18 / 08 / 2022

İstanbulda 3,5 milyon konutun yarısı kaçak! Türkiye'de konutların yüzde 45i yenilenmeli!

İstanbulda 3,5 milyon konutun yarısı kaçak! Türkiye'de konutların yüzde 45i yenilenmeli!

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, İstanbulda 3,5 milyon konutun yüzde 50sinin kaçak olduğuna işaret ederek, Türkiye genelinde de konut stokunun yüzde 40-45inin yenilenmesi gerektiğini belirtti



Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Benim şahsi düşüncem, vatandaşlarımızı mağdur etmeden, enkaz bedelini ödeyerek karşılığında depreme dayanıklı daire vermek, arada fark ya da vatandaşın vereceği varsa onu da uzun vadeye yayarak vatandaşı sağlıklı bir eve kavuşturmak" dedi.

Eroğlu, DSİ Konferans Salonunda düzenlenen Hidroelektrik Santral Projelerinde Programlar ve Çözüm Önerileri Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın "kaçak yapıları yıkacaklarına" yönelik açıklamalarının sorulması üzerine Eroğlu, "Türkiyenin geçmiş dönemlerde imar ve şehirleşme açısından sınıfta kaldığını" söyledi.

Başbakan Erdoğanın gayretleri ve TOKİnin yatırımlarıyla şehircilik konusunda ilk kez AK Parti Hükümeti döneminde büyük adımlar atılmaya başlandığını ifade eden Eroğlu, "Ama bu konuda vatandaşlarımızın da gayretli olması birlik ve beraberlik içerisinde, kimseyi mağdur etmeden, çarpık şehirleşmeden modern altyapısı hazır şehirleşmeye geçmemiz gerekir. Aksi takdirde görüyorsunuz bunun faturası ağır oluyor. Vanda olduğu gibi büyük acılar yaşamamıza sebep oluyor" diye konuştu.

Eroğlu, Vanda hayatını kaybeden vatandaşlara Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi. Başbakan Erdoğanın sözlerinin çok doğru ve isabetli olduğunu kaydeden Eroğlu, "Bütün belediyeler, kamu kurumları,  TOKİ  ve biz de bu konuda Bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazırız" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, "Başbakan Erdoğanın 20 ay vadeye yönelik sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna  "Bunun detayları üzerinde çalışılıyor, tabii henüz netleşmedi. Bu konuyu Başbakan açıklayacak. Benim şahsi düşüncem, vatandaşlarımızı mağdur etmeden, enkaz bedelini ödeyerek karşılığında depreme dayanıklı daire vermek, arada fark ya da vatandaşın vereceği varsa onu da uzun vadeye yayarak vatandaşı sağlıklı bir eve kavuşturmak. Aslında bunda vatandaşın karı var" yanıtını verdi.

Başka bir gazetecinin, "Ankarayı ele aldığımızda Çankayada böyle bir yapı varsa başka noktada daire verilecek. Bu kargaşa oluşturmaz mı" sorusu üzerine, Eroğlu, "Bu çarpık, kaçak, depreme dayanıksız yapılar için. Sağlam bir yapıysa ona dokunulmayacak. Bu özellikle geçmişte kaçak yapılmış, depreme dayanıksız ve çürük zeminlerdeki yapılar için geçerli. Her şeyi mükemmelse ona dokunulmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

IŞIK GÖKKAYA: TÜRKİYE'DE KONUT STOKUNUN YÜZDE 50'SİNİN YENİLENMESİ GEREK

Başbakanın "kaçak yapıları yıkacağız" açıklaması üzerine bir açıklama da Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Başkanı Işık Gökkaya'dan geldi. Gökkaya, "Türkiye genelinde bina stokunun yüzde 40-45 oranında yenilenmesi gerek." diye konuştu.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, İstanbulda 3,5 milyon konutun yüzde 50sinin kaçak olduğuna işaret ederek, Türkiye genelinde de konut stokunun yüzde 40-45inin yenilenmesi gerektiğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, "kaçak yapılaşma konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çalışma içine gireceklerini, iktidarı kaybetseler de bunu yapacaklarını" belirterek, "Artık şehirlerimizde kaçak yapı, gecekondu, bunlara yönelik gerekirse yetkiyi tamamen Bakanlığımıza alacağız ve bu tür binalarını değiştirmeyen, bunları yıkmayanlara sormadan kamulaştırmasını yapacak ve bu binaları biz yıkacağız" açıklamasına ilişkin soruları yanıtlayan Işık Gökkaya, bu açıklamanın tamamen arkasında durabilecekleri ve GYODER olarak da sürekli vurgu yaptıkları bir konuşma olduğunu ifade etti.

Gökkaya, açıklamada kat mülkiyeti kanununun da yavaş yavaş ortadan kalkabileceğinin işaretlerinin verildiğini vurgulayarak, bu kanunun değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun yanında imar haklarının transferinin de insanların yerlerinden ayrıldıktan sonra başka yerlere geçmesinde rahatlık sağlayacağını dile getiren Gökkaya, ayrıca imar haklarının menkulleştirilmesinin önemli olduğunun altını çizdi.

Türkiyede 18 milyon konut stokunun yüzde 45inin sağlıksız olduğuna işaret eden Gökkaya, 1999 öncesinde yapılan binaların en kısa sürede envanterinin çıkartılması gerektiğini kaydetti. Daha önce 19 ilde başlatılan yapı denetiminin bu yılın başında 81 ile Çıkarıldığını anımsatan Gökkaya, "Yapı denetiminin de hepsi yüzde 100 çok sağlıklı diye bir şey yok. Yapı denetimi mekanizmasını da değiştirmek lazım" dedi.

1999 depreminden sonra deprem master planları yapıldığını hatırlatan Gökkaya, "Ben sivil toplum kuruluşu olarak neler yapıldığına vakıf değilim. Bütün toplumun biraz daha bir araya gelmesi lazım. Türkiye genelinde bir tarama yapmak, bir an önce yol haritasını çizmek gerekiyor. Biz GYODER olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının emrindeyiz, ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Milli seferberlik gibi herkesin bu fikrin arkasında olması lazım. Bu bir fırsattır" diye konuştu. Işık Gökkaya, büyük şehirlerin yanında Anadoluda da bir an önce envanter çıkartıp, yapı denetimini yeniden düzenlemek gerektiğini vurguladı. Türkiye genelinde bina stokunun yüzde 40-45 oranında yenilenmesi gerektiğini söyleyen Gökkaya, "İstanbulda 3,5 milyon konut stokunun yüzde 50si kaçak. İstanbulda 2 milyon konutun yenilenmesi gerek" dedi.

Işık Gökkaya, bunun için değişik finansman modelleri oluşturulabileceğini, imar haklarının menkulleştirilmesinin sağlanabileceğini, yabancı fonlarla ilgili tahviller olabileceğini belirtti.

"YÖNETMELİĞE UYGUN ÜRETİLEN BİNALARDA TÜKETİCİLERİN KOLONLARI KESTİKLERİNİ BİLİYORUZ"

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, Vanda meydana gelen 7,2lik depremin bir kez daha konut stokunun ne kadar sağlıksız ve depreme dayanıksız olduğunu ortaya koyduğunu, Türkiyenin deprem kuşağında yer aldığı göz ardı edilerek inşa edilen binaların, adeta "un ufak" olduğunu belirtti.

Hem 1999 depreminde hem de bugüne kadar gerçekleşen ve can kaybına neden olan depremlerde, bu can kayıplarından binaları inşa eden müteahhitlerin sorumlu tutulduğunu ifade eden Çelik, "Kimse bu binaların inşasına izin verenleri, ruhsat verenleri, denetim yapan kuruluşları sorgulamadı. Sağlıklı ve depreme dayanıklı binalar üretmek, kamudan özel sektöre kadar tüm paydaşların sorumluluğundadır. İzinler, denetimler ve yapım süreçlerinde tüm paydaşlarca paylaşılacak bir sorumluluk anlayışı sergilenmelidir. Ayrıca tüketiciler de konut edinirken bilinçli davranmalı, niteliğinden ve güvenilirliğinden emin olmadıkları konutları satın almamalıdır" dedi.

Bugün karşı karşıya kalınan en önemli sorunun, mevcut yapı stoku olduğuna işaret eden Çelik, şunları kaydetti: "18 milyonluk yapı stokumuzun yüzde 40ı dayanıksız binalardan oluşuyor. Bu sorun, her depremden sonra çokça duyduğumuz geçmiş olsun dilekleriyle ve sorunlardan bahsetmekle halledilemez. Sorunların yanında çözümleri de ortaya koymak gerekir. Öncelikle bir kentsel dönüşüm seferberliği başlatılmalıdır. Bu konuda yerel yönetimlerimize büyük iş düşüyor. Belediyeler İmar Müdürlükleri
vasıtasıyla illerindeki dayanıksız binaları tespit etmeli, malikleri uyarmalı ve yeniden inşa için makul süreler vermelidir. Verilen süre içinde yeniden inşa tamamlanmamışsa, bu binalar kamu eliyle boşaltılmalıdır. Maliklerin boşalttığı bu evlerdeki imar hakları malikler adına müktesep hak haline getirilmeli ve malikler bu hakları her zaman kullanabilmelidir. İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu da bu minvalde yeniden düzenlenmelidir. Özellikle bu iki kanunda yapılacak düzenleme ile mevcut yapılar üzerindeki haklar müktesep hak kabul edilmelidir. Bunun yanı sıra binaların tahliyesi için oy birliği aranmamalı makul bir çoğunluğun kabulü
ile tahliye gerçekleştirilebilmelidir."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğana konuya gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür eden Çelik, bu açıklamaları sektör bakımından bir milat kabul ettiklerini söyledi

Ömer Faruk Çelik, "Burada önemli bir diğer konu da tüketicilerimizin konut edinirken dikkat etmesi gereken noktalardır. Her şeyden önce tüketiciler, satın alacakları konutların Deprem Yönetmeliğine uygun olarak üretildiğinden, yapı denetiminden geçtiğinden ve güvenilir olduğundan emin olmalıdır. Ancak bu Yönetmeliğe uygun olarak üretilen binalarda tüketicilerimizin alan açmak adına kolonları kestiklerini de biliyoruz; tüketiciler bunun hayati sonuçları olacağını unutmamalıdır" dedi.

"DEVLETİN KAYNAK AYIRMASINA GEREK YOK,DOĞRU PLANLAMA İLE PROJE KENDİ KAYNAĞINI YARATIR"

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu da Başbakan Erdoğanın açıklamalarına katıldığını ifade ederek, "Başbakanın söyledikleri kesin doğru. Testiyi kırmadan da tedbir almasını bilmek lazım. Vandaki deprem hepimizin yüreğini yaktı" dedi.

Sadece kaçak yapıların değil eski yapılan binaların da yıkılması gerektiğini savunan Ağaoğlu, "Türkiyede 18-19 milyon konut var, bunların yüzde 70i deprem yönünden güvenli değil. Binalarımız çoğu maalesef bırakın depremi kendi ağırlığını taşıyacak güçte değil. Bina stokumuzun asgari yüzde 50sini yıkıp yeniden yapmalıyız. Bu da yaklaşık 9 milyon konuta tekabül eder" dedi.

Kentsel dönüşüm çerçevesinde yapılacak planlama ile bu işin maliyetinin de kendi içinden çıkacağını işaret eden Ağaoğlu, "Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizden başlayarak, kentsel dönüşümü çok acil hızlandırmamız lazım. Gerekirse imar artışı ile kaynak kendi içinde yaratılır. Üçte iki ile Anayasayı değiştiriyoruz ama bir kat mülkiyeti yasasını değiştiremiyoruz" dedi. Ağaoğlu, binaların yıkılıp yeniden yapılması için devletin kaynak ayırmasına gerek olmadığını, doğru planlama yapılması durumunda projenin
kaynağını kendisinin yaratacağını kaydetti.

MTKA İNŞAAT YAPILANI YIKIM İŞİNE TALİP

MTKA İnşaat Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizmetleri Şirketi Genel Koordinatörü Mehmet Ali Bulut da Türkiyedeki kaçak ve sağlıksız yapıların yıkım işine talip olduklarını, bunu da yıkımdan çıkacak hurdaların geri dönüşünden elde edecekleri gelirle, bedelsiz olarak yapabileceklerini belirtti.

Gerek binaların yapısal özellikleri gerekse kullanılacak metotların farklılığı açısından yıkım maliyetlerinin çok değişkenlik gösterdiğini söyleyen Bulut, şunları kaydetti:

"Ancak firmamız olarak daha önce de söylediğimiz gibi binaların yıkım işini, çıkacak geri dönüşüm malzemelerinden elde edeceğimiz gelirle bedelsiz yapabiliriz. Yıkım işi ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı altında bir heyet kurulması ve bu heyetin tamamen yıkımların koordinasyonunda görev almalı. Biz gerekirse bu komisyonda görev alabiliriz. Türkiyede yıkılması planlanan çoklu binaların daha kontrollü, profesyonel bir şekilde yıkılabilmesi için tüm
tecrübemizi kullanarak, destek olacağımızı beyan ediyoruz."

Van için de hiçbir kar gözetmeksizin bölgedeki tüm yıkımları yapabileceklerini söyleyen Bulut, "Burada hiçbir şey istemiyoruz. İş
makinelerimizi oraya taşınması ve yakıt sağlanması durumUnda hasarlı binaları bedelsiz olarak yıkarız" dedi.

AA