AKM'nin kapıları ne zaman açılacak?

AKM'nin kapıları ne zaman açılacak?

Dün Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ve İstanbul 2010 Kültür Ajansı'nın bağlı olduğu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile ayrı ayrı konuştum. AKM'nin kaderini konuştum tabii..

İşte sonuç..

"AKM'nin kapılarının açılması, ancak biz İstanbulluların kollarını sıvaması ile mümkün.. İş, devletten çıktı."
Devlet Bakanı Yazıcı "Ben kararı Başbakan verecek demedim" dedi, yanlış anlamaları önlemek için.. Benim de böyle bir alıntım yok zaten. Yaptığım soruşturma ve konuşmalardan çıkardığım sonuç var.

Bugün de konuştuklarımı bire bir nakletmiyorum. Gene çıkardığım sonucu yazıyorum. Bir kez daha durum özeti..
AKM'nin iyice eskiyen ve nerdeyse kullanılmaz hale gelen iç donanımı, başta koltukları ve elektrik tesisatı olmak üzere yenilenmesi gündeme geldiğinde, depreme dayanıklılık incelemesi de yapıldı ve kolonların güçlendirilmesi gerektiği ortaya çıktı.

İş zor ve tahmin edilenden pahalı olacaktı. Zamanın Kültür Bakanı Atilla Koç "Bu zevksiz ve hurda binaya verilecek paraya yazık. Yıkıp yenisini yapmak, daha kolay ve daha ucuz olur" dedi.

Bu fikri destekledim. Hiçbir mimari özelliği olmayan, ana salonu hangar gibi, yan salonları nerdeyse kullanımsız binayı korumanın anlamı yoktu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan projeyi daha da ileriye götürdü. AKM'nin arsası, yanındaki oto park da eklenerek büyüyecek. Oto park ve Taksim Meydanı trafiği yer altına alınacak ve açılacak bir uluslararası yarışma sonucu AKM çok daha büyük, çok daha güzel ve çok daha işlevsel bir İstanbul simgesi olarak, dolaşma alanına döndürülecek Taksim Meydanı'nı süsleyecekti.

Ancak bu hayal olarak kaldı. Çünkü mevcut bina, SİT ilan edilip korumaya alındı.
Bunun üzerine yeni Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, dışı aynen bırakan, ama içini eskisi gibi sadece temsil saatlerinde değil, her gün, her an kullanılabilecek şekilde değiştiren projeyi yaptırdı. Finansman, 2010 Ajansı tarafından karşılanacaktı. Ajans projeyi ihaleye çıkardı. Bir firma kazandı, ama çalışmalar başlarken, Kültür-Sen adlı sendika mahkemeye başvurdu. Yıldırım hızıyla Yürütmeyi Durdurma kararı geldi. AKM'ye mühür vuruldu.
Kültür Bakanı Günay, merkezi bu sezona yetiştirmeye kararlıydı. Sendikacılarla toplantılar yaparak tüm itirazlarını kabul etti ve yeni bir proje üzerinde anlaştılar.

Bu anlaşmaya rağmen sendika davasını geri almadı. Yürütmeyi durdurma kararı işledi ve ihale iptal edildi.
Sendikanın itiraz etmediği yeni proje ajansa geldiğinde iş işten geçmişti. Ajans'ın işi 2010 sonunda bitiyordu. Altı ay da başlanan işleri tasfiye süreci vardı. Bu süre içinde yeni projenin ihaleye çıkarılması, işin verilmesi ve bitirilmesi mümkün değildi. Ajans AKM defterini kapadı.

Bu defter açılamaz mıydı?. Açılırdı. Başbakan istese ve "Ne yapın yapın bitirin" deseydi. Ama Erdoğan bu emri vermedi. Çünkü kafasında hâlâ "Yeni Taksim / Yeni AKM" projesi vardı. Başbakan'ın bu düşüncesine katılan Yardımcısı Hayati Yazıcı, zaten ilk ihaleyi "Kerhen" açtıklarını açıkça söylüyordu. Sendika "İstemezük" deyince, üstlerine gitmedi. Kerhen açılan ihale, adeta gönüllü düştü.

Şimdi AKM'nin kapısını ne olursa olsun açmak için çırpınan bir tek devlet adamı var. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay.. Elinde SİT kurumlarının, belediyenin ve Sendika'nın, yani tüm ilgili kurumların hiçbirinin itiraz etmediği, altı ayda bitebilecek bir proje de var. Ama para yok..
Bu para bulunursa, AKM 2011'in ilk aylarına yetişir.. Bulunursa..
Devlet elini çekmişken, nerden bulunacak, peki?.
Sponsorlardan.. Özel teşebbüsten.. İstanbullulardan..

İstanbul'un sanata ve kültüre meraklı işadamları ve kurumları bir araya gelirlerse, AKM'nin tadilatı için gereken parayı sağlayabilirler. İşe birinin öncülük etmesi, sahiplenmesi gerekiyor.
Bence, bu konuda en saygın sivil toplum örgütü, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) başı çekmeli. Kültür ve sanata merakını yakından bildiğim genç Bülent Eczacıbaşı vakıf başkanı.. Bir başka kültür sanat adamı Asım Kocabıyık (Borusan) baş sponsor..

Mustafa Koç, Güler Sabancı, Ferit Şahenk, Ahmet Nazif Zorlu şu anda aklıma gelenler, İKSV'nin önderliğinde, bir AKM Vakfı'nın kurucuları olurlarsa, bu vakıf hem şu an gereken tadilatın finansmanını sağlar, hem de AKM'yi dünya durdukça, devlete muhtaç olmadan yaşayacak bir kuruma çevirebilir.
Ertuğrul Günay'a düşen, bu müteşebbis heyeti toplamak ve ağustos ayı bitmeden, AKM Vakfı'nın yasal kuruluşunu tamamlamak.
Ötesini bu vakıf çözer ve İstanbul, opera ve bale oynayacak salonu olmayan dünya kenti olmak utancından kurtulur.
HINCAL ULUÇ/Sabah