Veysel Eroğlu: HES'e karşı çıkanları lobiler yönlendiriyor

Veysel Eroğlu: HES'e karşı çıkanları lobiler yönlendiriyor Veysel Eroğlu: HES'e karşı çıkanları lobiler yönlendiriyor

Çevre Bakanı Eroğlu, 'HES'lere karşı çıkanları lobiler yönlendiriyor. HES'lerden yılda 8 milyar dolar kazanacağız' dedi

Hafta sonu gezilecek 2 proje 2 site!

Hidroelektrik santrallarla (HES) ilgili eylemleri eleştiren Çevre Bakanı Eroğlu, 'HES'lere karşı çıkanları lobiler yönlendiriyor. HES'lerden yılda 8 milyar dolar kazanacağız' dedi

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, planlanan hidroelektrik santralların (HES) tamamlanması durumunda Türkiye'nin yılda 8 milyar dolar kazanacağını belirterek "HES'lere karşı çıkmak büyük kasıttır" dedi. Eroğlu, son günlerde HES'lere yönelik yapılan protestolara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Eroğlu, "Türkiye'de baraj ve göletler olmadan suyu yönetmek mümkün değil. Baraja, gölete karşı çıkmak kadar yanlış bir şey yok. İşi bilmeyenler ya da kasıtlı davrananlar buna karşı çıkar. HES'ler dünyada en masum, en ucuz, en çevreci, en iyi elektrik üretim sistemidir" dedi.
Eroğlu, "Rusya bile doğalgazdan elektrik üretmiyor. Bazı gruplar, bazı lobiler hidroelektrik enerji çok ucuz olduğu ve kendi menfaatlerine zarar verdiği için bazı gönüllü kuruluş ve kişileri yönlendirip propaganda yapıyorlar. Bu son derece yanlıştır. HES suyu kullanmıyor sadece dönüşümünden faydalanıyor sonra suyu tekrar nehre veriyor. Ayrıca taşkınların korunmasında fayda sağlıyor. HES'lerin önünü tıkamak ülkenin büyük kaybıdır. Bundan biz yılda 8 milyar dolar kazanacağız ülke olarak bu vatandaşımızın cebine girecek."

`Büyük düşün, büyük yap'
Türkiye enerjide `çok kritik' bir eşikte ve Eroğlu'nun sözlerini Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın sözleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Türkiye'nin enerjide kurulu gücü 44 bin megavat. Enerji Bakanı geçen ay sonu üç ay içinde 13 bin megavatlık 711 santral için lisans vereceklerini açıkladı. Yani Türkiye önümüzdeki üç ayda kurulu gücünün `üçte biri' oranında artıracak.
Ancak `sorun'lar da var: "Türkiye, sularının ancak üçte birinden yararlanıyor. 2023 yılına kadar akan suların enerjisini almak için planlama yaptık. `Su akar Türk bakar' sözünü değiştireceğiz. Santral yapacağımız yerlerde karşımıza çevreyle ilgili sorunlar çıkıyor. Şu anda 46 santral yapımı söz konusu ama 46'sına da itiraz var."
Enerji Bakanı umutlu: "Türkiye olarak, dünyadaki ilk 10 ekonomi arasına gireceğiz' dedik. İlk 10'a girmek için Başbakanımızın talimatıyla `Neler yapmalıyız?' diye araştırma yapıyoruz. Bu şaka bir şey değil. Geçenlerde Lübnan'daydım. Akdeniz'in güneyindeki elektrik hattında yani bir elektrik konveksiyonuyla ilgili bize görev verildi. Aralarında birçok Arap ülkesinin de bulunduğu grup `Türkiye bunun planlamasını yapsın' dediler. Büyük düşünüp büyük yapacağız. Cezayir ve Fas'ı da içine alıp bu hattı İspanya ile birleştireceğiz. Akdeniz'in güneyindeki bu işi kuzeyinde zaten yaptık. Fransa İngiltere İtalya'daki bir üretim merkezinin frekansı, Kars'ın frekansıyla aynı olacak birbirimizden, kimde ucuzsa elektrik satacağız. Akdeniz'in kuzeyindeki linki, güneyde de yapacağız. Şam'da günde altı saat elektrik kesik. Irak'ta 12 saat kesik. Lübnan elektrik istiyor. O nedenle ülkemizde ve çevremizdeki enerji sektörüne bir şekilde girmemiz gerekli."

46 projenin 46'sına da itiraz var çünkü...
Enerji Bakanı, "Büyük düşüneceğiz, büyük yapacağız", Çevre Bakanı "Vatandaşın cebine yılda 8 milyar dolar koyacağız" diyor. Peki HES projelerine karşı çıkanlar ne istiyor?
Eleştirilenlerin başında bir dereye birden fazla HES izni verilmesine neden olan `miyop' bakış açısı geliyor. Bunun için derelere tek tek ve parça parça değil, `bütüncül bir sistem' olarak bakan `havza bazında planlama' yapılması ve yönetmeliğinin çıkarılması isteniyor. Her bir projeyi kendi içinde değerlendirip vadiyi göz önüne almayan "Çevreye etkisi kabul edilebilir" kararları, çoğu zaman mahkemelerden dönüyor. Bu, hem çevre halkı hem de yatırımcı açısından yıpratıcı bir süreç. İlacı ise Çevre Bakanlığı'nın bir an önce AB Su Direktifleri doğrultusunda havza planlaması yapması.
Öte yandan dereler zaten vatandaşın cebine `para koyuyor'. Doğa Derneği'nden Güven Eken "Sadece Yuvarlakçay'ın Türkiye'ye narenciye üretiminden yıllık 100 milyon dolarlık katkısı var. 2 bin HES düşünülürse, tarımda Eroğlu'nun söylediği rakamdan çok çok fazla bir mali kayıp olacaktır" dedi. Eken'e göre Eroğlu `yanlış bilgilendirme' de yapıyor: "HES'lerin içme suyu ve sulama fonksiyonu yok. Yalnız elektrik için yapılıyor. İnsanlar da sulama ve içmesuyu değil elektrik üreten HES'lere karşı çıkıyor."
Ve bir not: AB'de 10 megavatın altındaki HES'ler `yenilenebilir' yani `yeşil' enerji sınıfına giriyor. Türkiye'de ise 50 megavatlık projeler bile `yenilenebilir enerji'. Enerji atağındaki Türkiye, derelere bırakılacak `cansuyu' konusunda DSİ'nin "Uzun yıllar ortalamasının yüzde 10'u yeter" anlayışını benimsiyor. İtiraz edenler "En az yüzde 40" diyor.

Macahel'den bir gün sonraBir de değeri parayla ölçülemeyen yerler var! Rize İdare Mahkemesi, Artvin Macahel Vadisi'nde yapılmakta olan Düzenli HES Projesi'ni durdurdu: Gerekçe: Önce bilirkişi incelemesi yapılsın. Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu "Bu bölge UNESCO tarafından biyosfer rezerv alanı ilan edildi. Böyle bir yerde HES yapılmasına anlam veremiyoruz" dedi. Mahkeme kararı, Çevre Bakanı Eroğlu'nun "8 milyar dolar" açıklamasından bir gün önce geldi.
Radikal

pus