14 / 08 / 2022

Danıştay'dan 6 ilde Yeşil Yol Projesi için yürütmeyi durdurma kararı!

Danıştay'dan 6 ilde Yeşil Yol Projesi için yürütmeyi durdurma kararı!

Danıştay, Tema Vakfı tarafından 'Yeşil Yol Projesi'ni de kapsayan Karadeniz Bölgesi’ndeki 6 ilin 'Çevre Düzeni Planı' için açılan davada 'yürütmeyi durdurma' kararı verdi.



Rize, Artvin, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu illerindeki vadilerin doğal varlıklarının değerlendirildiği 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 2011 yılının Ağustos ayında dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlandı. TEMA Vakfı, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma ile ilgili olarak, bir haftalık askı süresi içerisinde planın 36 maddesine itiraz etti. İtirazlardan sonuç alamayan TEMA, planın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 2011 yılının Aralık ayında Danıştay’a dava açtı. Dava kapsamında 2013 yılının Kasım ayında Danıştay üyeleri ile birlikte aralarında Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim görevlilerinin yer aldığı bilirkişi heyeti, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 36 noktada 3 gün süreyle bilirkişi incelemesi yaptı. 


PLANDA BÖLGENİN DOĞAL VARLIKLARI KORUNMUYOR VURGUSU 

Bilirkişi raporunda Çevre Düzeni Planı'nın bölgedeki önemli doğa koruma alanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını korumadığına vurgu yapıldı. Planın, merkezine yaşam önceliğini ve bunun sürdürülebilirliğini koyması gerekirken, sadece insanı esas alan bir yaklaşımla hazırlandığı belirtildi. Planın ayrıca bölgedeki korunması gereken doğal varlıkları, 'Doğal kaynak' olarak görmekle, ticarileştirilmesinin yolunu açtığına dikkat çekildi. Danıştay İdari Dava Daireleri, bilirkişi raporlarına dayanarak 6 ilin Çevre Düzeni Planının yürütmesini durdurma kararı verdi. 


'YEŞİL YOLLA DOĞAL YAPI OLUMSUZ ETKİLENECEK' TEMA 

Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer, Samsun’dan Artvin’e kadar Karadeniz yaylalarını yüksek rakımdan denize paralel bir şekilde birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol projesini de kapsayan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile ilgili Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Planın iptali talep edilen bölümlerinden biri de Yeşil Yol Projesi ile ilgiliydi. Planda, ‘Yayla turizminin geliştirilmesi için yaylalar arası entegrasyon’ olarak yer verilen Yeşil Yol Projesi'nin, bölgenin doğal ve kültürel yapısını bozacağı gerekçesi ile iptalini talep ettik. Bölgede yapılan mahkeme keşfinde, bilirkişi heyeti de, ‘Yaylaların karayolu ile birbirlerine bağlanması halinde araç trafiğinin denetlenmesinin zor biçimde artacağı, yaylalardaki geleneksel yaşam tarzını sürdürmenin zorlaşacağı, yaylaları yapılaşma için cazip hale getireceği, bu durumun, yaylaların doğal yapısını olumsuz olarak etkileyeceği’ yönünde görüş bildirdi. Yine raporda, yaylaların entegrasyonu amacıyla yeni yolların açılması ile ilgili olarak, ‘Bölgenin topografik yapısının oluşturduğu denize dik ve derin vadilerin denize paralel yollarla birbirine bağlanması durumunda büyük bir çevre tahribatına neden olunacağı, böylesine bir tahribata neden olmak yerine, bugünkü gibi her yaylaya mevcut güzergahlardan erişilmesinin doğru bir yaklaşım olacağı’ belirtildi."

 

PROJE DURDURULMALI 

Bilirkişi heyetinin oluşabilecek tahribata dikkat çektiğini hatırlatan Özer, "Bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği gibi, yol inşaatlarıyla çok özgün doğal özellikleri olan vadilerin ve doğal çevrenin tahribatı söz konusu olacak. Yeşil Yol projesi Karadeniz bölgesinin sahip olduğu eşsiz güzelliklere telafisi güç zararlar vermeden durdurulmalıdır" dedi. 


YEŞİL YOL PROJESİ NEDİR? 

Yeşil Yol, Samsun’dan başlayarak Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin’in yaylaları ve turizm merkezlerini üst koddan birbirine bağlayan yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzunluğunda turizm yolu olarak planlandı. 7 metre genişliğinde gidiş - geliş tek şerit olarak planlanan yolun zemini taş parke döşemeli olacak. Bu yolla birlikte 40 noktada oteller, restoranlar ve kayak tesislerinden oluşan turizm merkezleri oluşturulacak. İki yıldır süren ve 90 milyon lira harcanan yol çalışmasının 2018 yılında tamamlanması planlanıyor. Yeşil yol projesi geçen yaz döneminde Rize’de protestolara neden olmuştu. Çamlıhemşin İlçesi Yukarı Kavron ve Samistal yaylaları arasındaki Yeşil yol bağlantısına karşı çıkan bölge halkı iş makinelerinin önüne çıkarak eylem yapmıştı. Havva ana lakabıyla tanınan Rabia Bekar, komandolar eşlinde getirilen iş makinelerinin çalışmasına karşı direnerek Yeşil yol mücadelesinin sembolü olmuştu. Uzun süren protestolar ve tepkiler nedeniyle Rize Valiliği Yukarı Kavrun-Samistal bağlantı yolunu durdurmuştu.


Aydinses




Haber Zaman Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...


Danıştay, ‘Yeşil Yol' Projesi'nde yürütmeyi durdurma kararı verdi.


Dava kapsamında bölgeyi inceleyen bilirkişi heyeti raporunda su havzalarının ve tarım alanlarının korunmadığına vurgu yaptı. TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer, “Yeşil Yol Projesi, Karadeniz Bölgesi'nin sahip olduğu eşsiz güzelliklere telafisi güç zararlar vermeden durdurulmalıdır.” dedi.


Yeşil Yol projesi nedir?


Yeşil Yol, Samsun'dan başlayarak Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin'in yaylaları ve turizm merkezlerini üst kottan birbirine bağlayan yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzunluğunda turizm yolu olarak planlandı. Bu yolla birlikte 40 noktada oteller, restoranlar ve kayak tesislerinden oluşan turizm merkezleri oluşturulacak. Havva Ana lakabıyla tanınan Rabia Bekar, komandolar eşlinde getirilen iş makinelerinin çalışmasına karşı direnerek Yeşil Yol mücadelesinin sembolü olmuştu.


Zaman


Haber Bugün Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


Danıştay, Tema Vakfı tarafından Yeşil Yol Projesi'ni de kapsayan Karadeniz Bölgesindeki 6 ilin 'Çevre Düzeni Planı' için açılan davada bir kez daha 'yürütmeyi durdurma' kararı verdi. Daha önce Rize İdare Mahkemesi tarafından durdurma kararı verilen proje, 6 ilin yaylalarını birbirine bağlayan 2 bin 600 km'lik turizm yolu olarak planlandı. 


Bugün 



Bu haber Günebakış Gazetesi'nde şöyle yer aldı:


ÇEVRECİLERİN Yeşil Yol’a ilişkin  mücadeleleri hem fiilen hem hukuken devam ediyor. TEMA Vakfı tarafından 6 ilin Çevre Düzeni Planı mahkemeye götürüldü. Danıştay, garip bir biçimde yürütmeyi durdurma kararı verdi. Danıştay kararında planın insanı esas alan bir yaklaşımla hazırlandığını belirtirken yaşam önceliğini merkezine almadığını iddia etti. Ayrıca yaylalarda trafiğin artacağını doğal yapının olumsuz etkileneceğini belirterek, yaylaların bu haliyle kalmasını önerdi. Bilindiği gibi Danıştay Sahil Yolu’nda da defalarca durdurma kararı vermişti. 

Rize, Artvin, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu illerindeki vadilerin doğal varlıklarının değerlendirildiği 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 2011 yılının Ağustos ayında dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlandı. TEMA Vakfı, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma ile ilgili olarak, bir haftalık askı süresi içerisinde planın 36 maddesine itiraz etti. İtirazlardan sonuç alamayan TEMA, planın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 2011 yılının Aralık ayında Danıştay’a dava açtı. Dava kapsamında 2013 yılının Kasım ayında Danıştay üyeleri ile birlikte aralarında Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim görevlilerinin yer aldığı bilirkişi heyeti, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 36 noktada 3 gün süreyle bilirkişi incelemesi yaptı.

PLANDA BÖLGENİN DOĞAL VARLIKLARI KORUNMUYOR VURGUSU

Bilirkişi raporunda Çevre Düzeni Planı’nın bölgedeki önemli doğa koruma alanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını korumadığına vurgu yapıldı. Planın, merkezine yaşam önceliğini ve bunun sürdürülebilirliğini koyması gerekirken, sadece insanı esas alan bir yaklaşımla hazırlandığı belirtildi. Planın ayrıca bölgedeki korunması gereken doğal varlıkları, ’Doğal kaynak’ olarak görmekle, ticarileştirilmesinin yolunu açtığına dikkat çekildi. Danıştay İdari Dava Daireleri, bilirkişi raporlarına dayanarak 6 ilin Çevre Düzeni Planının yürütmesini durdurma kararı verdi.

’YEŞİL YOLLA DOĞAL YAPI OLUMSUZ ETKİLENECEK’

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer, Samsun’dan Artvin’e kadar Karadeniz yaylalarını yüksek rakımdan denize paralel bir şekilde birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol projesini de kapsayan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile ilgili Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Planın iptali talep edilen bölümlerinden biri de Yeşil Yol Projesi ile ilgiliydi. Planda, ‘Yayla turizminin geliştirilmesi için yaylalar arası entegrasyon’ olarak yer verilen Yeşil Yol Projesi’nin, bölgenin doğal ve kültürel yapısını bozacağı gerekçesi ile iptalini talep ettik. Bölgede yapılan mahkeme keşfinde, bilirkişi heyeti de, ‘Yaylaların karayolu ile birbirlerine bağlanması halinde araç trafiğinin denetlenmesinin zor biçimde artacağı, yaylalardaki geleneksel yaşam tarzını sürdürmenin zorlaşacağı, yaylaları yapılaşma için cazip hale getireceği, bu durumun, yaylaların doğal yapısını olumsuz olarak etkileyeceği’ yönünde görüş bildirdi. Yine raporda, yaylaların entegrasyonu amacıyla yeni yolların açılması ile ilgili olarak, ‘Bölgenin topografik yapısının oluşturduğu denize dik ve derin vadilerin denize paralel yollarla birbirine bağlanması durumunda büyük bir çevre tahribatına neden olunacağı, böylesine bir tahribata neden olmak yerine, bugünkü gibi her yaylaya mevcut güzergahlardan erişilmesinin doğru bir yaklaşım olacağı’ belirtildi."


PROJE DURDURULMALI

Bilirkişi heyetinin oluşabilecek tahribata dikkat çektiğini hatırlatan Özer, "Bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği gibi, yol inşaatlarıyla çok özgün doğal özellikleri olan vadilerin ve doğal çevrenin tahribatı söz konusu olacak. Yeşil Yol projesi Karadeniz bölgesinin sahip olduğu eşsiz güzelliklere telafisi güç zararlar vermeden durdurulmalıdır" dedi.



Bu haber Karadeniz Gazetesi'nde şöyle yer aldı:




Danıştay'ın aldığı yürütmeyi durdurma kararı ile Doğu Karadeniz yaylalarını birbirine bağlayan Yeşil Yol'un yapımının durduğu ile ilgili basında çıkan haberlere TEMA’nın ardından bir düzeltme de DOKAP’tan geldi.


DOKAP'tan açıklama.... Basında yer alan TEMA’nın açtığı bir dava üzerine Danıştay’ın tartışmalara konu olan Yeşilyol Projesi ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verildiği yönündeki haberler üzerine DOKAP’tan bir açıklama yapıldı. DOKAP’tan yapılan açıklamada, Yeşilyol olarak adlandırılan Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaylaların yollar ile bağlantılarının sağlandığı proje ile ilgili Danıştay’ın projenin uygulayıcı kurumlarına her hangi bir dava bilgisi ulaştırılmadığı, ifade talebinde bulunulmadığı, TEMA’nın açmış Çevre Bakanlığı’na karşı açmış olduğu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı iptal davasının ise direk olarak Yeşil Yol Projesi ile bağlantılı olmadığı belirtildi. TEMA tarafından geçtiğimiz gün yapılan açıklama da da “10 Aralık 2015’te çeşitli basın yayın organlarında “Danıştay'dan Yeşil Yol için karar çıktı. Danıştay, TEMA Vakfı tarafından ‘Yeşil Yol Projesi’ni de kapsayan Karadeniz Bölgesi’ndeki 6 ilin ‘Çevre Düzeni Planı’ için açılan davada ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi” biçiminde haberler yayınlanmıştır. Haberler kamuoyu tarafından ‘Yeşil Yol” olarak bilinen yaylalar arası entegrasyonu sağlayan projenin durdurulduğu biçiminde algılanmıştır. TEMA Vakfı Ordu’dan başlayıp Artvin-Gümüşhane’ye kadar devam eden Doğu Karadeniz Bölgesi’nin doğal varlıklarının ve ekosisteminin korunması amacıyla 1/100.000 ölçekli Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Artvin-Gümüşhane Çevre Düzeni Planına yönelik kısmi iptal davası açmıştır” denilmişti.


YEŞİL YOL PROJESİ

DOKAP’tan elde edilen bilgilere göre, basında ve yerelde Yeşil Yol Projesi olarak adlandırılan resmiyette ise Yeşil Yolculuk olarak geçen proje, Türkiye Turizm Stratejisi (2023) ve Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planı (2007- 2013) Doğu Karadeniz Planlama Bölgesi'ni bir bütün olarak ele alıp, bölge için belirlediği birçok hedefin yanı sıra Orta Karadeniz'de Samsun ilinden Hopa'ya kadar uzanan koridoru 'Yayla Koridoru' olarak belirledi. Bu koridor yayla ve doğa turizminde öne çıkan merkezleri barındırırken, projede sektöründeki en önemli sorunlarından biri olarak görülen 'ulaşım yetersizliği'nin özellikle dağlarda pek çok kaynağın atıl olarak kalmasına neden olduğu ifade edildi. Çözüm olarak; bir yandan turist eğilimlerinin, diğer yandan da değerlendirilebilir kaynakları devreye sokan yeni bir ulaşım planının yapılmasını öngören Doğu Karadeniz Turizm Master Planı, söz konusu ulaşım planına “Yeşil Yolculuk” projesi adını verildi.


UYGULAYICI BELEDİYELER VE İL ÖZEL İDARELER

TEMA Vakfı tarafından; Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açıldı. Ancak Doğu Karadeniz Turizm Master Planı kapsamında yapılan Yeşil Yolculuk Projesi ise Kalkınma Bakanlığı kararı ve DOKAP bütçesi ile Büyük Şehir Belediyeleri ve İl Özel İdareleri tarafından yürütülüyor.


YEŞİL YOL İLE İLGİLİ ALINMIŞ BİR KARAR YOK

Danıştay Kararı ile ilgili basında yer alan haberler üzerine DOKAP’dan yapılan açıklamada ise “ 09.12.2015 tarihinde ulusal basında yer alan ‘Yeşil Yol’un çevre düzeni planı Danıştay üst kurulundan da geçemedi’ başlıklı haberler incelenmiş ve bahse konu olayın Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na karşı TEMA Vakfı’nın açtığı davanın, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından oy çokluğuyla yürütmesinin durdurulması olduğu görülmüştür. Haberin ulusal basında yer almasının ardından Rize İl Özel İdaresi telefonla aranarak bilgi alınmış ve davanın Rize İl Özel İdaresi ile doğrudan ilgili olmadığı ve davanın Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı açıldığı bilgisi verilmiştir. Davayı açan TEMA Vakfı'nın internet sitesinde ve Danıştay’ın internet sitesinde yapılan incelemelerde ise konu ile ilgili herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Haberde yer aldığı gibi bahse konu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olsa bile, Başkanlığımızın desteklediği projeler Çevre Düzeni Planlarına göre değil, yukarıda da bahsedildiği gibi yerel yönetimlerin bakım onarım sorumluluğuna göre seçilmektedir. Bugüne kadar özel izin gerektirmeyen hiçbir yeşil yol projesinde Çevre Düzeni Planı durumuna bakılmamıştır. Özel izin gerektiren alanlarda ise Usul ve Esaslar gereği, bu izinleri alma sorumluluğu yerel yönetimlere devredilmiştir” denildi.