Gediz Nehri sorunu mecliste!

Gediz Nehri sorunu mecliste!



Gediz Nehri sorunu meclise taşındı. Gediz Nehri'nin kirlenmesinin sebeplerinin araştırılarak Gediz Nehri'nin kirlilikten kurtarılması amacıyla 21 milletvekili Meclis araştırması açılmasını talep etti..


Gediz Nehri sorunu mecliste!


Gediz Nehri'nin kirlenmesinin sebeplerinin araştırılarak Gediz Nehri'nin kirlilikten kurtarılması ve Gediz Nehri'nin kirliliğinin havzaya yaptığı etkilerinin araştırılarak çözüm yollarının tespiti amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince 21 milletvekili Meclis araştırması açılmasını talep etti.


Gerekçe:


Çevreyi oluşturan ögeler üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa karışarak ve zaman içinde yüksek oranda birikmesi sonucu çevre kirliliği meydana gelmektedir. Yapılan araştırmalar dünyadaki çevre kirliliğinin yüzde 50'sinin son otuz beş yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır. 


1970'li yıllardan itibaren hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve sağlıksız kentleşme, verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve kimyasal maddelerin kullanımının giderek yaygınlaşması çevre kirliliğine, dolayısıyla çevre sorunlarına neden olmaktadır. Çevre kirliliği ekosistemde doğal dengeyi bozmakta ve bütün canlıların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Bu nedenle çevre kirliliğiyle ilgili uluslararası çeşitli toplantı ve sözleşmeler yapılmıştır. Çevrenin canlılar tarafından taşıdığı önem nedeniyle Birleşmiş Milletler tarafından 5 Haziran, Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir.


Kentsel ve endüstriyel kaynaklı atıkların arıtılmadan su ortamlarına bırakılması, sanayi kaynaklı arıtılmayan suyun önemli kısmının tarımda kullanılması, kimyevi gübre kullanımı, tarımsal mücadeleyle yapılan ilaçlamalarda, havadaki ilaç zerrelerinin rüzgârla sulara taşınması veya pestisit üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda da su kaynaklarımız kirlenmektedir.


Kütahya ili Murat Dağı eteklerinden doğup Uşak, Manisa ve  İzmir  illerinden geçerek İzmir'in Menemen ve Foça ilçeleri arasında denize dökülen 401 kilometre uzunluğundaki Gediz Nehri, Ege Bölgesi için hayati önem taşımaktadır. Gediz Nehri'nin hayat verdiği 521 bin hektarlık tarıma elverişli alana sahip olan Gediz Havzası ülkemiz tarımsal ürün potansiyeli, verimli, geniş, sulanabilir ovaları ve doğal zenginlikleri bakımından Türkiye'nin önde gelen havzalarından biri olup Türkiye'deki toplam tarımsal üretimin yüzde 10'unu üretmektedir.


Bugün için Gediz havzasının en önemli sorunu ekolojik kirliliktir. Gediz Nehri, geçmekte olduğu yerleşim birimlerinde bulunan organize sanayi bölgelerinin ve sanayi tesislerinin endüstriyel zehirli atıkları ve akarsu boyunda bulunan yerleşim birimlerinin kanalizasyon atıklarının arıtılmadan nehre deşarj edilmesi, bilinçsiz tarım ilaçları ve kimyevi gübre kullanımı ile âdeta yok edilmektedir.


Gediz Nehri memba kısmında 1'inci kalite su değerlerine sahip iken Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği su kalite kriterlerine göre Aşağı Gediz havzası için Gediz Nehir'i evsel artık, sanayi atıkları ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot, organik madde ve ağır metaller yönleriyle 4'üncü sınıf su (çok kirli) kalitesine sahiptir. Uluslararası su indeksi kriterlerine göre ise, Gediz Nehri suyu tarım alanı sulama suyu kriterlerinin çok altındadır. Kirlilik derecesi gıda sağlığı açısından da tehlike arz etmektedir. Ayrıca ötrofikasyon nedeniyle nehir tabanında organik maddelerin birikerek metal derişimlerini arttırdığı görülmüştür.


Tarihin en önemli yerleşim havzalarından olan Gediz Nehri bugün için kilometrelerce uzunlukta bir açık kanalizasyon isale hattına dönüşmektedir. Kirliliğin en önemli göstergesi özellikle Nehrin faunasında meydana gelen daralmadır. Nehir flora ve faunasıyla can çekişmekte ve kendisiyle birlikte içinden geçtiği ovayı da ölüme götürmektedir. Kirlenme dolayısıyla Gediz nehrinden sulanan binlerce dekar arazi çoraklaşma tehlikesi ile karşı karşıyadır.


Gediz havzasını kirlilikten kurtarmak için 2000 yılında kurulan "Gediz Havzası Çevre İlleri Hizmet Koruma Birliği" ve Gediz havzasında yaşanan çevre kirliliği problemine karşı çözüm önerileri getirmek ve etkin bir mücadele yürütmek üzere Çevre ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ve Mayıs 2008'de yürürlüğe giren "Gediz Havzası Koruma Eylem Planı" ödenek yetersizliği yüzünden maalesef bugüne kadar gerekli çalışmayı yapamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle konunun aydınlığa kavuşturularak gereken önlemlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılması gerekmektedir.