlaki olarak hiçbir kişi, firma veya kuruma imtiyaz sağlaması söz konusu değildir."


"Nabucco'nun çöpe atıldığı iddiası"


Açıklamada, Nabucco ve TANAP projeleri hakkındaki iddialara da değinildi. Nabucco Projesi tarafından sunulan teklifin, Şahdeniz Konsorsiyumu tarafından ticari olarak uygun bulunmadığı belirtilen açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan'ın TANAP boru hattının inşası için de anlaşmış olmasının önemine işaret edildi. 


Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:


"Güney Akım Projesi bağlamında verilen Türkiye'nin Karadeniz'deki Münhasır Ekonomik Bölgesinden geçiş izninin Nabucco, TANAP ya da TAP projeleri ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı açıkça görülmektedir. Bu nedenle, Rusya'ya Karadeniz'den geçiş hakkı verilmesinin 'Nabucco'yu çöpe attığı savı' gerçeği yansıtmamaktadır. Gaz taşıma anlaşmaları ile birlikte Azerbaycan ile ülkemiz arasında doğalgaz alanında işbirliğini öngören başka anlaşmalar da imzalanmıştır. Bu anlaşmalar sayesinde BOTAŞ'ın TANAP'taki hissesi yüzde 20'den yüzde 30'a çıkarılmış, ayrıca TPAO'nun Şahdeniz Sahası ve Güney Kafkasya Boru Hattındaki hissesi yüzde 9'dan yüzde 19'a çıkarılmıştır. Böylelikle ülkemizin devlet şirketlerinin 'üretim-taşıma-pazarlama' zincirindeki tüm halkalarda söz sahibi olması sağlanmıştır."


AA