Sakarya, yatay mimaride örnek şehir!

Sakarya, yatay mimaride örnek şehir!

Yatay mimarisi ise Sakarya, Türkiye’nin örnek şehirleri arasına girdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, “Yatay mimar, farklı bir şehircilik anlayışının doğmasını sağlamıştır” dedi…


AĞUSTOS 1999’da yaşanan Marmara Depremi 9 ile büyük acılar yaşayan Sakarya, bu tarihten itibaren yatay mimariye yöneldi. Türkiye’de adeta örnek bir şehir haline geldi. Takvim'de yer alan habere göre; Sakarya Büyükşehir Belediye Başkam Zeki Toçoğlu da şehrin alt yapısına 1.5 milyar liralık yatının yaptıklarını ve yatay mimariden asla taviz vermeyeceklerini söyledi. 1999 depreminde büyük acılar yaşadıklarını, bu afetin ardından bazı kararlar aldıklarım belirten Başkan Toçoğlu, “99 depreminde can ve mal kayıplar yaşadık. Biz bu depremden gereken dersi şehir olarak çıkarttık ve şuna inandık: ‘Depreme en büyük hazırlık sağlam zeminlerde sağlam yapılar inşa etmektir.’ Bu çerçevede öncelikli olarak güvenli bölgelerde yeni konutlar inşa edildi. Ardından şehirde kat sınırlaması uyguladık. Şu anda Sakarya’da 3 kat sınırımız var. Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konuyu gündeme getiriyor. Sayın Cumhurbaşkanımız yüksek katlı binaların bizim şehircilik anlayışımızla, medeniyet tasavvurumuzla çok uyumlu olmadığım ifade ediyorlar. Biz de şehrimizde yatay mimari anlayışıyla hareket ediyoruz ve bundan asla taviz vermiyoruz” dedi.

HEM SAĞUM HEM ESTETİK

Yatay mimarinin aynı zamanda estetik açıdan da çok farklı bir şehircilik anlayışı doğmasını sağladığım belirten Başkan Zeki Topçuoğlu, “Bugün farklı şehirlerden Sakarya’ya gelen herkes şehrin kendine has gelişen mimari tarzını takdir ediyor. Yani yatay mimari, hem depreme hazırlık hem sağlam yapılar hem de estetik bir şehir anlayışının tezahürüdür. Bu konuda hamdolsun şehrimizde tam anlamıyla bir uyum var. Vatandaşlarımız da yatay mimariye sahip çıktılar” dedi.

AZ KATLI YAPILAR...

Amaçlarının Sakarya’da her çocuğun evinin önünde toprakla buluşup oyun oynaması olduğunu belirten Başkan Topaçoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Biz istiyoruz ki Sakarya’da yetişen çocuklar evin önüne çıktığında toprağa basabilsin, yeşilin tüm çeşitlerim görebilsin, ağaçlan, çiçekleri, böcekleri tanısın. Sakaryalı çocukların yüksek katlı gökdelenlerle, binalarla gökyüzüyle temasları kesilmesin. Sakarya’da yetişen bir çocuk bir ayağıyla toprakla temas ederken; diğer ayağıyla da gökyüzüyle temas edebilmelidir. Yüksek kadı gökdelenlerin altında insanlar kendilerinin ezildiğini düşünmemelidir. Yatay mimari şehirleri kapatmak değil, şehirleri insanlara açmaktır. İnsanlar yaşadıkları şehirlerde nefes alsın istiyoruz. Hep ifade ediyorum; biz betondan değil, yeşilden yanayız. Yüksek katlı yapılardan, gökdelenlerden değil, az katlı yapılardan yanayız.”