Refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörü öncü!

Refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörü öncü! Refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörü öncü!

İnşaat ve hazır beton sektörünü değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörlerinin öncü rolünün devam ettiğini gördüğünü söyledi..

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) düzenlediği Ekonomi Semineri’nin konuğu Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin oldu. 26 Nisan'da Beton  İzmir  2018 Fuarı’nda gerçekleşen Ekonomi Semineri’nde Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık ve Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin seminerde konuşma yaptı.

“Ekonominin Lokomotifi İnşaat, İnşaatın lokomotifi Hazır Beton..." başlıklı Ekonomi Semineri, hazır beton sektörü temsilcileri, katılımcı firmalar ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü.

THBB Ekonomi Semineri’nin açılışında konuşma yapan Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Türkiye’nin, 2017 yılının son çeyreğini yüzde 7,3, yılın genelini ise yüzde 7,4’lük bir büyüme oranı ile kapattığını, tüm jeopolitik riskler, küresel dalgalanma ve finansal piyasalardaki değişimlere rağmen Türkiye’de reel sektörün ve özelde imalat sanayinin 2017 yılını önemli bir performans ile kapatmasının sevindirici olduğunu belirtti.

Cari açık ve özel sektör borçluluğu en önemli sorunlardan biridir

Yavuz Işık, 2018 yılının 2017 yılına kıyasla çok daha zor bir yıl olacağını ifade ederek “Türkiye’nin makro ekonomik göstergeleri incelendiğinde en önemli sorunlardan birinin cari açık ve özel sektör borçluluğu olduğu görülecektir. 2017 sonu itibari ile 47 milyar dolar olan cari açık, ocak ayında da yüksek gelirken şubat ayında 4,2 milyar dolar ile beklentilerin altında gerçekleşmiştir. En son açıklanan Goldman Sachs raporunda, mevcut durumda söz konusu cari açık oranının sürdürülebilir olduğunu belirtmekle beraber OECD ülkeleri içinde en yüksek cari açık oranına sahip ikinci ülke olması önemlidir. Bir diğer sorun ise özel sektör borçluluğudur. Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesinin en önemli gerekçesi de özel sektör borçluluğudur. Türkiye’de finans dışı kesimin döviz açık pozisyonu 221 milyar dolardır. Şirketler 2010-2017 yılları arasında milli gelirin yaklaşık yüzde 30’u kadar borç artırmış durumdadır.” diye konuştu.

Sektör temsilcilerimizi kur riskine karşı dikkatli olmaya çağırıyorum

Yavuz Işık, sektör temsilcilerimizi kur riskine karşı dikkatli olmaya çağırdığını ifade ederek konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Biz sanayiciler açısından en önemli unsur, kurdaki dalgalanmadır. Kurdaki aşırı yükseliş ve azalışlar önünü görmeyi ve iş yapmayı zorlaştırmaktadır. Kur, öngörülebilir ve tahmin edilebilir şekilde hareket ettiği sürece piyasa aktörleri ortama uyum sağlayabilecektir. Hiç kuşkusuz tarafımızı büyümeden yana kullanmalı ve düşük faizin peşinden koşmalıyız. Ancak bunun için gerekli ilk aşama enflasyonda başarı sağlama zorunluluğudur. Yıl içerisinde, kur artışına bağlı ‘maliyet yönlü enflasyonun’ baskılanması durumunda umuyorum ki enflasyon, Türkiye’nin bu yıl yumuşak karnı olmaktan çıkacaktır. Sonrasında Türkiye yeniden dünya büyüme kulvarındaki yerini alacaktır.”

Refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörlerinin öncü rolü devam ediyor

THBB Ekonomi Semineri’nde “Ekonominin Lokomotifi İnşaat, İnşaatın lokomotifi Hazır Beton..." başlıklı bir konuşma yapan Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, “Küresel Büyümenin toparlandığı ve geçmiş yıllara göre biraz daha ileriye güvenle baktığımız bu zamanda, refah oluşumunda inşaat, hazır beton ve çimento sektörlerinin öncü rolünün devam ettiğini görmekteyim. Fert başına hazır beton ve çimento kullanımı ve millî gelir kıyaslamalarında Türkiye’nin önde gelen 5 ülke arasında yer aldığı da bir başka gerçek. Hem metrekare fiyatlarına hem alt altyapı ihtiyacına hem talep gelişimine hem de büyüme modelinin yapısına bakıldığında, 2050 yılında bile bahsettiğimiz sektörlerin iş, istihdam, katma değer ve gelir yaratma potansiyelinde öncülük edeceği görülmektedir. Sanayi 4,0 ile beraber, sektörlerin evrilmesi gerektiği bir gerçek. Hazır beton sektörünü bu geçiş süreci için hazırlıklı gördüm. Sadece Türkiye için değil, sektörün yurt dışı için üstlendiği öncü rolü devam ettireceğine dair inancım arttı.”

THBB’nin Teknik ve Ekonomi Seminerleri İlgi Odağı Oldu

Türkiye Hazır Beton Birliği, 25-28 Nisan 2018 tarihlerinde düzenlediği “Beton İzmir 2018 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı” ile inşaat ve onun en temel kolu olan hazır beton sektörüyle ilgili birçok firmayı İzmir’de buluşturdu. THBB  tarafından Beton İzmir 2018 Fuarı’nda önceki yıllarda olduğu gibi seminerler düzenlendi. Fuarın ilk iki günü olan 25-26 Nisan 2018 tarihlerinde gerçekleştirilen THBB Seminerlerinde, Geçirimli Beton, Beton ve Sürdürülebilirlik, Mega Projelerde Beton başlığı altında Çanakkale Köprüsü Beton Uygulamaları ve Yusufeli Barajı ve HES Projesinin Karakteristik Özellikleri ile Baraj Gövdesi Kütle Betonu Tasarımı, Silindirle Sıkıştırılmış Beton Yollar, Sürdürülebilir Beton üretimi için Geri Dönüşüm Suyu Tamamen Kullanılması, Sıvı Azot ile Beton Soğutma Teknolojisi  seminerleri başta olmak üzere sektörün gelişimine katkı sağlayacak konularda sunumlar yapıldı. 

THBB Seminerleri kapsamında Ekonomi Semineri de düzenlendi. Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye ekonomisi, inşaat ve hazır beton sektörü başta olmak üzere ekonomi konularında bir konuşma yaptı. “Betonstar”ın Ana Sponsorluğunda düzenlenen THBB Seminerlerini, hazır beton firmalarının ve tesislerinin yetkilileri ile yan sanayi firmalarının temsilcilerinin yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, inşaat mühendisleri, müteahhitler, mimarlar, yapı denetim kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar yakından takip etti.