Müteahhitler 2019 yılında ne yapmalı?

Müteahhitler 2019 yılında ne yapmalı? Müteahhitler 2019 yılında ne yapmalı?

2018'de görük ki, mevduat ve konut kredi faizleri yükselince, yatırım aracı olarak gayrimenkulün büyüsü bozuluyormuş. Peki ne yapmalı? Sosyolog Faruk Özcan yazıyor...

Müteahhitler için bildikleri dünyanın sonu gibi geçen 2018’i doğru şekilde ortaya koymaya çalıştıktan sonra, 2019 öngörülerimiz içerisinde bu cendereden çıkışı göstermeye çalışacağız.

Nasıl bir 2018’den geçtiğimize bakacak olursak, meğer müteahhitler için küçük kıyamet, konut kredisi ve mevduat faizleri ile dövizde artışmış, ki hepsini de 2018’de yaşadık. Gördük ki, mevduat ve konut kredi faizleri yükselince, yatırım aracı olarak gayrimenkulün büyüsü bozuluyormuş. Peki ne yapmalı? Gelin bir hikaye üzerinden ilerleyelim.

Sosyal medyada motivasyon videoları içerisinde sıkça geçen bir kartal metaforu vardır. Hikaye bu ya, kartalların 70 yaşına kadar yaşayabildikleri ancak, 40 yaşına geldiklerinde göğüslerine doğru kıvrılan gagalarının avlarını parçalamakta, esnekliğini kaybeden pençelerinin avlarını kavramakta, kalınlaşan tüylerinin uçmakta artık kendisine engel olmaya başlayan kartalın önünde iki seçenek vardır. Ya ölümü ya da yeniden doğmanın acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Eğer ölümü seçmeyip, yeniden doğmayı seçecek olursa, inzivaya çekilip orada göğüne doğru kıvrılan gagasını kırması, yeni çıkan gagasıyla esnekliğini kaybeden pençelerini sökmesi, yeni çıkan pençeleriyle de, kalınlaşan tüylerini yolup yenilerinin çıkmasını beklemesi gibi oldukça acılı ve zorlu bir süreci tamamlayabilmesi gerekmektedir. Ancak böylelikle adeta yeniden doğup ömrünü uzatabilmektedir. 

2019’da müteahhitler de artık, yukarıdaki hikayede geçen kartalın 40 yaşındaki hali gibiler. 2018 yılında bir yatırım aracı olarak gayrimenkulün tahtını mevduat faizi, döviz ve altına kaptırması ve maliyetlerdeki artış sonrasında müteahhitler de artık ya ölümü ya da yeniden doğmanın acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecekler. Ülkemizde müteahhitliğin üçüncü bir seçeneği olduğunu düşünen beri gelsin. O yüzden müteahhitler ya pes edecekler ya da şartlar onlara uymuyorsa onlar kendi şartlarını oluşturacaklar. Ve evet bunu yapmak yukarıdaki kartalın 40’ından sonraki süreci kadar zorlu. Size dikensiz gül bahçesi vadetmiyorum. Gelin anlatayım.

Rakip Algınızı Değiştirin, Kurda Kuşa Yem Olmayacak Şekilde Dernekleşin

Şimdi ar-ge yapmanız lazım desem, “hoppala satışlar dip yapmış, malzemeler ateş pahası olmuş, şimdi ar-ge’nin sırası mı diyeceksiniz” biliyorum ama asıl şimdi sırası olsa da, öncelikle maliyetleri düşürmemiz lazım diyeceğim. Bu da ancak “ölçek ekonomisi” ile olur. Bu da “küçük olsun benim olsun”la geçen yıllara elveda demeyi gerektiriyor. Tabi bunun için ilk aşamada çok sancılı bir süreç olan birleşmeyi kastetmiyorum. Şuan için “ortak satın alma”yı ve “ortak pazarlama”yı öneriyorum. Peki ama nasıl olacak? Müteahhitler için “ortak satın alma”nın neden bir ihtiyaç olduğunu gelin kendimize kışkırtıcı bir soru sorarak görelim. Sorumuz şu:  “müteahhitler kadar güçlü olup da, bu kadar çok dayak yiyen bir başka sektör var mı?” Müteahhitlik sektörü vergi veriyor, istihdam sağlıyor, 200’den fazla sektöre katma değer sağlıyor, ama örneğin ana girdisi olan çimento konusunda bile etkisiz eleman olmaktan öteye gidemiyor. Nasıl mı şöyle; çimentoya 2018 yılında yüzde 40’a yakın zam yapılmış ve kurlarda geriye gidişle birlikte indirim beklenirken, 1 Ocak 2019 itibarıyla bir o kadarlık daha zamma karşı müteahhitlik sektörü sadece öğrenilmiş çaresizlik içinde. O yüzden 2019 buna dur dendiği bir yıl olursa ne ala. Bunun için de, müteahhitlerin gerçek taleplerini birleştiren bir “ortak satın alma”ya girişmeleri acilen gerekmektedir. 

Yine 2019 ile birlikte müteahhitlerin hayatına girmesi gereken bir diğer ihtiyaç da, “ortak pazarlama”dır. Tabi daha düne kadar birbirinin projesine gizli müşteri göndererek bilgi çalmaya çalışan bir sektör bunu nasıl yapar diyenleriniz elbetteki olacaktır. Ancak bu kişiler yazımızın başında yer alan, “müteahhitler için bildikleri dünyanın sonu gibi geçen 2018” yılını doğru şekilde okuyamayanlardır. Şöyle ki, müteahhitler için bildikleri dünya sona erdi. (nokta) Böyleyken yabancılar ve başta Almanya olmak üzere yurt dışında yaşan Türkler’e  “ortak pazarlama” yaparak, pazarlama maliyetlerini düşürmeden nasıl satış yapabilecekler? Aksi taktirde bunu müstakil olarak yapabilecek birkaç müteahhit dışında, geneli kurtaramayız.

Bunun için de, müteahhitlerin rakip algılarını değiştirerek, meslektaşlarının “rakip değil paydaş” olduğunu benimsemeleri gerekmektedir. Bu bakış açısına ulaşabilen müteahhitlerin onlara “ortak satın alma”, “ortak pazarlama” ve çok daha fazlasını sağlayabilecek bir çatı örgütü olarak dernekleşin ya da derneğinizi bunu yapmaya sevkedin.

Bunları sizce neden söylüyoruz? Çünkü özel sektör olarak kendi göbeğimizi kendimiz kestik kestik, yoksa 2019 yılında artık müteahhitlik sektöründe sırtını müşteri memnuniyetinden başkasına dayayan kaybedecek.

Bu bölüme ironik bir çağrı ile son verecek olursak, nasıl ki Karl Marks’ın işçilere "zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri” olmadığı için “dünyanın bütün işçileri birleşin” çağrısı yapması gibi, biz de bilakis "kaybedecek çok şeyleri" olduğu için müteahhitlere “bütün müteahhitler birleşin” çağrısı yapmamız 2019 Türkiyesi’nde hiç de yanlış olmayacaktır. 

2019’da da Ar-Ge İle Tanışmayan Müteahhit İşini Miras Bırakabileceğini Sanmasın

Maliyetleri düşürmekten devam edecek olursak da, 2019 yılında artık ister istemez ar-ge yapmak gerekliliğiyle karşılaşırız. Şöyle ki, maliyetleri düşürmemizi, üretimi kısaltmamızı, kaliteyi arttırmamızı ve nihayetinde katma değeri arttırmamızı sağlayabilecek ürün ve hizmetlere ulaşabilmemizde ar-ge önümüzdeki dönemde bizim muhtemelen biricik kurtarıcımız olacaktır. 

Diğer taraftan, maliyetleri düşürmenin bir diğer yolu da, her metrekaresi işlevsel ve çok amaçlı daireler üreterek, inşaat alanını olabildiğince küçültüp, daha küçük metrekarelerde daha yüksek kullanım alanı sağlayarak fark yaratmaktır. Bunun yolu da, yine ar-ge’dir, özgün tasarımdır. Yine bu dönemde üretimden pazarlamaya dijital teknolojiler müteahhitlik sektörünün yolunu aydınlatabilecek önemli araçlardır.
Ar-ge kadar sınırlı algılanan az sayıda kelime vardır. Ar-ge dendiğinde ekseriyetle teknik bilimler ve onların yenilikçi ürünleri akla gelse de ar-ge, bunlardan ibaret değildir. Pazarlama ve finans yol ve yöntemleri de en az teknik bilimler ve onların yenilikçi ürünleri kadar önemli ve üzerinde ar-ge yapılması gereken konulardır. Nitekim ülkemizde bankaların ipotekli konut satışları ile büyüyen ve bankaları da büyüten müteahhitlik sektörü, ipotekli konut satışlarında gördüğümüz % 80’e varan azalma sonrasında ya pes edecek, ya da şartlar onlara uymuyorsa onlar kendi şartlarını oluşturacaklar. Kendi şartlarını oluşturmanın yolu da, önemli oranda müteahhitlik sektörü ile zenginleşen, ama şimdi konut kredilerine pozitif ayrımcılık yapmayan bankaları dışarda bırakacak bir yeni gayrimenkul pazarlama ekosistemini geliştirmeye cüret edebilmektedir.

* * *

Sözün özü, gayrimenkulün en gözde yatırım aracı olma tahtını mevduat faizi, döviz ve altına kaptırması sonrasında, kardeşinin doğmasıyla gözden düştüğünü sanan küçük çocuk küskünlüğü var şuan müteahhitlerde.  Ama esas sorun şu ki, bu durum müteahhitler kolaya alışıp bankalara alternatif geliştirmedikleri için gerçekleşti. 2019’da da bu kolaycılıkla gidenin işi zor.

Sosyolog Faruk Özcan / Bursa
 

Kamunun gelir modeli bir sektörü vezir de eder, rezil de!

Emlakta 2019 beklentileri!
 

pus