Yenilenebilir enerjideki fırsatlar PwC Türkiye raporunda

Yenilenebilir enerjideki fırsatlar PwC Türkiye raporunda

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers (PwC)'in, Türkiye'deki yenilenebilir enerji piyasasında kaydedilen son gelişmelerin ele alındığı raporu yayınlandı

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers (PwC)'in, Türkiye'deki yenilenebilir enerji piyasasında kaydedilen son gelişmelerin ele alındığı "Opportunities and Challenges in the Turkish Renewable Market" (Türkiye Yenilenebilir Enerji Piyasasındaki Fırsatlar ve Zorluklar) başlıklı yeni raporu yayınlandı.

Enerji sektöründe faaliyet gösteren veya bu alanda yatırım yapmayı planlayan yerli ve uluslararası yatırımcıları Türkiye'deki yenilenebilir enerji piyasası konusunda bilgilendirmek amacıyla hazırlanan raporda, bu alandaki kaynak potansiyeli, yatırım ortamındaki gelişmeler ve yılsonuna kadar TBMM'de görüşülmesi beklenen 5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu'ndaki değişikliklerin sektöre getireceği yenilikler analiz ediliyor. Hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin detaylı bilgilerin verildiği raporda sektörün temel sorunları ve çözüm önerileri de yer alıyor.

Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine olan yoğun ilgiye rağmen, yasal düzenlemelerdeki aksaklıklar, lisans alma sürecindeki gecikme ve belirsizlikler ve yatırım ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap vermeyen teşvik sistemi üzerinde duruluyor. Ayrıca, Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimini artırmak için halihazırda öngörülen satın alım garantisi sisteminin gerektiği gibi işlemediği ve sistemin iyileşmesini öngören kanun teklifinin vakit kaybedilmeden yasalaşması gerektiği belirtiliyor.

Rapora göre, projeye dönüşme oranı çok sınırlı kalan bu lisanslar, arz tahmini konusunda büyük yanılgılara yol açıyor. Bu sorunun çözümü konusunda, 2008 yılında yapılan kanun değişikliği ile lisans üzerine derç edilen proje tamamlama tarihlerinin bağlayıcılığının güçlendirildiğinden ve projelerin tamamlanması konusunda daha ciddi bir yaklaşım sergilendiğinden bahsediliyor.

PwC Türkiye Enerji Sektörü Lideri Faruk Sabuncu, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:

"Dünyada ve Türkiye'de, 2009'un ilk yarısında kredi kanallarındaki daralmaya paralel olarak, elinde nakdi olan yerli ve yabancı yatırımcılar için çok uygun bir satın alma ortamı oluştu. Bununla birlikte, yatırımcılar çok daha seçici hale geldiğinden, yenilenebilir enerji kaynakları açısından yüksek potansiyel arz eden ülkeler arasında yatırım çekme konusundaki yarış da yeni bir boyuta taşındı. Bu nedenle, teşviklerin hâlihazırdaki yatırım ihtiyaçlarına ve iştahına cevap vermesi ve bu teşvikleri destekleyen güvenilir yasal düzenin varlığı büyük önem taşıyor. Hazırladığımız bu çalışmanın yenilenebilir enerjiye yatırım yapmayı planlayan tüm yatırımcılar için iyi bir rehber olacağını düşünüyoruz."

Raporu hazırlayan PwC Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Müdürü ve Enerji Uzmanı Fulya İlbey de raporla ilgili şunları söyledi:

"Finansal krizin öncesinde, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine yoğun bir ilgi gözlenmiştir. Ancak alınan lisansların projeye dönüşmek yerine yüksek fiyatlarla el değiştiren emtialar haline gelmesi sonucunda, 2008 yılında yapılan kanun değişikliği ile lisans üzerine derç edilen proje tamamlanma tarihlerine uyum konusundaki yaptırımlar güçlendirilmiş ve bu suretle projelerin tamamlanması daha ciddi bir yaklaşımı elzem kılar hale gelmiştir. Dolayısıyla, yatırım risklerinin çok daha iyi anlaşılması için, teknik ve finansal fizibilite hizmetlerinden çok daha ciddi bir şekilde faydalanmak gerekmektedir. Bir başka deyişle, farklı bir iş kolundan elde edilen kazançlar, enerji sektörüne salt kısa vadeli para kazanma güdüsüyle yatırılmamalı, bilakis uzman şirketlerin desteğiyle uzun vadeli bir bakış açısı edinilmelidir. Ayrıca, sağlıklı bir piyasa yapısı oluşturmakla yükümlü karar vericilere de, gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi hususunda çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu bağlamda, raporumuzun mevcut ve potansiyel yatırımcılar ve karar vericiler arasındaki iletişime katkıda bulunmasını umuyoruz."
GazeteParc