İnşaat sektörü hız kesmeden büyüyor

İnşaat sektörü hız kesmeden büyüyor

Yapı Endüstrileri Merkezi'nin araştırmasına göre inşaat sektörü hız kesmeden büyüyor. Konut açığı yok ama stüdyo dairelere çok fazla ihtiyaç var.




 


Ekonominin lokomotif sektörü olarak gösterilen yapı (inşaat) sektörü, büyümesini hız kesmeden sürdürüyor.


Yapı Endüstrileri Merkezi (YEM) tarafından her yıl ocak ayında yayınlanan "Yapı Sektör Raporu" 2007 yılı hazırlık verilerine göre, Türkiye'de inşaat sektörünün 2007 yılı büyüme hızının yüzde 16 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.


YEM Genel Koordinatörü ve Uluslararası Yapı Sektörü Birliği (UICB) Yönetim Kurulu Üyesi Barış Onay, Uluslararası Yapı  İzmir  2007 Fuarı dolayısıyla bulunduğu İzmir'de yaptığı açıklamada, Yapı Endüstrileri Merkezi olarak 34 yıldır her yıl yayınladıkları rapor ve katalog ile yapı sektörünün gelişimine ışık tuttuklarını söyledi.


Yapı sektörünün durumunu ortaya koyan bu yılki raporun da aralık ayında çıkacağını ve ocak ayında dağıtımının yapılacağını belirten Onay, sektörün Türkiye'de aslında tahmin edilenin çok daha üzerinde bir yerde konumlandığını ifade etti.


Onay, 2005 yılında Türkiye geneli yüzde 7,1 büyüme kaydederken, yapı sektörünün yüzde 21,5, 2006 yılında Türkiye genelindeki yüzde 6'lık büyümeye karşın yüzde 19,4 büyüme göstererek, sürekli genel ekonominin 3 katı hızla ilerlediğine dikkati çekerek, "Bu yıl da Türkiye genelindeki büyümenin yüzde 5 olması düşünülüyor. Buna karşın yapı sektöründe büyüme, hazırlanan 2007 yılı Yapı Sektörü Raporu verilerine göre yüzde 16,5 olması bekleniyor. Yani yapı sektörü, büyüme hızı düşüyor gibi görünse de Türkiye genelinin 3 katı hızla büyümeye devam ediyor" diye konuştu.


Türkiye'nin, çok geniş bir alanı kapsayan yapı sektöründe dünyada önemli bir yere sahip bulunduğunu ifade eden Onay, şöyle devam etti: "Türkiye çimento ihracatında dünya birincisi, işlenmiş demir çelik ihracatında dünya on birincisi, pek olumlu bulmasak da alaşımsız demirde birinci durumda. Seramik ve sağlık gereçleri ihracatında ve hazır beton üretiminde Avrupa üçüncüsü, plastik üretiminde yüzde 15 ile dünya birincisi, işleme kapasitesiyle de dünya altıncısı, müteahhitlik


hizmetlerinde ABD ve Çin'in ardından üçüncü sırada...


Yine, Türkiye'de toplam yatırım içinde yapı sektörünün payı, 2005 yılında yüzde 46, 2006 yılında yüzde 52 seviyesinde, bunun 2007 yılında yüzde 60 düzeyinde olması düşünülüyor. Türkiye artık bu büyüklüğü hazmetmeli, farkına varmalı. Yani Türkiye'de yapı sektörü düşünülenden çok daha iyi bir yerde, ama bunun farkında değil. Bu büyüklük genel ekonomi içinde çok ortaya çıkmıyor."


-"TOPLU KONUT PROJELERİNDE SIKINTI VAR" İDDİALARI-


Son yıllarda özellikle İstanbul'da çok sayıda firma tarafından üretilen toplu konut projelerinin, arz fazlası yarattığı ve sektörün bu nedenle sıkıntı içine girdiği yönündeki iddiaları da değerlendiren Barış Onay, bu yönde bir sıkıntı olmakla birlikte bunun sektör için tam olarak bir sorun yaratmadığını savundu.


Onay, Türkiye'de gerçekte zaten bir konut ihtiyacı bulunmadığını, ihtiyacın "kaliteli konut" noktasında doğduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Türkiye'de eğer oturduğun ev son 5-6 yıl içinde üretilen konutlar değilse kalitesi muallak demektir. Bu noktada Türkiye'de daha kaliteli hayat açığı var. Bu yapılan evler de biraz daha kaliteli yaşamak isteyen üst sınıf için yapıldı. Evi olmayıp kirada oturanlar için bugün için hiç konut yok. Bir de bu şekilde neredeyse birbirinin aynı, çok sayıda proje


üretilince talep seçici hale geldi. Bu insanların zaten oturdukları bir evi olduğu için acele etmiyor. Her projeyi incelemek, değerlendirmek istiyor. O yüzden bir yavaşlama var. Yani, lüks konutta arz fazlalığı nedeniyle bu alanda bir sıkıntı var, ama bu kötü bir noktaya dönmeyecektir. Çünkü, İstanbul'da teorilerin çok ötesinde ilgi ve birikim var.


-"TÜRKİYE'NİN ASIL İHTİYACI KÜÇÜK DAİRE ÜRETİMİ"-


Barış Onay, Türkiye'de konut üretiminde en büyük açık noktayı, "stüdyo" tipi küçük daire yapımının oluşturduğunu belirterek, "En büyük ihtiyaç stüdyo daire, çünkü hiç yok" dedi.


Türkiye'de bazı şeylerin ezbere yapıldığını ve bunun konut üretiminde de yansımasının görüldüğünü dile getiren Onay, gelişmeye paralel olarak sosyal hayatta da değişim yaşandığını ve büyük şehirlerde tek başına yaşayan insan sayısının giderek arttığına dikkati çekti.


Onay, Türkiye'de bu insanların küçük daire üretimi olmadığı için hiç kapısını bile açmadıkları odaların bulunduğu 3 1 evlerde oturmak zorunda kaldığını ifade ederek, "Her zaman talep, arzı yaratmaz. Bazen de arz talebi yaratabilir. Bugün, sosyal hayatta tek başına yaşayan çok insan var Türkiye'de. Eğer siz, şehir merkezinde bu insanların ihtiyaçlarına yönelik stüdyo daire üretirseniz hiç sıkıntı yaşamazsınız. Ama biz de bütün konutlar 3 1 üretiliyor. Nüfus patlaması mı var? Konut üretiminde 2 1 daha mantıklı, stüdyo daire ise en mantıklısı" dedi.