3. havalimanı ile İstanbul küresel bir merkeze dönüşecek!

3. havalimanı ile İstanbul küresel bir merkeze dönüşecek!



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu proje sadece bankacılık ve müteahhitlik sektörümüz açısından değil, aynı zamanda Türk sivil havacılık sektörü için de yeni bir dönemin kapılarını aralayacak." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. havalimanı projesinin sadece bankacılık ve müteahhitlik sektörü açısından değil, aynı zamanda Türk sivil havacılık sektörü için de yeni bir dönemin kapılarını aralayacağını belirterek, "Bu projenin tüm etaplarıyla tamamlanması halinde Türkiye, bilhassa İstanbul artık dünya hava trafiğinde küresel bir merkeze dönüşecek" dedi. 


Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen İstanbul Yeni Havalimanı Proje Finansmanı İmza Töreni'nde yaptığı konuşmada, bugün, İstanbul'a dünyanın en büyük kapasiteli havalimanını kazandırma projesinde kritik bir adımın daha atıldığını belirtti.


Yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirilecek bu havalimanının ihalesinin 3 Mayıs 2013'te yapıldığını, temelinin 7 Haziran 2014'te atıldığını hatırlatan Erdoğan, bugün de 3,5 milyar avrosu kamu bankaları, 1,1 milyar avrosu özel bankalar tarafından sağlanacak olan toplam 4,6 milyar avroluk kredi finansmanının imza töreninin gerçekleştirildiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 2023 hedefleri ve 2053 vizyonuna ulaşma konusunda en önde gelen yatırımlarından biri olan bu projenin, Türkiye, millet ve tüm bölge için hayırlı olmasını diledi. 


Projenin hayata geçirilmesinde finansman desteği sağlayarak sorumluluk üstlenen, elini taşın altına koyan tüm kamu ve özel sektör bankalarına şükranlarını sunan Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörü için farklı bir lige geçişin sembolü olacak bu projede görev alan tüm yüklenici firmalara başarı dilediğini söyledi.


- "Bugün bir kritik eşiği aştıysak, açılışını da gerçekleştireceğimize inanıyorum" 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu projenin sadece bankacılık ve müteahhitlik sektörü açısından değil, aynı zamanda Türk  sivil havacılık sektörü için yeni bir dönemin kapılarını aralayacağını vurguladı.


Bu projenin tüm etaplarıyla tamamlanması halinde Türkiye'nin, bilhassa İstanbul'un artık dünya hava trafiğinde küresel bir merkeze dönüşeceğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:


"Kasım 2002, göreve geldiğimizde Sabiha Gökçen sıfırdı, herhangi bir uçuş söz konusu değildi. İstanbul, bugünle mukayese edilemeyecek kadar geri plandaydı. Bunu ele almak ve bu hareketliliği kazandırmak suretiyle, Sabiha Gökçen artık ihtiyaca cevap veremez hale geldi. Yeni pist yapımıyla ilgili adımlar atıldı. Aynı şekilde İstanbul, ihtiyaca cevap veremez hale geldi, orada ilave pist yatırımlarına gidildi. Bütün bunlarla beraber uçak sayılarımız ihtiyaca cevap veremez hale geldi. Sadece Türk Hava Yolları çalışırken bu sayı, 2 oldu, 3 oldu, 4 oldu, 5 oldu, 6 oldu davam etti. Bütün bunlar Türk havacılık sisteminde bir rekabetin ne denli önemli olduğunu, nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından çok önemliydi. Sabotajlara, engelleme ve yavaşlatma girişimlerine rağmen bizlere bu unutulmaz anı yaşattığı için Rabbime şükrediyorum. Nasıl bugün bu imza töreniyle bir kritik eşiği aştıysak, inşallah havalimanının açılışını da gerçekleştireceğimize inanıyorum. 


İstanbul'un yeni havalimanı, Avrupa yakasında Yeniköy ve Akpınar yerleşimleri arasında, Karadeniz sahil şeridinde yer alan yaklaşık 76,5 milyon metrekarelik bir alana yapılmaktadır, bu alan birilerinin iddia ettiği gibi tesadüfen seçilmedi."



Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Başlamış olan bütün bu projeler, kararlılıkla sonuca ulaştırılacak ve Türkiye'nin hiçbir projesi yarım kalmayacaktır. Yeni vizyoner projelerle önümüzdeki dönemde de ülkemizin dünya ölçeğindeki rekabet gücünü artıracak, İstanbulumuzu sadece çevre bölgelerin değil bütün dünyanın en büyük ulaşım merkezi ve çekim haline getireceğiz" dedi.


Davutoğlu, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen İstanbul Yeni Havalimanı Proje Finansmanı İmza Töreni'nde, 2003 yılında yurt içinde sadece Türk Hava Yolları'nın 2 merkezden 26 noktaya uçtuğunu, bugün ise 6 tarifeli havayolu şirketinin 7 merkezden 55 havalimanına uçtuğunu ve 26 olan havalimanı sayısının 55'e çıkarıldığını söyledi. 


Bu yılın 9 ayında 140 milyon yolcu kapasitesine ulaşıldığını, büyük gövdeli uçak sayılarının da 162'den 482'ye çıktığını belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:


"2003 yılında 2 havayolu şirketiyle yurt dışında 55 ülkede 60 noktaya uçarken, bugün uçuş ağımız 6 havayolu şirketiyle 110 ülkede 280 noktaya ulaştı. Dünya havalimanları toplam yolcu sayısı artışı sıralamasında 2003 yılında 15'inciydik, bugün 9'uncuyuz. Yeni havalimanlarıyla yine tarihi bir havalimanı olan ve birlikte açılışını gerçekleştirdiğimiz Ordu-Giresun ki dünyada üçüncü, Avrupa'da birinci deniz üzerinde yapılan havalimanıdır. Yine zatıalinizle (Cumhurbaşkanı Erdoğan) birlikte olmaktan büyük gurur duyarak birlikte açtığımız ve maalesef şu anda terör saldırıları sebebiyle bir süre hizmetine ara vermek zorunda kaldığımız, Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı da aslında Türkiye'de havalimanı, hava yolu ulaşımının ne kadar kitlelere eriştiğinin en önemli göstergesidir. Hava yolu sektörümüzün cirosu 2,2 milyar dolardan 31 milyar dolara yükseldi. Burada kamu-özel girişimlerinin ortak çalışmalarının başarılarını açık şekilde görüyoruz. İstanbul bu anlamda daha da özel bir konuma sahip. İstanbul yeni havalimanıyla yaklaşık 76,5 milyon metrekarelik bir alan belirlendi ve bu alanda hizmet görecek."


Davutoğlu, "3 Mayıs 2013'te Türkiye ekonomide IMF'ye son dilim borcunu öderken, aslında son derece çarpıcı bir gösterge olarak da Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük, en stratejik yatırımı için İstanbul'un yeni havalimanı için harekete geçmişti" diyerek, havalimanı için canlı yayında gerçekleşen ihaleyi, Biga Havalimanı İşletmesi'nin kazandığını hatırlattı. 


Yer teslimiyle birlikte 42 aylık yatırım döneminin başladığını dile getiren Davutoğlu, bu büyük eser tamamlandığında yaklaşık 1,5 milyon metrekare büyüklüğünde terminal binaları, 6 pist, paralel taksi yolları ve 6,5 milyon metrekare büyüklüğünde apronuyla hizmet vereceğini aktardı.


Davutoğlu, yeni havalimanı için 200 milyon yolcu kapasitesine ulaşılmasının öngörüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Böylece dünyanın en büyük havalimanına sahip olan İstanbul, aynı zamanda bu dönem içinde dünyanın da en önemli ekonomik ve finans merkezi haline dönüşmesinde ilk adımlarını atmış olacak. Yeni havalimanlarımıza 10,2 milyar avrosu yatırım, 22,1 milyar avrosu kira bedeli olmak üzere, toplam 32,3 milyar avroya ulaşan bir özel sektör katkısı sağlandı. Bu anlamda da bu havalimanı sadece dünyanın en büyük havalimanı olma özelliğine sahip olmayacak. Dünyanın belki de en özgün finansman ve kamu-özel iş birliğiyle gerçekleştirilmiş havalimanı olma özelliğini taşıyacak. İnşaat döneminde 80 bin, işletme döneminde 120 bin kişiye istihdam sağlanacak. İnşallah ilk etabı 2018 yılının ilk çeyreğinde, yine Allah'ım ömür verirse hepimiz için ki duacıyız birlikte gerçekleştirme imkanı bulacağımızı ümit ediyoruz. Havalimanı sadece bir havalimanı olma özelliğiyle değil, çevre bağlantıları itibarıyla da çok daha geniş bir alanda yepyeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor."


Davutoğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantısı olan otoyolunun 2016 yılının mayıs ayında hizmete açılmasıyla havalimanın Avrasya bağlantılarının sağlanmış olacağını, havalimanını Gayrettepe'ye bağlayacak olan hızlı metro hattının yapım ihalesini de önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde yapacaklarını dile getirerek, "Kuzey Marmara Otoyolu, havalimanı hepsi birleştiğinde Türkiye, sadece Anadolu ve Avrupa yakalarını değil, Asya ile Avrupa'yı, Pekin ile Londra'yı birleştiren projelerin merkezinde olacak" ifadelerini kullandı.


- "Türkiye ulaşımının merkezi haline geliyor"


Davutoğlu, hava yolu ulaşımında devrim mahiyetindeki bir adımı da Milli Uçak Projesi'yle gerçekleştirdiklerine işaret ederek, "İlk yerli uçağımızın modeli de belirlenerek, projeye start verildi. Dolayısıyla her açıdan milli havalimanımız, milli uçağımız, milli imkanlarla yapılan metro hatlarımız, yüksek hızlı trenlerimizle Türkiye boydan boya kara, hava ve bağlantılarıyla deniz ulaşımının merkezi haline geliyor" dedi.


Tüm bu projelerin bir vizyonla gerçekleştiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti: 

"Geçmişte köprüye 'hayır' diyenlerin bugün atılan bu adımları, gerçekleştirilen büyük hamleleri anlayabilmesi çok güç. Yine bugün terör saldırılarıyla Yüksekova Havalimanı'nı sabote etmeye çalışanların bu hizmet anlayışını anlamaları da mümkün değil. İster ekonomik olsun anlamda kalkınmanın önüne set çekerek bütün bu projelere 'hayır' diyenler olsun, isterse terörle Türkiye'yi kaosa sürüklemek isteyenler olsun bütün bunların karşısında aslında güçlü siyasi irademiz ve büyük vizyonel bakışımızla bunları aşacak güce ve kapasiteye sahibiz."


Davutoğlu, Türkiye'nin yükselmeye devam edeceğini, İstanbul'un da bu yükselişin yıldız, merkez şehri olmayı sürdüreceğini vurguladı. 


Bu çerçevede de 2014 yılı sonu itibarıyla da Atatürk Havalimanı'nın 56,7 milyon yolcuyu, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın da 23,5 milyon yolcuyu ağırladığını, hizmet verilen yolcu sayısının toplamda 80,2 milyonu aştığını ve yolcu kapasitesi kullanım oranının da yüzde 90'ı geçtiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:


"2016 yılı için Türkiye genelindeki 193 milyonluk yolcu hedefinin 93 milyonunun İstanbul'da gerçekleşmesi bekleniyor. İşte bu perspektifle çok açık şekilde önümüzdeki birkaç yıl içinde her iki havalimanımızın da zaten kapasiteyi, talebi karşılayacak nitelikte olamayacağı açıktı. Böylesi bir gelişmeyi öngörüp yıllar önce bu projenin başlatılmış olması da aslında Türkiye'de siyasi istikrarla vizyonel bakışın bir araya gelmesi halinde neler gerçekleştileceğinin en önemli göstergesidir. Yap-işlet-devret modeliyle yapılan yatırımın tamamı devlet bütçesi dışında özel sektör tarafından finanse ediliyor. Öz kaynakta yüzde 20, kredili payı ise yüzde 80 olan bu proje yöntemiyle aslında hazineye hiçbir yük gelmeden dünyanın en büyük projesi de gerçekleşmiş olacak. Projenin 42 ay sürecek olan ilk etabının, birinci faz yatırımlarında kredi tutarı 4 milyar 480 milyon avro olup, bu finansman üçü devlet, üçü özel banka olmak üzere, Ziraat Bankası liderliğindeki 6 banka tarafından finanse edilecek. Başlamış olan tüm bu projeler kararlıkla sonuca ulaştıracak ve Türkiye'nin hiçbir projesi yarım kalmayacaktır. Yeni vizyoner projelerle önümüzdeki dönemlerde de ülkemizin dünya ölçeğindeki rekabet gücünü artıracak İstanbulumuzu sadece çevre bölgelerinin değil, tüm dünyanın en büyük ulaşım merkezi ve çekim alanı haline getireceğiz."


Davutoğlu, büyük projelere vizyonel yaklaşımıyla katkıda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçmiş dönemlerde projenin uygulamaya geçilmesinde önemli çalışmalar yapan ulaştırma bakanlarına, projeye finansal olarak katılan bankalara teşekkür etti.



AA