27 / 05 / 2022

Sarıyer Çayırbaşı Karayolu tüneli 2011'de açılacak!

Sarıyer Çayırbaşı Karayolu tüneli 2011'de açılacak!

Sarıyer-Çayırbaşı karayolu tünelinin, Nisan 2011´de açılması planlanıyor



İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Sarıyer-Çayırbaşı tüneli, toplam 193 milyon liraya mal oldu.
        
Gidiş-geliş toplam uzunluğu 4 bin 50 metre olan çift yönlü tünelin kazı ve zemin betonlama çalışmaları tamamlandı.
        
Kemer (tavan) betonlama imalatları devam eden tünelin yüzde 80´i tamamlandı. Son aşamada tünelin elektro mekanik işleri yapılacak.
        
Tüpler arasında, tehlike anında güvenlik amaçlı yaya ve araç trafiğini aktarmak amacıyla her 250 metrede bir olmak üzere toplam 7 bağlantı tüneli yapıldı.
        
Acil bir müdahale yapılması gerektiğinde kısa sürede müdahale edilebilmesi için (ambulans, itfaiye aracı giriş-çıkışı vs.) acil kullanıma açık tünele direkt ulaşılan 1 yaklaşım tüneli inşa edildi.
        
Tünel, en son teknolojiyle donatılmış elektro mekanik sistemler (yangın, güvenlik, aydınlatma, haberleşme ve havalandırma kontrol sistemleri vs.) ile inşa edilecek.
        
Tünelin her iki çıkış noktasında yol ve kavşak inşaatları bulunuyor.
        
Tünelin şeritleri 2 normal ve 1 emniyet şeridi şeklinde yapıldı. Yol genişliği 9,50 metre, tünel yüksekliği 7,33 metre ve tünel iç yarıçapı 6 metre olarak inşa edildi.
        
Sarıyer-Çayırbaşı karayolu tünelinin Nisan 2011´de tamamlanması planlanıyor.
        
-ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR-
        
İstanbul´da bugüne kadar 800 metre yaklaşım ve bağlantı tünelleriyle toplam 8 bin 797 metre tünel inşa edildi. Bunlar toplam 325 milyon liraya mal oldu.
        
İnşaatı devam eden toplam 4 bin 50 metre karayolu tüneli için de 158 milyon lira harcanacak.
        
Uzunluğu 3 bin 247 metre olan Kağıhane-Piyalepaşa tüneli 14 Mart 2009´da açıldı. Tünelden açıldığı günden bu yana yaklaşık 14 milyon araç geçti. Tüneli günlük ortalama 38 bin araç kullanıyor.
        
Uzunluğu 4 bin 750 metre olan Dolmabahçe-Bomonti tünelinden, açıldığı 14 Haziran 2010´dan bu yana 882 bin araç geçiş yaptı. Tünelden günlük ortalama 17 bin araç geçiyor.
        
Bomonti-Dolmabahçe karayolu tüneli, kavşak ve bağlantı yolları dahil toplam 248 milyon 700 bin liraya, Kağıthane-Piyalepaşa karayolu tüneli ise kavşak ve bağlantı yolları dahil 192 milyon 200 bin liraya mal oldu.
AA
---
Abdullah Gül, Çayırbaşı Karayolu tünel inşaatını inceledi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörle sadece silahla değil, tüm imkanlar seferber edilerek mücadele edileceğini, terör örgütünü yok etmek için de tüm imkanların ortaya konacağını belirterek, "Yeri geldiğinde diplomasi devreye girer, yeri geldiğinde silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, yeri geldiğinde terörle karşı karşıya olan bölgelerimizdeki halkımızı kazanmak için başka unsurlar devreye girer. Ekonomik, sosyal kalkınma, kültürel faaliyetler, hepsi bunun bir parçasıdır" dedi.
        
Sarıyer Çayırbaşı Karayolu tünel inşaatında incelemelerde bulunduktan sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Gül, bir gazetecinin, "PKK´nın eylemsizlik kararından sonra hükümetin veya devletin Abdullah Öcalan ile irtibat kurduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Bu konuda gözler devletin başı olarak size çevrildi. Bu konuda neler diyeceksiniz" sorusu üzerine, şunları söyledi:
        
"Bir devletin görevi terörü bitirmektir. Yani terörü bitirmekle, terör örgütünü bitirmek... Bu tabii ki devletin görevidir. Devletin bütün kurumları, başta silahlı kuvvetler, emniyet, istihbarat teşkilatları, hepsi bütün gücüyle terörü bitirmek, yeni şehitler vermemek ve önümüzdeki bu tehdidi yok etmek için görevlidir. Hepimizin görevi budur, yoksa sürekli şehit vermek, sürekli gazi vermek değildir. Bunu bitirmek Türkiye´nin birinci önceliğidir. Bunu her zaman açıkladım. TBMM´de yaptığım konuşmalarda, zaman zaman fırsat buldukça da bu açıklamaları yaptım."
        
Cumhurbaşkanı Gül, terörü bitirmenin hükümetlerin de birinci önceliği olması gerektiğini ifade ederek, "Terörle sadece silahla mücadele edilmez. Terörle bütün imkanlar seferber edilerek mücadele edilir. Terör örgütünü yok etmek için de bütün imkanlar ortaya konur" dedi.
        
Terörle mücadelede tüm ülkelerin dayanışma içinde olması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, ülkeler arasında nasıl El Kaide ve diğer terör örgütleri konusunda dayanışma varsa Türkiye´nin başındaki bela olan terör örgütüyle mücadele için de dayanışma içinde olunması gerektiğini söyledi.
        
-"KOMŞU, MÜTTEFİK VE DİĞER ÜLKELER TÜRKİYE´YE KATKI VERMELİ"-
        
Cumhurbaşkanı Gül, bu konuda komşu, müttefik ve diğer ülkelerin Türkiye´ye katkı vermesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
        
"Dolayısıyla yeri geldiğinde diplomasi devreye girer, yeri geldiğinde silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, zaten çok büyük kahramanlıklar ve fedakarlıklar yaparak bu mücadeleyi sürdürüyorlar, yeri geldiğinde şüphesiz ki bu terörle karşı karşıya olan bölgelerimizdeki halkımızı kazanmak için başka unsurlar devreye girer. Ekonomik, sosyal kalkınma, kültürel faaliyetler hepsi bunun bir parçasıdır. Benim söylediğim sözlerden farklı farklı amaçlar çıkarmak, doğrusu haksızlık olur, yanlışlık olur ve terör örgütüne, teröristlere fırsat çıkar. Terörle mücadelenin bilinen ve bilinmeyen yönleri vardır. Böyle çetin bir mücadeleyle ilgili her şey burada sizin gözünüzün önünde, kameraların önünde konuşulacak değildir. Ama bir devletin görevi, bu amansız mücadelede güçlü olmak, varıyla gücüyle devam etmektir."
        
Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, "Gerekirse bu çerçevede Abdullah Öcalan ile görüşülür mü" sorusu üzerine de şöyle konuştu:
        
"Ben böyle bir şey söyledim mi? Benim söylediklerim ayrı, sizin söyledikleriniz ayrı. Siz benim söylediklerimin dışında, kendiniz yorum yapıp, kendiniz bunlardan anlam çıkarmayın. Amaç, terörü bitirmek, terörü tehdit olmaktan çıkarmak, Türkiye´nin birliğine, bütünlüğüne, halkın güvenliğine, huzuruna tehdit olan, tehlikeye sokan bütün bu unsuru tehdit olmaktan çıkarmaktır. Bu yeni değil ki, bununla ilgili 20-25 senedir yönetimlerin, devletin başındakilerin birinci görevi olmuştur. Bunun metotları bununla ilgili uzmanlara kalmıştır. Bu nasıl yapılacak, ne olacak? Bunun uzmanları yeri geldiğinde komutanlar, yeri geldiğinde emniyet güçleri, yeri geldiğinde istihbarat elemanları... Yeri geldiğinde ekonomik ve sosyal faaliyetlerdir. Dolayısıyla sakın ha bu konular eğer polemik konusu yapılırsa, günlük siyasete alet edilirse bu sadece terör örgütünün işine yarar. Bunu açıkça söylüyorum. Bu, hepimizin, partiler arasında ayrım yapmadan, terörle mücadele etmek bütün partilerin birinci önceliğidir. Bütün parti başkanlarıyla yaptığım görüşmelerde de birinci öncelik budur. Buradan kimse farklı farklı anlamlar çıkarmasın."
AA