İnşaat sektörü yeşil binalarla ivmeleniyor!

İnşaat sektörü yeşil binalarla ivmeleniyor! İnşaat sektörü yeşil binalarla ivmeleniyor!

İnşaat, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olmaya devam ediyor. Gelişen teknoloji ve 21. yüzyılın toplumsal hassasiyetleriyle ivmelenen sektör; çevre dostu, sosyal anlamda sorumlu, toplumsal yapıya direkt etki eden güncel yapısıyla dikkat çekiyor.



Türkiye ekonomisinin amiral gemisi olan inşaat sektörü, başarılı atılmalarıyla ortalamanın üzerinde büyümeye devam ediyor. Bağlı sektörlere dolaylı etkileri düşünüldüğünde GSYH içindeki payı yüzde 30'lara ulaşan inşaat sektörü; özellikle kentsel dönüşüm, marka projeler ekseninde önem arz eden yeşil binalar ve Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, 3. Havalimanı, sağlık yerleşkeleri ve hastane projeleri gibi büyük ölçekli altyapı projeleriyle ivmeleniyor.

 

Forbes Dergisi'nde yer alan habere göre; Türkiye Müteahhitler Birliği'nin hazırlamış olduğu İnşaat Sektörü Analizi 2017 raporuna göre sektör, 2016 yılında hızlı bir büyüme eğilimi yakaladı. Toplam inşaat sektörü üretiminin yarısından fazlasına denk gelen konut üretiminde ivme hızlandı; bina inşaatı alt segmentinin toplam inşaat faaliyetlerindeki payında artış gözlemlendi. Önümüzdeki dönemde yaklaşık 6 milyon konutun yeniden inşasını içeren kentsel dönüşümün, inşaat sektörüne hareket kazandıracağı öngörülüyor. Kentsel Dönüşüm Kanununun Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan ve projelerin hızlanmasına olanak tanıyan değişikliklerin de dönüşüm faaliyetlerine olumlu yansıyacağı tahmin ediliyor.

 

Sektörün yükselen değeri

 

İnşaat sektöründeki yükselişe etki eden bir diğer önemli faktör ise çevre dostu yeşil binalar. Sürdürülebilirlik ekosisteminin en değerli unsurlarından biri olan çevre dostu yapılar ve yeşil bina uygulamaları; tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de yükselişini sürdürüyor. Kentsel dönüşüm hareketinin etkisiyle yenilenen yapılarda, enerji verimli yaklaşımlar ön plana çıkmaya başladı. Artık klasik anlayışa göre dizayn edilmiş binalar, yerini doğayla harmoni içinde yükselen ekolojik yapılara bırakıyor. Gayrimenkul trendleri ve dolayısıyla inşaat sektöründeki arz-talep dengesi; yeşil binalar ile şekilleniyor.

 

Sosyal ve çevresel sorumluluk anlayışıyla hayata geçirilen yeşil binalar; ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarını-ön plana çıkaran, atık oluşturmayan malzemeleri teşvik eden, eko-sisteme duyarlı yapısıyla fark yaratmakta. Bu tarz yapılar kaynakların etkin kullanıldığı sürdürülebilir bir çevre için kritik önem arz ediyor; geleneksel inşaat trendlerini evrimleştirerek ekonomiye ve doğaya katkı sağlıyor.

 

Bugün, yeşil binaların bir lüks değil ihtiyaç olduğu, çeşitli araştırmalarla bilimsel platformda da kanıtlanan yadsınamaz bir gerçek. Halihazırda binalarpdünya genelinde enerjinin üçte birini tüketiyor. Binalar ve yerleşimler, küresel ısınmanın bir numaralı sebebi olan karbondioksit saliminin baş sorumlusu. Oran, yüzde 40 seviyesinde. Üstelik oluşan zarar, bu verilerle de sınırlı değil. Suyun yüzde 13'ü, elektriğin yüzde 70'i geleneksel binalarda tüketilmekte. Veriler; gerek inşaatında kullanılan malzemelerle, gerek inşaat tekniğiyle, gerek yazılım ve donanımlarıyla “yeşil" ve “akıllı" bir formata bürünen enerji verimli yapılara ne kadar çok ihtiyaç duyduğumuzu bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

 

Türk müteahhitlik firmaları çıta yükseltiyor

 

ULUSLARARASI inşaat sektörü dergisi ENR’ın (Engineering News Record) yayınladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi" listesinde 2015 yılında 40 olan Türk müteahhitlik firması sayısı, 2016 yılında 46 oldu. Bu sayı ile Türkiye, 65 firma ile listede birinci sırada yer alan Çin’in ardından dünyada ikinci sıradaki yerini korudu. Üçüncü sırada 43 firma ile ABD bulunuyor.

 

Uluslararası müteahhitlik pazarı, küresel ekonomik belirsizlik nedeniyle son üç yılda toplamda %14 oranında bir gerilemeye sahne olmuştu. Ancak Türk müteahhitleri, yurt dışında imza attıkları projelerle bu konjonktürde bile performans çıtasını yükseltmeyi başardı. Türk firmalarının sadece sayısı değil, pazar payı da yükselişe geçti. Listedeki Türk firmaların toplam pazar payı 2013 yılında %3,8 iken 2014 yılında %4.3, 2015 yılında %4.6, 2016 yılında ise %5.5 şeklinde gerçekleşti.

 

Türk müteahhitler, 1972 yılından bu yana 118 ülkede toplam 346 milyar dolara yaklaşan 9 binden fazla projenin taahhüdünü üstlendi.

 

 

Mithat Yenigün - Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı

 

İnşaatta büyüme sürecek 

 

TÜRKİYE istatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son verilere göre Türkiye GSYH’si yıllık bazda %5.1 büyümüş; net dış ticaretin büyüme kompozisyonunu desteklediği gözlenmiştir. Ekonominin yeniden %5 büyüme patikasına geri dönmüş olması, KGF başta olmak üzere geçtiğimiz dönemde sağlanan teşvikler ve vergi indirimlerinin bu olumlu tabloda etkin olması memnuniyet vericidir.

 

Büyüme geçen dönemde tüm sektörler tarafından desteklenmiştir. Turizm sektöründeki toparlanma eğiliminin sürmesiyle hizmetler sektörü ve sanayi sektörü büyümeye önemli katkı sağlamış; tarım sektörü yüzde 4,7 ile umut verici olmuştur, inşaat sektörü ise büyümenin lokomotifi konumunu sürdürmüştür. TÜİK tarafından son döneme ilişkin açıklanan ve geçmiş dönemlere ilişkin revize edilen verilere göre, 2016 yılında inşaat sektörü büyümesi yüzde 5,4 olarak gerçekleşmiştir. 2017 yılının ilk iki çeyreğinde ise sektör sırasıyla %6.0 ve %6.8 oranında büyüme göstermiştir.

 

Büyüme verileri içinde kamu ve özel sektör inşaat yatırımları ayrımı kaldırılmış olduğundan, dönemsel bazda detaylı bir karşılaştırma yapmak olası değildir. Ancak yılın ikinci çeyreğinde büyümede kamu harcamalarının yerini yatırımların aldığı gözlenmektedir. Buna göre, 2016 yılının aynı döneminde yüzde 2.6 artış gösteren inşaat yatırımları 2017 ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 25 artışla 2013’ün ilk çeyreğinden bu yana en hızlı artışı kaydetmiştir. Kimi ekonomistler bu durumun, KGF kapsamında kullandırılan kredilerin ağırlıklı olarak inşaat sektörüne yönelmiş olabileceğine işaret ettiğini ifade etmektedir.

 

Sektörün geçtiğimiz dönemde kaydettiği büyümede büyük ölçekli altyapı projelerinin de etkili olduğu izlenmiştir. 2016 yılında açılışı yapılan Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yollan, Avrasya Tüneli, önümüzdeki dönemde açılması planlanan 3. Havalimanı, Çanakkale Köprüsü gibi çok önemli projelerin tümü; aynca bazı illerde açılışı yapılmaya başlanan entegre sağlık yerleşkeleri ve hastane projeleri, kamu-özel ortaklığı modeli ile Türkiye Müteahhitler Birliği üyeleri tarafından hayata geçirilmektedir. Önümüzdeki dönemde de kamu yatırımları ile kentsel dönüşüm sürecinin inşaat sektöründe büyüme ivmesini desteklemeye devam edeceği öngörülmektedir. Diğer yandan, yüksek finansman gereksinimi bulunan altyapı projelerinin seyri açısından piyasa koşulları önem taşımakta; küresel likidite koşullarında yılın sonuna doğru hızlanacağı beklenen daralma, jeopolitik risklerde artış eğilimi, döviz kurlarının dalgalı seyri ve faiz tarafındaki gelişmeler inşaat yatırımları üzerindeki risk unsurlarını arttırmaktadır.

 

Sektöre ilişkin yatırım fırsatları ve finansman riskleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat sektöründeki büyümenin önümüzdeki dönemde genel ekonomik performansın üzerinde seyretmeyi sürdürmesi beklenmektedir.