Türk Akımı’nda kapasite 31.5 milyar metreküpe düşürüldü!

Türk Akımı’nda kapasite 31.5 milyar metreküpe düşürüldü! Türk Akımı’nda kapasite 31.5 milyar metreküpe düşürüldü!

Rus enerji devi, devlet şirketi Gazprom, Rusya’nın doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan Türk Akımı Projesi’nde kapasiteyi, 63 milyar metreküpten, 31.5 milyar metreküpe çektiğini açıkladı.

Rusya’nın Suriye’de bazı hedefleri bombalarken, Türk hava sahasını ihlal etmesinin ardından, Türkiye’nin yapmış olduğu sert açıklamalar, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin sertleşmesine yol açtı. Rusya ve Türkiye arasında, Suriye krizinin ardından yaşanan siyasi gerginlik, doğal gaza kadar uzandı. Bu gerginliğin üzerine, Rus enerji devi, devlet şirketi Gazprom, Rusya’nın doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan Türk Akımı Projesi’nde kapasiteyi, 63 milyar metreküpten, 31.5 milyar metreküpe çektiğini açıkladı. 


Türk Akımı Projesi’nde, Rusya’dan ülkemize Mavi Akım Projesi’nde olduğu gibi boru hattıyla Karadeniz’in altından Samsun’a getirilecek doğal gaz, daha sonra toprak altından döşenecek boru hattıyla, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan üzerinden Avusturya’da bulunan doğalgaz dağıtım merkezine ulaştırılacaktı. Türk Akımı Boru Hattı Projesi, her biri 15.75 milyar metreküp kapasitesi olan dört ayrı hattan oluşacaktı. Hattın gaz kapasitesinin 47 milyar metreküpü Avrupa’ya, geri kalanı ise Türkiye’ye verilecekti. Boru hattının, 660 kilometrelik deniz geçişinden sonra, 250 kilometrelik bölümünün Türkiye’nin Avrupa kıtasındaki topraklarından geçmesi planlanmıştı. Türkiye, bu hatlardan birinden gelen doğal gazı alacaktı. 


Gazprom, Baltık Denizi’nin altından geçen Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi’nde kapasite artırımına gidilmesini gerekçe göstererek, Türk Akımı Boru Hattı Projesi’nin kapasitesinin yarıya düşürüldüğünü belirtiyor. Gazprom, Eylül 2015’te Avrupa Birliği ülkeleri ile Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi’nin inşası ile ilgili anlaşma imzaladı. Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi’yle, Rusya’dan Almanya’ya Baltık Denizi altından toplam 55 milyar metreküp kapasiteli, iki ayrı deniz boru hattının yapılması planlanıyor. 2019 yılında faaliyete geçmesi hedeflenen Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi çerçevesinde, Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı’nın kapasitesi iki katına çıkarılacak. 


Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi’ne bağlı olarak kapasitesi yarıya indirilen Türk Akımı Boru Hattı Projesi için Türkiye ve Rusya arasında henüz bir anlaşma imzalanamazken, Gazprom’un AB ülkeleri ile Kuzey Akım 2 Boru Hattı Projesi’nin inşasına yönelik anlaşmayı imzalaması, Rusya’nın uyguladığı enerji politikalarının çeşitliliği ve kendi menfaatleri doğrultusunda hızla değiştirilebilir olmasını göstermesi açısından önemli bir örnektir. 


Avrupa’nın, yıllık doğalgaz ihtiyacı 500 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor. Avrupa yıllık doğal gaz ihtiyacının 300 milyar metreküplük bölümünü Rusya ve Kuzey Afrika ülkelerinden, 200 milyar metreküplük bölümünü ise kendi kaynaklarından karşılıyor. 2020 yılında Avrupa’nın yıllık toplam doğal gaz ihtiyacının 700 milyar metreküpün üzerine çıkacağı, buna karşılık kendi kaynaklarından elde edilen doğal gazında 100 milyar metreküpe düşeceği tahmin ediliyor. Diğer bir ifadeyle, 2020 yılına gelindiğinde, Avrupa’nın yılda 600 milyar metreküp doğal gazı ithal etmesi gerekiyor. 2020 yılında, Türkiye’nin de yılda 80-100 milyar metreküp doğal gaz ihtiyacı olduğu düşünüldüğünde, 2020 yılında Avrupa ve Türkiye’nin yıllık ortalama 700 milyar metreküpe yakın doğalgaz ithal edeceği tahmin ediliyor. 


Rusya, Türk Akımı Projesi’nin kapasitesini 63 milyar metreküpte bıraksa, 2020 yılı itibariyle bu hattan tam kapasite doğalgaz taşınsa bile Avrupa ve Türkiye’nin toplam doğalgaz ihtiyacının ancak yüzde 9’luk bir bölümü taşınabilecekti. Bu nedenle, Rusya tarafından Türk Akımı Projesi’nin kapasitesinin yarıya düşürülmesinin, Suriye krizinde Türkiye’yi zor durumda bırakma dışında farklı bir nedeni olmasa gerek. 


2009’da ortaya çıkan Nabucco Projesi’nden sonra “Asrın Projesi” olarak tanıtımı yapılan Türk Akımı Projesi’de hayata geçemeden, tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almış gözüyor.


Dünya