`Türkiye`deki istikrarsızlığı Afrika`da ev yapıp aşacağız`

`Türkiye`deki istikrarsızlığı Afrika`da ev yapıp aşacağız`

Güneri İnşaat'ın yöneticisi Teoman Güneri, 2007'deki istikrarsızlığın yeni yılda da sürmesi durumunda bunu, yurtdışında yapacakları projelerle aşacaklarını söyledi ..





Yenibosna'daki Japon esintili İkebana Evleri ile tanınan Güneri İnşaat, önümüzdeki dönemde Kavacık, Maslak ve Tarabya'daki yeni projelerini hayata geçirmeye hazırlanıyor. "2008 yılı sektördeki pek çok firma ve bizim açımızdan da kendini gösterme yılı olacaktır" diye konuşan Güneri İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Teoman Rıza Güneri ile sektörü ve hedeflerini konuştuk.


* Sektör 2007'de parlak bir dönem geçirmedi. 2008'in de böyle geçmesi ihtimaline karşı bir B planınız var mı?


2008'de de olası bir istikrarsızlığı, yurtdışı inşaat yatırımlarıyla aşmayı düşünüyoruz. Bunun için de Afrika ülkeleri ve Türkiye'nin kuzeyindeki ülkelerle de ciddi görüşmeler yapıyoruz. Yurtdışı yatırımlarımız 6 ay içinde hayata geçecek. Ama görüşmelerin sürdüğü bir ortamda ayrıntı vermek doğru değil. "Merkezi Kavacık'a taşıyacağız"


* Yurtiçindeki yeni projeleriniz ne olacak?


Kavacık'ta 4 bin metrekare civarındaki alan üzerine 2 bin 885 metrekare inşaat alanlı zemin artı 6 kattan oluşan bir bina inşa edeceğiz. Burası tamamen ofis alanları ve mağazalardan oluşacak. İş merkezi olarak düşünülen bu binada kendi merkezimiz de olacak. Yılbaşında temel atmış olacağız ve 2 yıl içinde tamamlayacağız. Diğerini Tarabya'da inşa edeceğiz. 25 bin metrekarelik alanda gerçekleştireceğimiz 120 dairelik bir inşaatımız olacak. İnşaat başladıktan sonra 18 ayda tamamlanacak. Ayrıca Maslak'ta, 10 dönüm arazi üzerinde bir projemiz var. Kat karşılığı anlaştık. Muhtemelen iş merkezi olacak ama daha kesin projelendirmeyi yapmadık. Kandilli'de 22 dönüm arazi üzerinde 6 bin metrekare inşaat alanına sahip 12 villa inşa edeceğiz. Son olarak Güngören'de de bir arsa ile anlaştık. Burada konut artı alışveriş merkezi şeklinde bir proje planlıyoruz.


* 2008'de sektörü nasıl görüyorsunuz?


Sektörün 2007 değerlendirmesini yaparken öncelikle 2005 ve 2006'ya bakmak gerek. 2005 çok parlak bir yıldı. Faiz oranları yüksek olmasına rağmen, 2006 da inşaat sektörü için kötü bir yıl olmadı. 2007'de ise sektördeki hareketlilik sürdü ama istenilen noktalara gelinemedi. Kısacası 2007 sektördeki büyümenin sürdüğü ancak, 2005 yılının başarılarının yakalanamadığı bir yıl oldu. 2007'de başta çimento ve demir olmak üzere inşaat malzemelerindeki fiyat artışları ve tek haneli rakamlara indiği belirtilen enflasyonun, sektörümüzde daha fazla artması, girdi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle bir miktar sıkıntı yaşandı. Konut kredilerine uygulanan oranların artması da, özellikle konuta olan ilgiyi azalttığı için bundan inşaat sektörü olumsuz yönde etkilendi. Tüm bunlar göz önüne alınacak olursa artık dev konut projelerini yaparken çok düşünmek gerektiğini, proje üretip arz etmekten daha çok satılabilir ürün üretmenin ön plana çıktığını görüyoruz. Sektörün girdilerinde fiyat dengesi sağlandığında, kredi oranları düşürülerek ihtiyaç sahiplerinin kullanması desteklendiğinde ve yerel yönetimler de arsa üretmek şeklinde inşaat sektörüne destek verdiğinde, döviz bir dengeye oturup halkın döviz birikimleri ortaya çıkmaya başladığında, 2008 yılı başarılı geçecektir. 2008 yılı sektördeki pek çok firma ve bizim açımızdan da kendini gösterme yılı olacaktır.


'Yabancı atağa kalkacak'


Özellikle mortgage sisteminin Türkiye'nin gündemine girmesiyle birlikte yabancı sermayenin inşaat sektörüne ilgisi de arttı ve sektör cazip hale gelmeye başladı. Ancak, reel tabloya bakıldığında beklenen oranlarda bir yabancı sermaye girişinden söz etmek bugün itibariyle henüz söz konusu değil. 2008'de Türkiye'nin sergileyeceği ekonomik istikrara, faiz oranlarına göre özellikle satışların hızlandığı yüksek sezonda yabancı sermayenin atağa kalkacağını düşünebiliriz.


'Dev konut projeleri düşünülmeli'


2007 sektördeki büyümenin sürdüğü ancak, 2005 yılının yakalanamadığı bir yıl oldu. Artan maliyetler ve enflasyonun, sektörümüzde daha fazla artması, girdi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle sıkıntı yaşandı. Konut kredilerine uygulanan oranların artması da konuta olan ilgiyi azalttığı için sektör olumsuz yönde etkilendi. Tüm bunlar göz önüne alındığında artık dev konut projelerini yaparken düşünmek gerektiğini, proje üretip arz etmekten daha çok satılabilir ürün üretmenin ön plana çıktığını görüyoruz.



EBRU ERDOĞAN