07 / 07 / 2022

Mantolamada kullanılan ısı yalıtım malzemesine dikkat!

Mantolamada kullanılan ısı yalıtım malzemesine dikkat!

Zorunluymuş gibi gösterilen mantolama adı altında yapılan ısı yalıtımında kullanılan malzemeler sebebiyle, kanserojenle kaplanmış bir binada, yangın tehlikesiyle de karşı karşıya kalabilirsiniz.



Antalya Kent Konseyi Sağlık Divanı 2'nci Başkanı Aile Hekimi Doktor Ozan Uzkut, konseyin geçtiğimiz haftaki toplantı sonucunun raporunu açıkladı. Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubunun 9Kasım2015 tarihli Mantolama Görüş ve Öneri Raporunda Türkiye'de son yıllarda inşaat sektöründe ısı yalıtımı adı altında binaların dış cephesinde yoğun şekilde straforla mantolama işlemi yaptırıldığı belirtilerek mantolama yönteminin insan sağlığına olan olumsuz etkileri anlatıldı. Mantolamanın toplumda yaratılan yaygın algının aksine kanunen zorunlu olmadığına da dikkat çekilen raporda; zorunlu olanın ısı yalıtımı olduğu, bunun yönteminin ve hangi malzemelerin kullanılarak yapılması gerektiğinin ise yasayla belirlenmiş olduğu belirtiliyor. 


İzocam'dan mantolama açıklaması!



Yangın ve kanser riski 

Raporda; binaların duvar, kolon, kiriş bölümlerinin XPS'nin hammaddesi olan polistreıı levhalar (strafor-EPS-halk deyimiyle köpük levha) kullanılarak yalıtılması için geliştirilen bir sistem olarak tanımlanan mantolama işleminde, kullanılan malzemelerin kanser yapıcı etkileri anlatılıyor. Köpük levhaların binaların duvarlarının nefes almasına engel olduğu öne sürülüyor. Ayrıca straforlarm sabitlenmesi için binaların duvarlarına dübellerle açılan delikler nedeniyle binaların dayanaksız hale geldiği vurgulanıyor. Mantolama işlerinde kullanılan ve yanıcı olan levhaların bu özelliğinden dolayı aynı zamanda Yangın Yönetmeliği'ne aykırı olduğuna da değiniliyor. Binalara giydirilen bu levhaların yangın çıkmasına ve yangının hızla binayı sarmasına neden olacağına dikkat çekiliyor. Ayrıca mantolama ile doğalgaz kullanımının yaygın olduğu yeni binalarda yangın riskinin daha da arttığı belirtiliyor. 


Avrupa'da çamur saman kullanılıyor 

AB ülkelerinde, özellikle de Almanya'da kanserojen maddeler içermesinden ötürü neredeyse tümüyle terk edilmiş bir yöntem olduğu vurgulanıyor. Doktor Ozan Uzkut ise Avrupa'da bunun yerine köylerdeki gibi samanla çamur karışımının tercih edildiğini anlatıyor. Raporda mantolamanın ülkemizde bu kadar yaygın hale gelmesinin son derece yanlış bir uygulama olduğu, kamuoyunu yanıltıcı bir biçimde 'kanunen zorunlu' denilerek bu yöntemi kullanmaya teşvik edenlerin ise bu işten kâr elde etmeyi hedefleyen uyanıklar olduğu belirt iliyor. Kanserojenle kaplanmış, hava almayan bir binada yangın ve kanser riskiyle yaşamanın tehlikelerine değinilen raporda; ısı yalıtımının bakanlığın yetkilendirdiği firmalara yaptırılmasının önemine dikkat çekiliyor. 


Mantolama kanunen zorunlu mu? 

Raporda ısı yalıtımının önce 'izocam' işleriyle başladığı, 'Amerikan Siding' ile görünür olduğu ama İzocaın'm ömrünün 5 yıl olması nedeniyle çeşitli arayışlara girildiği, bu arayışlar sonucunda AB ülkelerinin özellikle Almanya'nın terk ettiği mantolama malzemesi XPS ve buna benzer çeşitli malzemelerin Türkiye'yi sardığına işaret ediliyor. Hatta bu durum, "Avrupa coğrafyasının terk ettiği her şeyi biz alır olduk" ifadeleriyle eleştiriliyor. Mantolama Görüş ve Öneri Raporu'nda; ülkemizde 2017 yılına kadar kanunen yaptırılması zorunlu olan işlemin mantolama değil, bütün konut ve mülk sahiplerinin Enerji Kimlik Belgesi çıkartmaları olduğu özellikle vurgulanıyor. Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın konuya ilişkin soruların yanıtlandığı sitesinde de; "Zorunlu olan husus mantolama yaptırmak değil 2 Mayıs 2017 tarihi itibarıyla mevcut-yeni tüm binaların enerji kimlik belgelerini almış olmalarıdır" denilerek konseyin raporu doğrulanıyor. 


Mantolamanın zararları 

Raporda Almanya'dan ucuz fiyata alınan makinelerle mantolama işlerinin yapıldığı belirtilirken bu işlerde kullanılan 3-5 cm. kalınlığındaki mavi, pembe vc gri renklerdeki mantolama malzemelerinin kanser üretiyor olduklarının bilinen bir gerçek olduğu vurgulanıyor. Petrol türevi malzemelerin sağlığa zararları bilindiği halde, pencerelerin PVC olduğu, camların bu nedenle geçirgen olmadığı dolayısıyla binaların tek nefes alan kısımlarının duvarları olduğu belirtiliyor. Duvarların nefes alma özelliğinin yağlı boyadan dahi olumsuz şekilde etkilendiğine işaret edilen raporda mantolama ile binanın tamamının püskürtme poliüretan köpükle kaplanarak tamamen havasız kalmasına neden olunduğu ifade ediliyor. 


4-5 saatte bir havalandırılması gerekli 

Raporda sıcaklığın ve yalıtımın şehirden şehre farklılık gösterdiği belirtilerek mantolama ile kaplanmış binaların yazın en serin yerlerde bile binanın hava almasını engellediği ve ek klima ihtiyacı yarattığı bunun da hem enerji kaybına sebep olduğu hem de ek maliyet yarattığı belirtiliyor. Ayrıca mantolama nedeniyle neredeyse her 4-5 saatte bir havalandırılması gereken bir binada sağlıklı bir ısı yalıtımı yapıldığından söz edilemeyeceği vurgulanıyor. Raporda mantolama için kullanılan levhaların duvarlara monte edilmesi için 10 cm. uzunluğunda plastik diibcllerin yerleştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu dübellerin metrekareye 8, bir panele de 5 tane atıldığında örnek olarak 2 bin 500 metrekare alanlı 5 katlı bir binaya 10 binin üzerinde dübel atıldığında, duvar üzerinde 10 binin üzerinde delik açılacak anlamına geliyor. Dış cephesinde açılan delikler nedeniyle binanın giiçsüzleşeceği; hatta bu deliklerin kolonlara denk gelmesi halinde binanın deprem dayanıklılığının da azalmasına neden olacağı vurgulanıyor. Ayrıca bu sektörde son zamanlarda tamamen strafor olan fugalı kaplama malzemelerin kullanılmaya başlandığı, yalıtımla ilgisi olmayan, insanların sadece şık görünüyor dedikleri bu levhaların da diğer malzemeler gibi insan sağlığını tehdit etmekte olan zararlı ürünler olduğu belirtiliyor. 


Mantolama mahkemelik 

Konseyin raporunda, mantolama işinin metrekaresinin 150- 200 lira arası değişen fiyatlara mal olduğu, üstelik bu maliyetin karşılığında vaat edilen enerji tasarrufu gerçekleşmediği gibi sağlık ve güvenlik konularında da olumsuzluklar olduğu vurgulanıyor. Hava almayan ve sürekli havalandırılmak zorunda olan bir evde ısı yalıtımından söz etmenin mümkün olmayacağının belirtildiği raporda kanserojenle kaplanmış bir binada yangın tehlikesiyle yaşamanın ne kadar anlamlı olacağı da sorgulanıyor. Raporda İstanbul başta olmak üzere birçok yerde mantolama işlemi yapılan duvarlardaki malzemelerin çatladığı, ayrıldığı ve sarktığı belirtilerek yalıtım özelliğinin kaybolduğuna vurgu yapılıyor. 30-50 yıl garantili denilen bu sistemin sağlıksız olduğu, insan sağlığını tehdit ettiği ve ekonomik olmadığının görüldüğü, son yıllarda yaşanan olumsuzluklar karşısında mülk sahiplerinin sıklıkla mahkemelere gittiği belirtiliyor. Bu alanda sadece Ankara'da açılmış 500'ün üstünde dava olduğu belirtiliyor. 


Rapordaki öneriler 

Konsey raporunun sonuç bölümünde; "Tüm bu olumsuzluklar göz önüne alındığında, insanların bilinçlendirilmesi, denetimin sağlanması, Mimar, Makine Mühendisleri ve İnşaat Mühendisleri Odası'nın desteği, belediyelerin gerekli çalışmaları yapması için konuyu acilen gündemlerine almaları gerekmektedir. İlgili kurum ve kuruluşlar tarafından eğitim programları yapılmalı, yaptırımı olan denetimler bir an önce uygulamaya sokulmalıdır. Avrupa ülkesi Almanya'da bugün mantolamalar söktüriilmcktcdir. 2017 yılına kadar Enerji durum kimliği çıkarılmalıdır. İzolasyon ve ısı yalıtımı için her bölgenin ve şehrin gereksinimleri farklı olduğundan gerekli denetimlerle ve doğal yöntemlerle (izolasyon tuğlası kullanılması gibi) bu sorun çözülebilir. Kanserli maddelerin kullanılmasının önüne geçmek için başta Sağlık Bakanlığı, Belediyeler, İçişleri Bakanlığı ve ilgili meslek odaları acilen önlem almalıdır. Mantolama işine izin verilmemelidir. Mantolama da zorunluluk algılaması kaldırılmalıdır. Mantolama levhalarının Türkiye'de üretimini, kullanımı ve yaygınlaştırılması engellenmelidir" deniliyor. 


Bakanlık ne diyor? 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın internet sitesinde, tıpkı konsey raporunda olduğu gibi, mantolamayla 4tgili yanlış algıya bu işi yapan kesimlerin toplumda oluşturmaya çalıştıkları kanı ve bilgi eksikliğinin sebep olduğu belirtiliyor. 





Şükrü AĞIRMAN/Antalya Akdeniz Manşet