Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi açıldı!

Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi açıldı! Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi açıldı!

İstanbul'da hayata geçriilen Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törenle hizmete açıldı.



İstanbul'da hayata geçirilen Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törenle hizmete açıldı.

Toplam 125 bin metrekare alanda yükselen Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesinin 75 bin metrekare kapalı alanı ve 432'si yoğun bakım olmak üzere gerektiğinde yoğun bakıma dönüştürülebilecek 1008 yatağı mevcut. 16 ameliyathane ile hizmet verecek olan hastanede ileri teknoloji tıbbi donanım bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeşilköy'de hayata geçirilen Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, oluşturdukları ilave kapasiteye ihtiyaç kalmadan salgının yayılma hızını kırdıklarını belirtti.

Şayet ihtiyaç olsaydı bu hastanelerin, on binlerce, yüz binlerce canın kurtarılmasına hizmet edeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerektiğinde tamamı yoğun bakım için de kullanılabilecek 1008 yatağı ile bu sağlık kurumlarının ülkenin yüz akı olacağını belirtti.

Bu hastanelerin yurt dışından Türkiye'ye teşhis ve tedavi için gelecek kişilere hizmet vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece ülkenin sağlık alanında çekim merkezi haline gelme konumunun daha da güçlendiğini, yani sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Gençlik yıllarımızdan beri önceki gün 567. yıl dönümünü geride bıraktığımız fetihten bu yana İstanbul'umuza hizmet eden, eser kazandıran ecdadımıza layık olmak için çalıştık. Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak İstanbul'a kazandırdığımız nice büyük eser içinde sağlık tesislerinin ayrı bir yeri vardır. Dünyadaki en büyük mutlulukların başında sağlığın geldiğini vaaz eden bir medeniyetin temsilcileri olarak hamdolsun şehrimizi gurur verici yatırımlarla donattık. Ülkemize ve milletimize özellikle hizmetle geçirdiğimiz her gün, her an, bu yolda attığımız her adım, aldığımız her nefes için Rabbimize hamd ettik. 

Geçmişte ülkemizin hazine değerindeki yıllarının, nasıl boş tartışmalarla, kavgalarla, darbelerle, ataletle geçirildiğini bu süreçte ortaya çıkan neticeyle daha iyi gördük. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal'in, rahmetli Menderes'in, merhum Özal'ın ülkemize yaptığı hizmetlerin kıymeti, bu süreçte çok daha iyi ortaya çıktı."

- "Türkiye'nin, ihtiyacı kavga değil, eser siyasetidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna karşılık tek parti faşizminin sadece milletin değerlerine değil, kalkınmasına, büyümesine vurduğu darbelerin ağır maliyetini de müşahede ettiklerini belirterek, "Koalisyonlu yılların, Türkiye'yi nasıl dibe ittiğinin en çarpıcı ispatı son 18 yılda elde ettiğimiz kazanımlardır. Türkiye'nin, ihtiyacı kavga değil, eser siyasetidir. Milletimizin beklentisi polemik değil, inşa siyasetidir. Bizden sonraki nesillere bırakacağımız en büyük miras işte bu doğrultuda gerçekleştireceğimiz zihniyet devrimidir. Tek numaraları, ülkemizin ortak değerlerinin istismarı olanların devri artık kapanıyor. Laf yerine eserlerin yarıştırıldığı yepyeni bir Türkiye için milletimizle gönül gönüle, el ele çalışmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğiz. " dedi.

15 Temmuz gecesi yaşananların, bu ülkede artık hiç kimsenin milli iradeyi zorla alaşağı edemeyeceğini gösterdiğini dile getiren Erdoğan, milletin vermediği hiçbir gücün kullanılamayacağını, demokraside ve ekonomide millete beklediği hizmetlerin sunamayanların, vesayet oyunlarıyla iktidar devşirdiği dönemlerin geride kaldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her kim Türkiye'de demokrasiyi, özgürlükleri, adaleti, güvenliği, dış politikayı, kültürü, sanatı daha ileri seviyeye götüreceğine milleti ikna ederse, ülkenin ona teslim edileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben mesela şimdi özellikle Murat Bey'in kızından da bir şey istiyorum. Bir hoca olarak inşallah sizlerin de bizim bu tesislerimize doktorlar yetiştirmeniz lazım. Aynı şeyi Feriha Öz oğlu, kızı onlar da üçü de maşallah profesör. Onlardan da bu ricada bulundum. Dedim ki bizim şu anda eksiğimiz fiziki mekanlardan çok doktor. Bize, uzman olsun, kariyer sahibi doktorlar olsun, bunları yetiştirin ki buralarda bu boşluğu yaşamayalım. Şimdi bu yarışı yapmamız gerekiyor ve bunu da başarmamız lazım." dedi.

Her kim eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, enerjide, tarımda, sporda, savunma sanayide, tüm temel hizmet alanlarında ülkeyi daha ileriye taşıyacağının güvenini verirse milletin ona yöneleceğini dile getiren Erdoğan, "Zaten böyle de oluyor." diye konuştu.

Her kim daha çok yatırım, daha çok üretim, daha çok istihdam, daha çok iş, daha yüksek hayat standardı sağlayacağı konusunda halkın desteğini alırsa, ülkeyi onun yöneteceğini belirten Erdoğan, bunun dışındaki yöntemlerin, zorlamaların iç ve dış ayak oyunlarının tamamının milli irade duvarına çarpıp dağılmaya mahkum olduğunu dile getirdi.

- "Murat Dilmener Hastanesi'nin çevresini yemyeşil yapmamız gerekiyor"

Türkiye'nin önünde özellikle, demokrasiden ve kalkınmadan başka bir alternatifi olmadığını belirten Erdoğan, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Biz de tüm gücümüzle, ülkemizi bu doğrultuda geliştirmenin hedeflerine ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Bugün burada bir araya gelmemize vesile olan açılış töreni işte bu anlayışın en somut tezahürüdür. Kubbede hoş bir sada bırakmak için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Rönesans firmasına ve Yönetim Kurulu Başkanı Erman Bey'e ona özellikle söyledim, dedim ki; 'şimdi Murat Dilmener Hastanesi'nin çevresini yemyeşil yapmamız gerekiyor.' Yani yeşilliklerle burayı donatmamız lazım. Sözünü aldım. Onun için de bu çalışmayı, Erman Bey, yoğunlaştıracağız. Her tarafın yemyeşil olması lazım. Adı Yeşilköy olduğuna göre, hem yeşil, hem köy, öyleyse bunu gerçekleştirmemiz lazım. Ben sizlere inanıyorum. 45 günde bu eser yapıldığına göre, yeşillendirilmesi de süratle yapılabilir. Kamil Bey bu işte inşallah hassas olalım."

- "Türkiye bu tür zorlu dönemlere aşina, hatta bir anlamda şerbetli bir ülkedir"

Salgın döneminde yavaşlayan ekonomik faaliyetlerin dünyanın tüm ülkeleriyle beraber Türkiye'de de olumsuz etkileri olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ancak, Türkiye bu tür zorlu dönemlere aşina, hatta bir anlamda şerbetli bir ülkedir. Mesela ilk çeyrekte Amerika yüzde 4,8, Çin yüzde 6,8, Fransa 5,8 daraldı. Türkiye ise ilk çeyrekte sağladığı yüzde 4,5 oranındaki büyüme ile bu tablodan ayrıştı. Dünya ekonomisinin önde gelen tüm ülkeleri salgın döneminde yaşadıkları kayıpları nasıl telafi edebileceklerini henüz bilmiyorlar. Ülkemiz için ikinci çeyrek bir parça sıkıntılı gözükse de sonrası aydınlıktır."

Sağlık sektöründe Türkiye'de önemli çalışmaların yapıldığını belirten Erdoğan, "Gelişmeler ve işaretler, salgın sonrası yeniden yapılanacak küresel ekonomide, ülkemizin çok avantajlı bir konuma oturacağını gösteriyor. Üretimi tek merkezde toplamanın riskini gören tüm ülkeler ve kurumlar, yeni arayışlara girerken, alternatiflerin ilk başında Türkiye geliyor. Sağlık sektöründe de ülkemizin yıldızı giderek parlıyor. Güçlü üretim altyapımız, genç, eğitimli yenilikçiliğe yatkın insan potansiyelimizle, geleceğe umutla bakıyoruz." diye konuştu.

- "Seferberlik ruhuyla hep birlikte bu sürece destek vermeliyiz"

Salgının kontrol altına alınmasına paralel şekilde başlatılan normalleşme adımlarının yeniden yapılanma sürecinin gerisinde kalınmamasını temin edeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskisinden daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok dünyaya açılarak bu fırsatı değerlendirme kararında olduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

"Bu konuda 83 milyon vatandaşımızın her birine büyük sorumluluk düşüyor. 3 kavram çok önemli, maske, mesafe ve temizlik. Bu hassasiyetlere tavizsiz bir şekilde riayet ederek salgının yeniden hortlamasının önüne kesinlikle geçmemiz şart. Sanayiden tarıma, ticaretten turizme her alanda inşallah önce hızlı bir toparlanma ve ardından çok daha daha hızlı bir atılım işine gireceğiz. Nitekim, yarından itibaren bu adımı atıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmak için, seferberlik ruhuyla hep birlikte bu sürece destek vermeliyiz. Milletimize güveniyoruz. Ülkemize güveniyoruz."

Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi'nin açılışına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanısıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva, hastaneye ismi verilen Prof. Dr. Murat Dilmener'in kızı Fulya Gençoğlu, damadı ve torunu da katılım gösterdi.

Açılışta konuşan Sağlık Bakanı Koca, etkisi belirgin olarak hissedilen sağlık sisteminin gücüne güç katacak bir adımı daha attıklarını dile getirerek, bir-iki ay içerisinde İstanbul'da inşaatı tamamlanarak hizmete alınan bir dizi hastane olduğunu dile getirdi.

Sağlık yatırımlarının değerinin hep bilindiğini belirten Fahrettin Koca, salgında bu yatırımların hayat kurtarıcı olduğunun anlaşıldığını, son 18 senede bu alandaki gelişmelerin neticesini hep birlikte gördüklerini belirtti.

Bu gibi salgın hastalıklara olduğu kadar başta deprem olmak üzere doğal afetlere de hazırlığı test ettiklerini belirten Koca, bu kapsamda İstanbul'un iki acil durum hastanesine kavuştuğunu söyledi.

Bu konseptin (acil durum hastaneleri) Türkiye için yeni olduğunu belirten Fahrettin Koca, "Acil durum hastanelerimiz, Türkiye için zorunlu projelerdir. Ağır deprem tecrübelerine sahip bir ülkeyiz. Salgın ve afetlere karşı sağlam güvencelere ihtiyacımız var. Acil acil durum hastanelerimiz bugünlerde öncelikli bir görev üstlenecek." dedi.

Salgında diğer hastanelerin normalleşme sürecini bu hastanelerin hızlandıracağını da söyleyen Koca, şu şekilde devam etti:

"Diğer hastanelerimiz, tedavileri kısmen ertelenen hastalarımıza artık daha fazla hizmet verebilecek. Havalimanına mesafemiz ve yakınımızdaki pistler sayesinde İstanbul dışından ve yurt dışından gelecek hastalara acil müdahalede bulunabileceğiz. Havalimanından hızlı ulaşım avantajı, hastanemize sağlık turizmi açısından da bir merkez olma özelliği sağlayacak. Daha önce açılışını yaptığımız Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi gibi şimdi açılan Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi de, dönemsel bir hastane değildir, kalıcı bir hastanedir. Kapalı alanı 75 bin metrekaredir. Toplam 125 bin metrekare üzerine kuruludur. Depreme dayanıklılık sebebiyle tek katlı olarak inşa edilmiştir. Sağlık altyapımıza 432'si yoğun bakım olmak üzere, toplam 1008 yeni yatak kazandırmaktadır. Tam teşekküllü 16 ameliyathaneye sahiptir. Kronik böbrek hastalarına yaklaşık 100 diyaliz ünitesiyle hizmet verecek. Hastanemiz yoğun bakım hastalarına hizmet sunmakla kalmayacak, palyatif bakım dediğimiz hastalara da hizmet sunacak. Söz konusu tüm projelerin ruhunda üç şey bir araya geliyor: Vizyon, icra, hizmet ahlakı. Bu üç unsurun buluşması, tarihimizin en aydınlık devirlerinin ortak özelliğidir. Ülkemiz bunun sonuçlarını yaşayıp gördükçe daha bahtiyar olacaktır."

- "Henüz risk ortadan kalkmış değil"

İçerisinde bulunulan günlerin tüm dünyanın ortak bir kaygıda birleştiği ender bir zamana şahitlik ettiğini dile getiren Koca, "Henüz risk ortadan kalkmış değil. Mücadelede ön safta yer alan sağlık çalışanları herkesten daha fazla bu riske maruz kalıyor. Bu yüzden başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarımızdan da kayıplarımız oldu. Ayrılıkları bizleri derin üzüntüye boğan kıymetli hocalarımız da yitirdiklerimiz arasındaydı." diye konuştu.

Korona günlerinde açılışı yapılan Okmeydanı Şehir Hastanesine koronavirüsten yitirilen Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'nun adının verildiğini belirten Koca, "Biliyorsunuz, iki gün önce Sancaktepe'de açılışını yaptığımız acil durum hastanesinde Prof. Dr. Feriha Öz'ün hatırasını yaşatmak istedik. Bugün açılışını yaptığımız hastanemiz, tensipleriniz doğrultusunda Prof. Dr. Murat Dilmener'in adıyla anılacaktır. Daha önce söylediğim gibi bu hocalarımızın bize bıraktığı miras karşısında, söz konusu hastaneler, değil bundan sonraki işlevleri, sadece bu iki bilim insanımızın adını yaşatmak için yapılmış olsa, bu bile yeterli bir sebeptir." şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Murat Dilmener'in, yıllarca Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı yaptığını ve iç hastalıkları alanında duayen bir hekim olduğunu belirten Koca, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"(Prof. Dr. Murat Dilmener) Binlerce öğrenci yetiştiren bir akademisyen, yoksulların doktoru, hocaların hocası. Her talebesi benim sözlerime çok şey ekleyebilir. Benim ondan aldığım duygu hep şu olmuştur: 'İnsanlık, merhamet üzerine kuruludur.' Tıp eğitimimizde iz bırakan, bize yön veren efsane hocalarımızdan biriydi. Hekimliği bir teknik meslek olarak değil, bir sanat olarak içselleştirmemizde önder olmuştu. Hekimliğin sadece akademik bilgi ile olmadığını, diğergam olmayı, hastanın derdine ortak olmayı, hastayla hemhal olmayı davranışlarıyla gösterirdi. Ödev ahlakına sahip bir insandı. İnsan sağlığı onun ahlaki ödev alanıydı.

Öğrenciliğimizden başlayarak asistanlığımızda ve meslek hayatımızın her aşamasında üzerimize emeği olan bir hocamızdı. 70'li, 80'li yılların klinik pratiğinde yetişmiş, bugünkü teknolojiyle değil, detaylı muayene ve anamnez ile teşhis koyacak bilgi ve beceriye sahip doktorların son temsilcilerindendi. Kaderin bir pandemi esnasında, böyle bir dahiliye hocasını, bir enfeksiyon hocasını tedavi ettiği hastalar arasına koyması ve bir enfeksiyonla, Kovid-19 nedeniyle yitirmemiz, bizim için unutulmayacak bir derstir. Bugün açılışını yaptığımız acil durum hastanesine onun adını vererek bu dersi ölümsüzleştirmek istiyoruz. Buralarda görev alacak doktor arkadaşlarımın, tüm sağlık çalışanlarımın, onun adına layık bir anlayışla hizmet bayrağını taşıyacağından şüphe duymuyorum. Genç meslektaşlarıma sadece modern binalar, son teknoloji cihazlar değil, hocalarımızdan aldığımız kültür, ilim ve irfanı; insan sevgisini, insana hizmet şuurunu da bıraktığımıza inanıyorum."

 

- "Her konuda standartın üzerinde bir hastane olmuş"

Prof. Dr. Murat Dilmener'in kızı Fulya Gençoğlu da, böylesine donanımlı ve ileri teknoloji bir hastaneye babasının isminin verilmesinden dolayı onur duyduklarını belirterek, "Bu şekilde, sayenizde babamın ismi ölümsüzleşti. Her konuda standardın üzerinde bir hastane olmuş. Çok güzel bir sağlık kompleksi olmuş. Babam gerek doktor gerekse insan olarak çok değerli bir insandı. Binlerce öğrenci yetiştirdi. Hastalara şifa verdi. Görevini layığıyla tamamlayıp aramızdan ayrıldı. Bu hastaneye gelenler umarım şifa bulurlar. Vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun hastane ve diğer pandemi hastaneleri. Çok minnettarız, teşekkür ederiz." diye konuştu.

Konuşmalardan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sağlık Bakanı Koca ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu'nun da aralarında bulunduğu katılımcılar, kurdeleyi keserek hastaneyi hizmete açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra hastaneyi gezdi. 


 

 

İstanbul'daki sahra hastaneleri 8 soruda tüm detaylarıyla!