Çukurova Balkon

Burçin Solmaz Derinçay'da yaşanan kirliliğe dikkat çekti!

Burçin Solmaz Derinçay'da yaşanan kirliliğe dikkat çekti! Burçin Solmaz Derinçay'da yaşanan kirliliğe dikkat çekti!

Güvenli Gıda Derneği Başkanı Yüksek Ziraat Mühendisi Sadadettin Karaarslan, İl Genel Meclisi Üyesi Burçin Solmaz'ın Derinçay'da yaşanan kirliliğe dikkat çektiği açıklamalar üzerine bir değerlendirme yaptı.


Kartal'ın hemen teslim en cazip sitesinde! 65 metrekare 299 bin TL!



Ziraat Odası Meclis Kurulu  ve  Organik Tarım ve Güvenli Gıda Derneği Başkanı  Yüksek Ziraat Mühendisi Sadadettin Karaarslan, İl Genel Meclisi Üyesi  Burçin  Solmaz'ın Derinçay'da yaşanan kirliliğe dikkat çektiği açıklamalar üzerine bir değerlendirme yaptı.


Derinçay'ın kirliliği konusuna geçte olsa el atılmak istenmesinin bu bölgede özellikle tarımdan ekmeğini kazanan çiftçileri son derece memnun edeceğini ve Çorum halkının son derece yararına olacağını belirten Karaarslan, bu vesile ile başta Derinçay'ın geçmişi olmak üzere kirlenme sebepleri ve kirliliğin önlenmesi konusunda yapılması gerekenler ve araştırmalara yardımcı olmak üzere bir dizi yorumlarda bulundu.


Karaarslan, yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; "Bilindiği üzere Derinçay su toplama havzası Sarmaşa Köyü'nden başlamak üzere Çorum civarında ki sanayi ve tarım havzalarını geçer Çorum'un bütün sularını toplayarak Cemilbey önünde Alaca Çayı ile birleşir devamla Çekerek Irmağı'na karışır. Bu havzada yaklaşık 40 adet köy vardır. Bu çay geçtiği her köyün arazilerinin bereket kaynağıdır. Zira bu köylerin 1. Sulama kaynağı Derinçay'dır.


O bölgenin bir çocuğu ve bir Çorumlu olarak Derinçay ile her zaman ilgilendim. Bizler çocukluğumuzda bu çayda balık tutardık. Bizim kuşak ve bu bölge insanları bunu iyi bilir. Bizler Derinçay'a Çorum ırmağı derdik. Öyle pırıl pırıldı ki suyunu dahi içebilirdik. Şimdi tabanı zift ve pislik dolu, suyu pislik içinde akıyor. Rahmetli belediye başkanımız Turhan KILIÇCIOĞLU zamanında konuyu bizzat gündeme getirmiş hakimiyet gazetesinde ilgilileri uyarmıştım. Daha sonraki yıllarda Sayın Arif ERSOY'un belediye başkanlığı zamanında bir arıtma tesisi yapıldı. Bu arada Yeşil Irmak havzası rehabilitasyon projesi kapsamında köylere kanalizasyon yapılmaya başlandı. Bir takım şaibeler ile bu proje fiyasko oldu. Köylerde onca insan yaşarken ve hayvan varlığı var iken Derinçay yani Çorum Irmağı kirlenmiyordu da, köylerde insan kalmayınca mı kirlenmeye başladı? Derinçay ile Cemilbey önünde birleşen Alaca Çayı kenarında birçok köy var iken bu ırmak temiz olup halâ içerisinde balık tutuluyor, İnşallah buda kirlenmez.


O halde Çorum'un ergenesi diyebileceğimiz Derinçay kirliliğinin gerçek sebeplerini ortaya koymak gerekirse, kirlenme, şehir kanalizasyon atıkları, çevrede kurulan sanayi tesisleri ve bunların atıkları, çevrede yürütülen tarımsal faaliyetlerden  kaynaklanmaktadır.


Bu çerçevede başta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü olmak üzere İl Genel Meclisi, Belediye, Gıda tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası, Ziraat odası hatta Ticaret Borsası ve Esnaf Odaları olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşları ve kamu kuruluşlarını ilgilendirmektedir. Ziraat Odası olarak bunu çeşitli ortamlarda dile getirdik ve üzerimize düşeni çiftçilerimiz ile birlikte yapmaya hazırız. Sayın Vali'mizin bu soruna bir an önce el atmasını bekliyoruz. Zira Derinçay'ın diğer adı ile Çorum Irmağının kirliliği tüm kurumların ortak çalışması ile önlenir ve temizlenir.


Öncelikle kapasitesinin artırılacağını bildiğimiz arıtma tesisinin bir an önce tamamlanması, sanayi tesislerinin atıklarını temizleyip Derinçay'a bırakması ile ilgili tesisleri kurmaları, devlet Su İşleri (DSİ) ve İl Özel İdaresi'nin ortak çalışması ile tabanda oluşan kirliliğin temizlenmesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'müzce tarımsal kimliği önleyici kendi iş tedbirlerinin alınması çok önemlidir. Tüm bunlara ek olarak siyasilerimizin de bu konu ile ilgilenmeleri ilimizin çevre halk sağlığı ve güvenli gıda açısından elzemdir.


Tüm ileri ülkelerin çevreye ne derece önem verdiği konusunda bir hatıramı paylaşmak istiyorum;


Yıl 1976. Almanya'da bundan yaklaşık 40 yıl önce bir staj sırasında bizleri tamamen rahibelerin işlettiği bir manastır çiftliğine götürdüler. Gezinin sonunda pompaj ile yandan geçen dereye su atılıyordu. Gezdiren rahibe bu suyu içebileceğimizi söyledi. Bu su çiftlik atıklarının suyudur. Ancak bizler bu suyu içilebilir şekilde bırakmak zorundayız demişti. O günleri görmek dileğiyle…"


Çorum Hakimiyet