Çağatay Özdoğru: Popüler bir AVM'nin patronu olabiliriz!

Çağatay Özdoğru: Popüler bir AVM'nin patronu olabiliriz!

Esas Holding CEO'su Çağatay Özdoğru, 2011 ajandasında gayrimenkul yatırımları olduğunu söyledi. Özdoğru, İlk etapta çok tanınmış bir AVM'yi satın alarak bu alana gireceğiz. Görüşme sürüyor, imza çok


 2000 yılında Şevket Sabancı ve ailesi tarafından kurulan Esas Holding'in CEO'su Çağatay Özdoğru, grubun yeni dönem vizyonunu anlattı. 2005 yılında göreve gelen Özdoğru, grubun başlangıçta niş alanlara girdiğini, ancak bundan sonra bir sektörün en büyüğü ya da güçlü ikinci büyüğü olamayacakları işlerle ilgilenmeyeceklerini söyledi, özdoğru, "Yani artık Citiform gibi bir işte bizi göremeyeceksiniz, bize birkaç tane daha Pegasus, birkaç tane daha Electro World lazım" dedi.

Esas Holding alanlarım "Tüketiciye dokunan sektörler" olarak tanımlıyor. Bu asla sanayicilik olmaz mı demek
Evet tüketiciyi çok önemsiyoruz. Çünkü tüm dünyada kriz sürerken Türkiye, iç talebin gücüyle bu kadar hızlı çıktı krizden. Bu yüzden biz krize bağışıklığı olan işlerle ilgileniyoruz. Ama sanayinin arkasında bir marka gücü varsa olabilir. Öyle bir üretiminiz vardır ki arkasında büyük bir marka vardır, ona girebiliriz, işin büyüyebilmesi çok önemli bizim için. Yani 100 milyon dolar ve üzeri cirolara gelebilmesi lazım.

Bir dönem gayrimenkul sektörüne ilgi duymuştunuz. Ama bu alanda bir iş görmedik...
Başta Şevket Bey olmak üzere grubun gayrimenkule ilgisi hep var. Biz burada ticarinin daha uygun olduğunu düşünüyoruz, hem yurtiçi hem de yurtdışı, istanbul'da birkaç tane AVM'ye teklif verdik. Sizin çok iyi bildiğiniz, değer kazanan ve başarılı olan AVM'ler bunlar. Londra'da da bir bina aldık,içinde kiracıları var Esas Holding'in de ofisi orada. Şu anda gayrimenkul stratejimizi bitirmek üzereyiz, 2011'de gayrimenkul alanında önemli işler yapacağız, işin başında Şevket Bey'in torunu var. 2011'de istanbul'un en önemli AVM'lerinden birinin sahibi olabiliriz. Yurtdışında da AVM ve ofis işine giriyoruz. Şu anda üç AVM ile görüşmemiz var Türkiye'de. Hepinizin çok yakından tanıdığı popüler bir AVM'yi satın alma konusunda da son noktaya geldik, ancak henüz imza atılmadı. Kurtköy'de bir arazi geliştirme işimiz var.


Son AFM operasyonunda Ali Bey ya da Emine Hanım'ın görüşmelere hiç katılmadığı konuşuluyordu, öyle mi
Bizde bir sponsorluk mekanizması var. Biz yeni bir işe girmek istiyorsak yönetim kurulundan bir kişi buna sponsor oluyor, ama bu bir zorunluluk değil tabii. Şöyle yürüyor bu iş, diyor ki sponsor, "Bana ihtiyaç duyduğunuz zaman, beni kullanın." Yani "Ortaklık görüşmelerinde benim olmam fayda sağlayacaksa, yani soyadım, ismim, ağırlığımla bir faydam olacaksa geleyim. Ama gerek yoksa kendi başınıza görüşmeleri yürütebilirsiniz."

Acil durumda camı kırın gibi mi yani
Aynen öyle. Örneğin AFM'de projenin sponsoru Ali Sabancı idi ve biz Ruslardan alırken hiçbir görüşmeye katılmadı. Bütün pazarlığı ben ve ekibim götürdük. Ama toplantıdan çıkıp telefonla bilgilendirdik, Ali Bey'in de söylediği gibi bizim grupta egolar arka ceptedir, o yüzden iş hızlı yürür.

Yurtdışında sizi Sabancı Holding ile karıştıran oluyor mu
Esas Holding tanınmadığı zaman karışabiliyordu, ama artık tanınıyor. Biz zaten Esas Holding'i öne çıkarmayı sevmiyoruz, şirketleri öne çıkarmak önceliğimiz. Biz 15 kişi ile 2 milyarlık portföyü yönetiyoruz. Bu 20'yi de geçmez. Ben CEO'yum ve tüm işlerle ilgiliyim onun dışında yönetim kurulunda herkesin yakın olduğu bir alan var. Örneğin Erhan Kamışlı sağlık, Ali Sabancı havacılık işine yakın. Perakende ve gıda direkt bana bağlı.

Holdingin lokomotifi özel havacılık mı olacak hep
O alan çok büyüyor, potansiyel hâlâ büyük.

100 milyon dolar ciro alt limiti artık niş alanlara girmeyeceğiniz anlamına mı geliyor
Evet, bundan sonra öyle işlere girmeyiz. 2005 öncesinde girmişiz ama Citiform gibi bir iş bundan sonra göremezsiniz. Yani yüzde 99.9 görmezsiniz. Bize birkaç tane daha bir şey yakalamamız lazım, ya da mevcut bir iş var ama büyüme potansiyeli olan bir işe girmemiz. Örneğin elektronikte biz niye girdik Dixons ile bu işe Dünyaya baktık ve her yerde büyük formata dönüş var. Türkiye'de de müthiş bir pazar var. Beyaz eşyada da kayıyor. Büyük formatlara ürün veren beyaz eşya markaları pazardan müthiş pay alıyor artık

Almanya'da kuruyemiş fabrikası kuracağız

İki yıl önce Peyman'ın yüzde 30 hissesini alarak kuruyemiş işine girdiniz. Nasıl gelişti o ortaklık Kim kimi buldu
Peyman'ı biz keşfettik dersem yalan olur. Onlar bize geldi, böyle bir arayışları varmış zaten. Bizimle ortaklıktan sonra Peyman'ın cirosu yüzde 100 büyüdü. Finansörlerle ilişkilerde Esas Holding'in varlığı onlara kolaylık sağladı. Sektörde müthiş bir değişim var, dökmeden paketli tüketime geçiş var, organize perakende de gelişiyor bir yandan, onun da katkısı var. Aynı şey beyaz peynir ve kaşar peynirinde de ambalajlıya dönüş var. Peyman tam bizim aradığımız kriterlere uygun, dört dörtlük bir firmaydı çünkü önünde milyar dolarlık bir pazar var, güçlü bir marka aynı zamanda. Biz ya bir olalım ya da çok kuvvetli iki olalım istiyoruz. Üç olacağımız işe girmeyiz. Pegasus çok kuvvetli iki, Peyman da öyle. Peyman yurtdışından ürün alıyor, şimdi Esas Holding denince daha iyi koşullarda kredi bulmaya başladı. Esas Holding bünyesine girmek onlara farklı bir bakış açısı da kazandırdı. Yeni fabrika kurmak, tesis kurmak gibi vizyonlar getirdik. Şimdi Almanya'da tesis kurmak istiyoruz. En kolay girebileceğimiz yer orası, çünkü yoğun Türk nüfusu var. Önce zaten hazır olan pazar ile girip, sonra global tüketiciye ulaşacağız. Biz hiçbir zaman, hiçbir alanda etnik pazarda kalmak istemiyoruz. Rusya'ya da kuruyemiş konusunda yatırım yapmayı da düşünüyoruz. Ruslar Peyman'ı çok seviyor. Peyman'ın merkezi Eskişehir'de de yeni yatırımlara başlıyoruz.
Habertürk