Yüksek aidat siteden kaçırıyor

Yüksek aidat siteden kaçırıyor

Japon Mimar Tatsuya Yamamoto'ya göre trendler hızla değişiyor.


İnsanlar, artık yüksek aidatlar nedeniyle sosyal tesisli site projelerinden kaçıp, şehrin merkezinde tüm bu imkanlara yakın konutları tercih ediyor..

Hayat sürekli bir değişim ve devinim içerisinde. İnsanların, kültürlerin, herşeyin değiştiği bu ortamda mimari yaklaşımlar da değişiyor. UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası projesi için 1986 yılında Türkiye'ye gelen o yıldan bu yana ise Türkiye'de yaşayan TAGO Mimarlık'ın kurucularından Tatsuya Yamamoto, işte bu değişimi sanayi devriminden bu yana inceleyerek yeni şehirler yeni projeler üzerinde çalışıyor. Gelecek hafta Kalite Kongresi kapsamında mimari kalite alanında da konuşma yapacak olan Yamamoto ile değişen şehirleri, yaşam alanlarını ve mimaride değişen trendleri konuştuk. Yamamoto, sanayi devriminden bu güne değişen yaşam alanları ve şehirleri inceleyerek geleceğin mimarisini öngörmeye çalışan bir mimar. Sanayileşme öncesi tek tip köy evleri varken daha sonra ekonomilerin gelişmesi şehirleri doğuruyor. Yamamoto'ya göre insanların istekleri ve yaşam alanlarından beklentileri değişiyor.

Teknolojiden sıkıldılar
Örneğin 20. yüzyılın başından insanlar teknolojik evlere ilgi duymaya başladılar. Bu da son teknolojinin kullanıldığı evleri ortaya çıkardı. Üzerinden çok geçmeden ise insanlar bu teknolojiden sıkıldılar ve şehir hayatının kalabalığından uzakta daha sade bahçeli ve doğanın içinde evleri tercih etmeye başladılar

Toprak yerine gökyüzü yakın olmak

Yamamoto mimarların 5-10 yıl sonrasının mimarisini yapması gerektiğini söylüyor. Örneğin bir projenin geliştirilmesi 1.5 sene sürüyor. Kalan 1.5 sene ise projenin yapımı için harcanıyor. Dolayısıyla 'Bizim 5-10 yıl sonrasının binalarını tasarlamamız gerekiyor' diye konuşuyor. 2001 krizi sırasında Dündar İnşaat'ın Incity projesini çizen Yamamoto, projeyi çizerken insanlar nasıl bir şehir ve kültürde yaşamak istediklerini araştırdıklarını ve çıkan sonuçlara göre projeyi çizdiklerini söylüyor. 'O güne kadar insanlar toprağa yakın yaşamak isterken gökyüzüne yakın yaşamak istedikleri kanısına vardık. Bu nedenle de Incity projesinin en üst katlarına yüksek tavanlı loftları oluşturduk' diyor. Novus projesinde ise rezidansların alt katlarında yer alan sosyal ve spor tesisleri projenin üst katlarına alındı.

Yatırımcı da trende ayak uydurdu

Şimdiki dönüşüm ise site içerisinde, spor merkezi alışveriş merkezi, spası, ofisi her şeyi kompakt bir şekilde tek bir merkezde bulunan site yaşamından sıkılmasıyla başlıyor. Bu da mimarları ve yatırımcıları bir site bünyesinde olmayan, ancak spor merkezi, tiyatro, sinema ya da kültür- sanat hayatına yakın olan, evden çıktığında yürüyerek ya da arabayla kısa süre içinde ulaşabileceği bölgelerde konutlar yapmaya yönlendiriyor. Yamamoto, bunun en önemli sebebinin site yaşamındaki yüksek aidat bedelleri olduğunu düşünüyor.Yüksek aidatlar site içerisindeki fasilitelerden düzenli olarak yararlanmayan ve şehrin içinde olmayı daha çok seven kesimi bu alana yönlendiriyor. Bu ise yatırımcı ve mimarları bu bölgelerde daha bireysel projelere yapmaya...

'Krizde ödeme yapmayan var'

Yamamoto'ya göre Türkiye'de emlak sektöründeki en büyük değişim bilinçlenme oldu. Özellikle tüketiciler ev satın alırken evin mimari ve teknik özelliklerinden banka kredilerine kadar o kadar çok ayrıntı hakkında bilgi sahibi oldu ki ortaya 'profesyonel müşteriler' çıktı. Yamamoto, 'Böyle olunca kalite de yükseliyor' diyor. Krizin bazı firmalar için fırsat yarattığını bazen de kriz fırsatçıları doğurduğunun altını çiziyor. Yamamoto, krizle birlikte bazı firmaların ödeme yapmadıkları söylüyor. Yamamoto, proje hazırladıkları iki firmanın kriz nedeniyle projeleri beklemeye aldıklarını söylüyor. Ancak firmaların ismini vermekten kaçınıyor. Bazılarının ise bu dönemi fırsata çevirmek için projelerine hız verdiklerini söylüyor.

İstanbul dünyanın en güzel şehri

22 yıldan bu yana İstanbul'da yaşayan Yamamoto İstanbul'un betonlaştığı ile ilgili söylemlere 'İstanbul hala dünyanın en güzel şehri' diyerek yanıt veriyor. Ben geldiğimde Moda'da, Beykoz'da denize giriliyordu, şehrin yeşil alanları giderek azalıyor, kalabalıklaşıyor. Ancak 20 sene öncesinin İstanbul'u aynı olmadığı gibi Paris'i Londrası da aynı değil. İstanbul bu şehirlerle karşılaştırıldığında hala en güzel şehir' diyor.

Sabah