22 milyon riskli yapıda oturuyor!

22 milyon riskli yapıda oturuyor!

22 milyon vatandaşın hala riskli yapıda oturduğunu söyleyen İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu, ''Depremin aşısı yok. Dolayısıyla 20 yılı kapsayacak dönüşme toplumsal bir bilinçlenme ile gitmemiz lazım'' dedi.


İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Hakan Güldağ önderliğinde düzenlenen 40’ıncı Türkiye İMSAD Gündem Buluşmaları’nda “Pandeminin Domino Etkisi: 2021'e Girerken Sektör Değerlendirmesi” konulu panelde konuştu. Güldağ, renovasyonun yoğun olarak yaşandığın 30 ilde son 3 yıldır kentsel dönüşüm beklentisiyle yatırımların ertelendiğini açıkladı. Dünya'dan Leyla İlhan'ın haberine göre; bu yıl ise pandeminin yenileme pazarına büyük katkı sağladığından bahseden Küçükoğlu, “Hizmet, eğlence ve gezi sektörü gibi alanlar durma noktasına geldi. Bu alana giden paradan fon oluştu. Ayrıca ucuz kredi gibi ucuz para desteği muazzam bir talep yarattı. Bunların etkisiyle son 10 ila 15 yıl da görülmeyen bir büyüme oldu. Boya sektöründe yüzde 20 büyüme yaşandı” dedi.

22 milyon riskli yapıda oturuyor!

Malzeme sektörü inşaatın üzerinde büyüyecek

İnşaat malzemeleri sektörünün, test dönemi olarak görülen 2020 yılını tahminlerin üstünde büyümeyle tamamladığından bahseden Küçükoğlu, “Bu yılın ilk çeyreğinde sektörümüz yüzde 8 büyürken, ikinci çeyrekte yüzde 8 küçüldü. 3.çeyrekte ise yüzde 14,4 büyüdük. İlk iki çeyrekte küçülen inşaat sektörü ise 3. çeyrekte yüzde 6,4 büyüdü. İhracatta ise 50 milyon tonun üzerine ve 21 milyar dolar rakamına erişmeyi hedefliyoruz. Ancak son anda ihracata başladığımız için bu yıl ton başı fiyatlarımızda ucuzlama oldu” açıklamasında bulundu. 

22 milyon riskli yapıda oturuyor!

2021 yılında inşaat sektörünün yüzde 4 büyümesini beklediklerini vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, inşaat malzemesi sektöründe ise yüzde 6-7 arasında büyüme yaşanabileceğinden bahsederek “İnşaat sektörünün ikinci dönemde para maliyetlerinin ucuzlamasıyla uzun soluklu yeni bir ivmeye gireceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Depremin aşısı yok, bilinçlenme ile dönüşüm şart

Türkiye’de inşaat malzeme pazarının geliştiğini artık uzaktan iş yapabilecek seviyeye eriştiğinin altını çizen Küçükoğlu, buna karşın 6,7 milyon konutun hala riskli konut niteliğinde olduğundan bahsetti. 1999 depreminin ardından 1,3 milyon konutun dönüştürüldüğünden bahseden Küçükoğlu, şu ifadeleri kullandı: “22 milyon vatandaşımız hala riskli yapılarda oturuyor. Özellikle Marmara Bölgesi hem nüfus yoğunluğu hem de sanayi tesislerine ev sahipliği yapması açısından önemli. Eğer iyileştirme yapmazsak, Marmara’da yaşanacak bir depremde ekonominin yarısını kaybederiz. Depremin aşısı yok. Dolayısıyla 20 yılı kapsayacak dönüşme toplumsal bir bilinçlenme ile gitmemiz lazım. Bunun için de tüm taraflar taşın altına elini koymalı.”

22 milyon riskli yapıda oturuyor!

Güven biriktirerek yabancıyı çekeceğiz

Tarihçilerin 2021’i geleceğin yeni bir dönemi olarak tarif edeceğinden bahseden Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ, “Bu dönemin ebeliğini ise COVID -19 yaptı” şeklinde konuştu. Türkiye’de açısından bir süre yüksek faizlerin süreceğini ancak dengelemenin sağlanmasıyla mayıstan sonra enflasyonunda geri çekileceğinin altını çizen Güldağ, “Döviz satarak kurların kontrol edilemediği, 130 milyar doları eriten politikalarla devam etmenin mümkün olmadığı görüldü. Ancak güven biriktirerek yabancıların girmesiyle bu yapılabilir. Yabancıların yeniden Türkiye’ye güvenmeye başladığını, 18 Aralık’ta son 3.5 yılın en yüksek sermaye girişinden ve yeni ekonomi yönetiminin değiştiği 6 Kasım'dan bu yana 4 milyar doların üzerindeki döviz girişinden anlıyoruz. Eğer yerliler olarak bizde buna inanırsak döviz yavaş yavaş aşağı inecek” dedi. 2021’in ikinci yarısının ardından faizlerin de düşüşe geçmesini beklediğinden bahseden Güldağ, ardından Türkiye’nin lig atlayıp dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmek için cari açık sorununu çözmesinin öneminden bahsetti. Güldağ, sadece ekonomide lig atlamanın yetmeyeceğini, aynı zamanda dünyada yaşamak istenilen ilk 10 ülke arasında yer almanın da önemli olduğunu söyledi. 

22 milyon riskli yapıda oturuyor!

Dönüşüm akıllı şehirlere evriliyor

Cumhurbaşkanlığı'nca 2019 yılında yayımlanan Akıllı Şehirler Yönetmeliği’nin 2021-2023 hedefine, Akıllı Şehirler Planı’nın konulduğundan bahseden Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan, bunun da kentsel dönüşümün akıllı şehirlere evrilmesinin bir göstergesi olduğundan bahsetti. Erdoğan, “Dolayısıyla kentler yeniden yapılırken, sadece konfora bakılmayacak, yangına dayanım, depreme dayanım, su yalıtımı, ısı yalıtımı, enerji verimliliği sera gazı salınımı gibi unsurlar olacak” diye konuştu. Aynı zamanda atıkların, gıdaların, enerjinin, suyun yönetilmesi gibi kaynak yönetiminin de kentsel dönüşümün bir numaralı hedefi olacağından bahseden Erdoğan, “Güvenlik zaten olmazsa olmaz. Aslında iklim değişikliğiyle, akıllı şehirle, yeşil ekonomi gibi bazı trendler yan yana geliyor” dedi. Artık hayatında temassız hale gelmeye başladığından bahseden Erdoğan, “Dolayısıyla temassız hayat binalarda, ulaşımda her yerde hatta… Sensörlü bir hayat başlıyor” açıklamasında bulundu. 

20 yılı kapsayan dönüşüm planı yapılmalı!