Antalya'daki tarım arazileri turizm alanına mı dönüştürüldü?

Antalya'daki tarım arazileri turizm alanına mı dönüştürüldü? Antalya'daki tarım arazileri turizm alanına mı dönüştürüldü?

Antalya Ziraat Mühendisleri Başkanı Vahap Tuncer,"Güney Akdeniz turizm projesi ve Güney Antalya turizm projesi özellikle deniz kıyısındaki narenciye ve meyvelerin yetiştirilebildiği birinci sınıf bir tarım arazilerinin turizm alanlarına dönüştürüldü"dedi.

Hafta sonu gezilecek 10 proje 3 site!


Yanlış yapılaşma ve projeler nedeniyle tarım alanların zora girdiğini ifade eden Antalya Ziraat Mühendisleri Başkanı Vahap Tuncer, "1980lerde yürürlüğe giren Güney Akdeniz turizm projesi ve Güney Antalya turizm projesi özellikle deniz kıyısındaki seracılık, narenciye ve meyvelerin yetiştirilebildiği birinci sınıf bir tarım arazilerinin turizm alanlarına dönüştürüldü" dedi. 


"TİCARİ AMAÇ İÇİN ALANLAR ELDEN ÇIKIYOR" 

Sera ürünlerin sadece kıyı bölgelerde yetiştiğini belirten Başkan Tuncer, "Türkiye'nin göz bebeği olan Antalya da tarım alanlarının bir kısmının ticari amaçlar için elden çıkarıldığını görüyoruz. Katma değeri yüksek sera ürünlerinin yetiştiği alan bellidir. Sera ürünlerin yetiştiği alan Toroslarm eteğindeki Kaştan başlayıp Gazipaşa'ya kadar uzanan bölgedir. 

Doğu ılçeleninize baktığımızda Gazipaşa, Alanya, Serik, Manavgat'a kadar denize yakın alanların birçoğunda otellerin kurulduğu görüyoruz. Bu bölgelere kurulmuş otellerin uzantılarıyla tarım alanlarının işgal edildiğim gözlemliyoruz" diye konuştu. 


"BATI İLÇELERİNE TURİZM YATİRİMİ" 

Batı ilçelerde turizmin gelişmesi içııı adımların atıldığını ifade eden Tuncer, "Batı ilçelerimize baktığımızda yeterince turizm gelişmemişti fakat Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve iktidar partinin ifade ettiğine göre Demre'ye bir havaalanı düşünülmektedir. Eğer Demre'ye bir havaalanı yapılacak olursa bıı bölgeye de turizm yatırımlarının yapılacağın sinyalleridir" şeklinde konuştu.

 

"TARIM ALANLARI YOK OLUYOR" 

Antalya'nın yeterli tarım alanlarının giderek azaldığını vurgulayan Başkan Tuncer, "Turizm yatırımların artmasıyla birlikte bu bölgenin tanın alanlarında çok ciddi anlamda kayıpların olacak ve tarım alanların turizm alanlarına dönüştürülecek. 

Böyle düşünüldüğü zamanda tarım alanların çok ciddi boyutlarda yok olacağını öngörüyoruz. Antalya'nın yeterli tarım alanı olduğunu ve her yerde tarımın yapılabileceğini ifade edenler var ama özellikle seracılık ve narenciye ürünleri için bu durum geçerli değil" dedi. 


"ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR" 

Sahil bölgesinde ki tarım alanların turizm nedeniyle kaybolduğunun altını çızeıı Tuncer, "Seracılık ve narenciye ürünlerin sağlıklı bir şekilde yetiştiril ebilmesi içiıı ekolojik ve iklim koşullarının ıyı olması gerekiyor. Bu ürünlerin üretimine uygun olan sahil bölgelerinde ki tarım alanlarını imar, turizm ve yapılaşmayla yoluyla elimizden çıkardığımız zamaıı tarımsal olarak zor duruma düşeceğiz. 

Kıyı bölgeden ıç kesimlere doğru yanı karasal iklime yöneldiğimizde bu alanlarda özellikle sera üretimleri kolaylıkla yapılamaz. İç kesimlerde toprak kalitesi değiştiği için burada diranaj sonum yaşanmaktadır, yine buralarda ulaşıma yakın bir takını soııuılar ortaya çıkmaktadır. Bütün bu sebeplerden dolayı çiftçi artık geçmişte olduğu gibi şuanda karlı bir üretim yapamamaktadır kısacası çiftçi kaybetmektedir" diye konuştu.


"İHRACAT KAYBI YAŞIYORUZ"

Türkiye ve Antalya'nın konum kaybetmekte olduğum belirten Başkan Tuncer, "Tarım alanların yok edilmesi ihracat kaybına neden olmaktadır. Bu dunundan dolayı Antalya ve Türkiye koıııuıı kaybetmektedir. Bakıldığında Antalya Türkiye'nin en çok ıç ve dış göç alan kentlerinden birisidir. İç ve dış göçe bağlı olarak kentimizde konut alanı luzla artmaktadır. Kentleşme ihtiyacı arttığı için bu durumun karşılanması gerekir. Antalya'nın kent yapılaşmasına baktığımız zaman ana yolların doğu -batı istikametinde olduğu görüyoruz" şeklinde konuştu. 


"YANLIŞ PLANLAMA YAPILDI" Taran ile turizmin birbiriyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Tuncer, "Rüzgarların kuzey - güney istikametinde estiği için kentin denizden gelen serııı rüzgarlardan yazın yeterince yararlanılamadığı ciddi anlamda hava kirliliği ile karşı karşıya kaldığuıı biliyoruz. Yanlış kentleşme ve plan yapmadan hareket edilmesinden dolayı verimli alanlarımız kaybolup gitti. Plan yapılırken hep rant düşünülmüş neresi daha kaı-lı neresinden daha fazla kazanırız diye anlık kazançlar hesap edilmiştir. Duraliler bölgesinde çevre yolu ulaşımı bahanesiyle hatalı planlamanın yapılması nedeniyle 1685 dekarlık alanı imara açarak tarım alaıılanınızı tüketmeye devam ediyoruz. Tarım alanların tahrip edilmesi Turizm alanlarına çok büyük zarar verecektir. Turizm bir anlamda tarım alanları korumak ve tarıma doğru politikalarla yaklaşma mecburiyetindedir çünkü tarım ile turizm bağlantılıdır" dedi. 


Akdeniz'de Yeni Yüzyıl