Büyükada'da Vatikan Sarayı'nı Harvard'lı rehber gezdiriyor!

Büyükada'da Vatikan Sarayı'nı Harvard'lı rehber gezdiriyor!

Bizanslılardan kalan üzüm bağlarını ve tuğla ocağını, rasathane olarak kullanılan köşkü, Vatikan Sarayını gördünüz mü Harvard Üniversitesi mezunu Gürsan Ergil, isteyenlere rehberlik ediyor...

Hafta sonu gezilecek 2 proje 2 site!

 

Prens Adaları sahip olduğu zenginlikleriyle İstanbulun en özel yerlerinden... Burgazada, Kınalıada, Heybeliada ve Sedef Adasının yanında en çok ilgi gören ise Büyükada...

Şirin ve bir o kadar tarih kokan evleri, güleryüzlü müdavimleri, süslü faytonları, 203 rakımlı Yücetepeden muhteşem İstanbul ve Marmara manzarası, medeniyetlerin dostluğu, kardeşliğini ispatlarcasına binlerce yıldır Büyükadanın en tepesinden bulunan Aya Yorgi Kilisesi ve manastırıyla hakkında ne yazılsa ve söylense azdır. Peki Büyükadayı ne kadar tanıyorsunuz Adadaki Meziki, Mizzi ve Fethi Okyar Köşkü, Vatikan Konsolosluğu Yazlık Sarayını biliyor musunuz Bahçelerini gezdiniz mi Eğer bu sorulara yanıtınız Hayır ise doğma büyüme Büyükadalı olan Gürsan Ergille tanışmalısınız. Ergil, meraklılarına Büyükadanın halka açık olmayan fakat keşfedilmesi gereken yerlerini, özellikle bahçeleri gezdirerek rehberlik ediyor.


Kendi başınıza gezemezsiniz

Harvard Üniversitesi Arnold Arboretumunun Peyzaj Enstitüsünde Peyzaj Tasarımı ve Tarihi Bölümü mezunu Ergil, Türkiyeye döndüğünden beri Osmanlı-İslam Bahçelerini araştırıyor. Ergil, bahçelere çocukluğundan beri merakı olduğunu anlatıyor. Çeşitli kültür ve milletlerin geçiş yeri olarak kullandığı adalara herkesin bir şeyler kattığını belirten Ergil, özellikle Büyükadanın çok değerli olduğu görüşünde: 19ncu yüzyıl itibariyle Adaların bir sayfiye bölgesi olarak önemi artınca farklı stillerde köşk ve bahçeler inşa edilmeye başlanmış. Bu dönemde İstanbulda popüler olan Batı tarzındaki bahçe düzenlemesini adada görebilirsiniz. Özellikle ilkbaharda, bakımlı bahçelerde yetişen türlü türlü çeşit ve renkteki bitkiler, çiçekler ve sarmaşıklar güzel kokularıyla, Büyükadayı adeta bir botanik bahçesine çeviriyor.

Büyükadada pek çok kişinin tek başına gezemeyeceği yerlere turlar düzenleyen Ergil Adalar Kent Müzesi ile Adalarda Bahçe Kültürü adı altında düzenli geziler yapıyorum. Bu sayede normalde gezilmesi zor olan birçok özel bahçeyi ve mülkü tanıtma fırsatımız oluyor diyor.

Ergilin turlarında yer alan ve çok fazla bilinmeyen yerlerden biri Meziki Köşkü... Bizans devrine ait freskleriyle ünlü olan bu köşk, 1860 yılında inşa edilmiş. Ergil, bugün otel olarak hizmet veren Meziki Köşkünün bahçesinde ise pek çok önemli detayın bulunduğunu söylüyor: Örneğin bahçe duvarı Bizans döneminde inşa edilmiş. Köşkün önünde ana caddeye bakan ve Marmara mermeriyle kaplı küçük bahçede, Osmanlı çeşmesi göze çarpar. Bu bölümdeki diğer bir hoş ayrıntı ise dikkat çeken dövme demir giriş kapısı ve değişik mimariye sahip merdiven sahanlığı.

Cumhuriyetin kurucularından olan ve bir dönem başbakanlık da yapan Ali Fethi Okyarın evi Büyükadada. Adanın güneyindeki Halik Koyunda bulunan Fethi Okyar Köşkü, 1935 yılında inşa edilmiş. 100 dönüm üzerine kurulu olan köşkü yine sadece Gürsan Ergilin turu sayesinde ziyaret etmek mümkün.

Pembe üzüm yetişirdi

Deniz kenarında Bizans dönemine ait bir tuğla ocağının bulunduğunu söyleyen Ergil bu yapının İstanbulun endüstriyel mimari tarihi açısından eşi benzeri olmadığını belirtiyor: Tuğla ocağı sekiz metre yüksekliğinde küp blok formunda yapılmış. Burada çok kaliteli tuğlalar elde. Bahçenin botanik bakımdan önemli kılan etkenlerden biri, bugün bile asma kazıklarını görebildiğimiz Aya Yorgi rahiplerine ait 12inci ve 13ncü yüzyıldan beri işletilen, özellikle pembe çavuş üzümü yetiştirilen Bizans bağları.

Mizzi Köşkü bir dönem rasathaneydi

Gürsan Ergil, 19uncu yüzyılda inşa edilen Vatikan Konsolosluğu Yazlık Sarayının da Büyükadanın gizli kalmış yapılarından biri olduğunu söylüyor. Ergil, İtalyan tarzında tasarlanan ve günümüze kadar orijinal haliyle korunan bu sarayın hem mimari hem bahçe tasarımı açısından kesinlikle ziyaret edilmesi gerektiği görüşünde: Bostan olarak kullanılan alanı gölgelendirmek amacıyla yapılan dövme demir çardak ve servis için oluşturulmuş havuzlu depo sarayın dikkat çeken bölümlerinden. Buranın en arkasında duvara gömülmüş ve ön tarafı buzlu cam kaplı bir metal dolapta muhafaza edilen ve mülkü koruduğuna inanılan bir aziz heykeli yer alıyor. Sarayda küçük bir ormancık bulunuyor. Bahçesinde asırlık servi ağaçları var. Ayrıca bahçeye yakın kuyusundan vakti zamanında Ada halkı suyunu bu kuyudan temin edermiş.

Ergil, Mizzi Köşkünü de turuna dahil etmiş. Bir dönem Levant Herald adlı gazeteye ev sahipliği yapan köşk, daha sonra otel olarak hizmet vermiş. Köşkün öne çıkan en önemli mimari özelliği kare kesitli yüksek kulesi... Ergil, buranın bir dönem rasathane olarak kullanıldığını ve evin sahibi Mizzinin teleskopla gökyüzünü izlediği söylüyor.

Fatma Karaman / STAR

 

pus