Depremden korunmak için su yalıtımı şart!

Depremden korunmak için su yalıtımı şart!



İZODER, su yalıtımı yapılmamış binalar, düşük boyutlu depremlerde bile yıkılma tehlikesi yaşıyor.


17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıldönümünde bir açıklama yapan Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez; "Bir deprem ülkesi olan Türkiye'de yaşadığımız binaların sağlamlığı göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurdur. Binayı taşıyan elemanlarda suyun etkisiyle oluşabilecek korozyonu (paslanmayı) önleyen su yalıtımının önemini biran önce kavrayarak, yeni felaketler yaşamamak için binalarımıza su yalıtımı yaptırmalıyız. Su yalıtımının en ekonomik ve sağlıklı uygulaması inşaat sırasında yapılmasıdır. Su yalıtımı uygulamalarıyla bina, çatısından temeline kadar suyun zararlı etkilerinden korunur." dedi.

Türkiye'nin yüzölçümü olarak yüzde 92'si, nüfus yoğunluğu olarak da yüzde 95'i deprem kuşağında.

Son 58 yıl içerisinde meydana gelen depremlerde; 58 bin 202 vatandaşın hayatını kaybetmesine, 122 bin 096 kişinin yaralanmasına ve yaklaşık 411 bin 465 binanın yıkılmasına veya ağır hasar görmesine yol açtı.

2002 yılı bina sayımına göre yaklaşık 8 milyon olan Türkiye'deki bina stoğunun yüzde 73,1'i betonarme yapı tekniğiyle inşa edildi. 2000 yılından günümüze kadar inşa edilen binalarda da aynı yapı tekniği kullanıldı. Bu binaların çok büyük bir bölümü su yalıtımından yoksun durumda. Su yalıtımı yapılmamış binalarda, özellikle zemin altında olan kısımlar yıllarca su ile temas halinde kaldığından, bu betonarme kısımlar (kiriş, kolon veya perde duvarlar vb.) fonksiyonlarını, yani taşıyıcı özelliklerini yitiriyor. Beton basınç mukavemetini yitiriyor, içindeki demir ise paslanarak kesit kayıplarına uğruyor ve bu nedenle yük taşıma özelliğini kaybetmiş oluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde, binaların yüzde 79'unun, hasarlı olduğu tespit edildi. Bu binaların yüzde 64'ünde nemin yol açtığı korozyon (paslanma), yüzde 41'inde malzeme eksikliği, yüzde 18'inde inşaat aşamasında betonun sulanması, yüzde 11'inde eskime ve yıpranma, yüzde 3'ünde ise proje hatası, hasarların nedeni olarak belirlendi.

Su yalıtımı, binalara suyun girebileceği alanlara yapılıyor. Bunlar; toprak ile temas eden duvarlar, temeller ve zemine oturan döşemeler, suyun yapı dışında birikebileceği veya suyun basabileceği seviyenin altındaki dış duvarlar, balkonlar, teras ve eğimli çatılar ile banyo, lavabo, wc gibi ıslak hacimlerdir. Su yalıtımının bir diğer uygulama alanı da suyun içerisinde kalması istenilen su deposu, suni gölet ve havuz gibi yapılardır.