1999 yılında dar gelirlilerin ev sahibi olması imkansız hale gelmiş!

1999 yılında dar gelirlilerin ev sahibi olması imkansız hale gelmiş! 1999 yılında dar gelirlilerin ev sahibi olması imkansız hale gelmiş!

1999 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan bir rapor, Türkiye'de dar ve sabit gelirlilerin peşin parayla ve kooperatif aracılığıyla ev sahibi olmasının imkansız hale geldiğini ortaya koymuş.



Ev sahibi olmak hayal


Ortadirek olarak adlandırılan dar ve sabit gelirlilerin artık kooperatiflar aracılığıyla ev sahibi olması imkansız hale geldi


    Ankara-Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan bir rapor, Türkiye'de ortadirek olarak adlandırılan dar ve sabit gelirlilerin artık konut kooperatifleri aracılığıyla da ev sahibi olmasının imkansız hale geldiğini ortaya koydu. Türkiye'deki konut olayı ile Hazine taşınmazları arasındaki ilişkinin irdelendiği raporda, dünyada 1700'lü yıllardan bu yana dar ve sabit gelirlilerin maddi güçlerini birleştirerek konut edinmesinde rol oynayan konut kooperatiflerinin, Türkiye'de artık bu amaca yönelik yeterli hizmet veremediği belirtildi. Raporda, Türkiye'de alt ve orta gelir grubunun alım gücünün düşmesinin, kooperatifleri lüks ve konut üretmeye yönelttiği ve sonuçta kooperatifçiliğin yoksulların değil, girişimcilerin biraraya gelmesiyle yapılır hale geldiği vurgulandı.

     

''Dar gelirlinin gücü yetmiyor''

    

    Toplumun büyük kesiminin para biriktirmek bir yana, yaşamını sürdürecek kadar gelir elde etmekte zorlandığı Türkiye'de dar ve sabit gelirlinin peşin parayla ev almasının imkansızlaştığı kaydedilen raporda, şu görüşlere yer verildi: ''Ülkemizde bir yıllık çalışma karşılığında 750 milyon lira ile 1 milyar lira arasında birikim elde edebilen insanların 5-6 milyar liradan başlayan fiyatlarla satılan evlerden alması mümkün değildir. Aile gelirinin iyimser yaklaşımla 100 milyon lira olduğu düşünülürse, kooperatif aidatına kazanılan gelirinin yarısının ayrılması, insanların yaşam seviyelerini asgari düzeyin altında sürdürmeleri demektir ve alt gelirliler bunu yapamamaktadır.'' Türkiye'de alt gelir grubunu konut sahibi yapmak amacıyla kurulan kooperatiflerin, bu süreçte büyük şehirlerde ürettikleri fiyatı en az 7-10 milyar liradan başlayan lüks konutla ve kar hedefleyen yapılarıyla alt gelirli kesimi konut sahibi yapma amacından uzaklaştığına da dikkat çekilen raporda, kooperatiflerin alışveriş merkezi ve spor alanı içinde havuzlu dairelerle kentler kurmayı öncelikli iş olarak kabul ettiği ifade edildi.


''Denetim yetersiz''

  

    Raporda, konut kooperatiflerindeki başıboşluktan da şikayet edildi ve ''Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda kooperatiflerin denetimi alanında çalışan 100 civarında görevli olmakla birlikte, denetim boşluğu ve kimilerinin kar etmekten de öte 'köşe dönmek' amacıyla kooperatif kurmaya başlamaları, kooperatifzede kitlesinin büyümesine neden olmuştur'' görüşüne yer verildi. Bu doğrultuda kooperatif yönetimlerinin, aidat olarak topladığı paraları kendi çıkarları için kullanabildiği kaydedilen raporda, konut kooperatifleri için ayrı bir disiplin mekanizmasına ihtiyaç bulunduğu belirtildi.


(1999 yılında Reşat Altın 29.000.000 liraya satılıyormuş.)


Yeni Şafak 17 Mayıs 1999



Abdullah Kutalmış MIZRAK/Emlakkulisi.com