Topkapı Sarayının tarihi yapısını bozan herşey kaldırılacak!

Topkapı Sarayının tarihi yapısını bozan herşey kaldırılacak! Topkapı Sarayının tarihi yapısını bozan herşey kaldırılacak!

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Topkapı Sarayında tarihi dokuya uymayan yapıları kaldıracaklarını bildirerek, "Burada sadece tescilli yapılar kalacak. Saray içinde yeni bir yapı inşa etmeyeceğiz" diye konuştu

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!

        Günay, Topkapı Sarayındaki Karakol Lokantasında, Milli Savunma
 Bakanlığından teslim alınan depolarla ilgili basın toplantısı düzenledi.

         Türkiyenin turizmde çok iyi bir noktaya gelerek dünya 7ncisi olduğunu
 hatırlatan Günay, büyük ölçüde kitle turizmi yaptıklarını ve bunun da güney ve
 Antalya odaklı olduğunu, Türkiyeye gelen 29 milyon turistin 9 milyonunun sadece
 Antalyaya gittiğini anlattı.

         Günay, daha yüksek kültür ve gelir gruplarına yönelik yeni bir hamle
 başlatmaları gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
         "Güneydoğu Anadoluyu hiç ihmal etmiyorum. Orada büyük bir potansiyel
 var. Şehir turizmi açısından Mardin, Gaziantep, Urfa, Adıyaman, Hatay,
 Diyarbakırda, bütün bu alanda büyük bir potansiyel mevcut. İkincisi de Egede,
 doğayı, tarihi, termal kaynaklarını, geleneksel yaşam tarzını, sivil mimarlık
 örneklerini, el sanatlarını, mutfağını da işin içine katan, daha yüksek kültür
 gruplarına hitap eden yeni bir destinasyon yaratmamız lazım. Turizm hamlelerinin
 bir ayağı Güneydoğuda, bir ayağı da  İzmir  merkezli Egede başlayacak ve Türkiye
 kitle turizminin bir adım üstünde yeni bir turizm alanında daha büyük adımlar
 atmaya çalışacak."

         Telekomun Gülhane Parkı içerisinde eklenti binaları olduğunu ve bunların
 kaldırıldığını söyleyen Günay, "Şimdi buranın yerine İslam Bilim ve Teknoloji
 Müzesinin yanına Hüsnü Hat ve Kitap Müzesi yapmaya çalışıyoruz. Burada gerçekten
 zengin bir hüsnü hat koleksiyonumuz var. Fakat geçmiş yıllarda başka kamu
 yapılarıyla saray dışındaki hemen hemen bütün alanlar işgal edilmiş olduğu için
 burada eserlerimizi ve Topkapı zenginliklerini sergileyeceğimiz uygun alanlarımız
 yoktu" ifadelerini kullandı.

         Günay, bakanlar için makam mekanı olsun diye restore edilen Alay Köşkünü
 de İstanbul Müze Kütüphanesi yapmaya çalıştıklarını belirterek, Alay Köşküne
 Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi de yapmak istediklerini,
 böylelikle de Sur-i Sultani içine iki yeni müze gireceğini belirtti.

         Bakan Günay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
         "Milli Savunma Bakanlığının saray içindeki depoları boşaltıldı. Bu
 yapılardan birisi Tarihi Türk Müziği Topluluğuna verilecek. Saray içine özellikle
 de Mehteri getirerek, haftanın her gününde Topkapı Sarayı avlusunda bir biçimde
 görünmesini arzu ediyoruz. Belki kapı girişlerine de Osmanlı yeniçeri askeri
 kılığında düzenlemeler yapacağız. Bir tanesinde saray porselenlerini sergilemeyi
 düşünüyoruz. Bir binayı da yine kaftanlar, silahlar başka yapılarımızdaki
 eserlerle ilgili bir sergi mekanı haline getirmeye çalışacağız. Sarayda etkinlik,
 toplantılar ve periyodik sergi yapacağımız mekanlar son derece sınırlı. Böylece
 sarayın içinde herhangi bir sergi olmadan sarayı tamamen anıt müze haline
 getirmeye, sergileri de bu yeni mekanlarda yapmaya çalışacağız. Matbaa Lisesini
 mekana uygun bir biçimde yeniden toparladık. Restorasyon ve Rölöve
 Müdürlüklerinin çıktıkları yere de İl Müdürlüğümüz gelecek ve orada belki saray
 yönetimiyle ilgili de bir idari birim olacak. Bahçesindeki mekanı da yine halka
 açık olarak çeşitli etkinlikler için kullanılacak bir mekana dönüştürmeye
 çalışıyoruz. Hayalimiz, inşallah bu yılın sonunda o noktaya gelmiş olacağız.
 Topkapı Sarayını, Kanuni Sultan Süleyman zamanındaki gibi bu coğrafyanın en
 gösterişli mekanlarından biri yapmak istiyoruz."

         Sarayın ziyaretçi sayısının arttığını dile getiren Günay, bugün
 Türkiyenin farklı noktalarından bazı sonuçlar aldığını, buna göre ilk dört, beş
 aylık sonuçların önceki yıllara göre rekor olduğunu bildirdi.

         -İZMİR VE DİYARBAKIR PROJELERİ-

         Bir gazetecinin, İzmirdeki "çılgın proje" ile ilgili sorusu üzerine de
 Bakan Günay, "Efes, bir liman kentiydi. Zaman içinde alüvyonlarla dolmuş ve
 denizle mesafesi 3 kilometre açılacak. Bir kanalla denizin tekrar Efese
 getirilmesi herkesin hayaliydi. Başbakan Erdoğan, bu hayalin gerçekleşeceğini
 açıkladı. Tarihsel dokuya zarar vermeden turizmin hizmetine açacağız. İzmirde
 yapacak çok iş var. Başbakan, Bergama ve Efesin birbirine bağlanacağından söz
 etti. Adnan Menderes Havaalanından gelen çok kolay ulaşabilecek. Bugün
 Diyarbakır projesini anlattı. Diyarbakır İçkaleyi müze yapıyoruz" dedi.

         -YASSIADA PROJESİ-

         İstanbulda depolardan daha önemli bir projeleri bulunduğunu belirten
 Günay, "Yassıadayı bir müze ve kültür merkezi haline getirmek istiyorduk. Bu
 proje için Genelkurmay Başkanlığı ile mutabık kalınması gerekiyordu. Genelkurmay
 Başkanımız, Maliye Bakanlığına devrine mutabakat gösterdiler. Bakanlık da
 Başbakanın talimatıyla Yassıadayı Kültür ve Turizm Bakanlığına devretti.
 Yassıadada demokrasi tarihimizin en acılı sayfalarından biri yaşandı. Haksız
 tutuklamalar ve infazlar yapıldı. O mekanı yaslı ada olmaktan çıkararak,
 Demokrasi Tarihi Müzesi haline getirmeyi düşünüyoruz. Burada bir kütüphane
 oluşturacağız. Bu olayla ilgili bütün yayınları içerecek. Yanındaki Sivri Adada
 taş ocağının yarattığı doğal dokudan yararlanarak amfi tiyatro salonu yapacağız" ifadelerini kullandı.

         Günay, konuşmasının ardından sarayın içerisinde tescilli dört tarihi
 yapıda incelemelerde bulundu. Bu yapıların, 1800lü yıllarda sarayın bazı
 ihtiyaçları için yapıldığını, komutanlığın bu binaları malzeme deposu olarak
 kullandığını kaydeden Günay, bu depoların sarayın kullanımına terk edilmesini
 savunduğunu ve şu anda Kültür ve Turizm Bakanlığına bırakıldığını söyledi.

         Çevrede başka yapıların da boşaltılarak, teslim edileceğini vurgulayan
 Günay, şöyle devam etti:
         "Sarayda tarihi dokuya uymayan yapıların hepsini kaldıracağız. Burada
 sadece tescilli yapılar kalacak. Saray içinde yeni bir yapı inşa etmeyeceğiz.
 Bahçenin belli bir alanında sondaj çalışmaları yapacağız. Burası Roma döneminde
 de saray alanı olarak biliniyor. Aya İrininin arkasında olduğu gibi arkeolojik
 alanlar da çıkacaktır. Osmanlı dönemine ait sarnıçlar var, çoğu bitki örtüsü
 altında kaybolmuş durumda. Buraya gelen insanlar bir yandan sergi alanlarını, bir
 yandan da arkeolojik mekanları gezme imkanı bulacak. İmparatorluk kültürünün
 bütün izlerini Sur-i Sultaninin içinde görmüş olacağız."

         Görevi sırasında ikinci ve üçüncü avlularda yer alan tüm etkinlikleri
 kaldırdığını ve hepsinin birinci avluya alındığını belirten Günay, birinci
 avlunun Bab-ı Hümayundan herkesin girebildiği bir alan olduğunu ifade etti.

         Kubbe altı katiplerinin oturduğu yerin silah teşhir yeri yapıldığını
 ifade eden Günay, bu çalışmanın güzel olduğunu ancak bunların teslim alınan
 binalar gibi yapılarda sergilenmesinin daha uygun olacağını açıkladı.

         Günay, depoları gezerek, binalar hakkında bilgi verdi. Binalarda ciddi
 bir restorasyon yapılacağını aktaran Günay, bu binaları daha önce ziyaret
 ettiğinde battaniye, postal gibi malzemeler bulunduğunu gördüğünü söyledi.
         Binaların nispeten korunduğunu belirten Bakan Günay, rutubet görüldüğünü
 ve bazı yıpranmış yerler bulunduğunu, restorasyon ve rölövenin ardından bu
 eksikliklerin giderileceğini belirtt.

         Türkiyenin sıcak iklim ülkesi olması dolayısıyla turizmin
 deniz-kum-güneş turizmi olduğunu ifade eden Günay, "Rahmetli Turgut Özal başta
 olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şu anda turizm ülkesi olarak
 yedinci sıradayız. Ama kitle turizmi yapıyoruz. Biz istiyoruz ki Türkiye
 coğrafyasının her tarafına turizm yayılsın" dedi.
AA