18 / 08 / 2022

Erdoğan Bayraktar'a ayakkabı fırlatıldı: Öbürünü de gönder birine verelim!

Erdoğan Bayraktar'a ayakkabı fırlatıldı: Öbürünü de gönder birine verelim!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve işadamı Ali Ağaoğlu'nun katıldığı "Kentsel Dönüşüm ve Alternatif Model Arayışları" panelinde “Gençlik Muhalefeti” üyeleri Erdoğan Bayraktar'ı protesto etti



 

İstanbul'da Okan Üniversitesi'nde konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar konuşma yaptığı sırada ayakkabı atılarak protesto edildi. 4 öğrenci gözaltına alındı.   Slogan atan öğrencilere güvenlikçiler müdahale etmek istedi. Bu sırada bir kız öğrenci ayakkabısını çıkartıp Bakan Bayraktar'a fırlattı. Öğrencinin fırlattığı ayakkabı sahneye düşerken, protestocu öğrenciler yaka paça gözaltına alındı. BAKAN'DAN İLK YORUM   Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kendisine ayakkabı atılmasını değerlendirdi. Habercilerin sorularına yanıt veren Bayraktar, "Arkadaşımız ayakkabısını attı. Ben de 'öbürünü de at, biri sende biri bende olmaz' dedim. Sorabilir, protesto edebilir, 'ikisini de ver' dedim, 'birine verelim' dedim. Yeni ve güzel ayakkabıydı" dedi.   Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: “Kentsel dönüşümden vazgeçemeyiz”   Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye genelindeki 20 milyonluk konut stokunun 15 milyonunun depreme dayanıklı olmadığına dikkat çekerek, “Bu 15 milyonluk stokun en az yarısını yenilemek zorundayız. Japonlar Türkiye’ye gelerek araştırmalarda bulundular. Dönüşümü gerçekleştiremezsek olası bir deprem halinde 100 ila 500 milyar dolar arasında ekonomik kayıp, bundan daha önemlisi ise çok ciddi can kayıpları yaşayabiliriz” dedi.   Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Okan Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Kentsel Dönüşüm-Alternatif Model Arayışları Sempozyumu’na konuk oldu. Can ve mal kaybını önlemek Marmara ve Van depremlerinde yaşanan kötü deneyimleri tekrarlamamak adına kentsel dönüşümün çok önemli bir konu olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, “Türkiye ekonomisinin yüzde 55’i İstanbul, İzmit, Bursa çevresinde oluşuyor. Japonlar geldiler, araştırmalar yaptılar. Araştırma sonucunda bölgede olası bir deprem halinde 100 ila 500 milyar dolar aralığında ekonomik kaybın, daha da önemlisi çok ciddi can kaybının yaşanacağını rapor ettiler” dedi. Böyle bir şeye sessiz kalmanın ve harekete geçmemenin kabul edilir bir durum olmadığını ifade eden Bayraktar, halka rağmen halk için dönüşüm yapılacaklarını sözlerine ekledi.    Türkiye’nin 240 milyar dolarlık ithalatının 55 milyar dolarının enerjiye gittiğine vurgu yapan Bayraktar, enerjinin yarısının ise binalarda kullanıldığını, binaların yüzde 80’nin enerjiyi savurduğunu söyledi. Bayraktar, kentsel dönüşüm ile birlikte, Türkiye’nin enerji ithalatında 15-20 milyar dolarlık azalış olacağını da kaydetti.   “Kentsel dönüşüm 20 yılda tamamlanacak”   Türkiye genelinde bulunan 20 milyonluk konut stokunun yarı yakının depreme dayanıklı olmadığına dikkat çeken Bayraktar, son 9 yılda Türkiye’de 5 milyon konut yapıldığını, bu yeni yapılan konutların göreceli olarak daha sağlam olduğunu bildirdi. “Binalar sadece görüntü kirliliğine yol açmıyor, aynı zamanda canlara mal oluyor” diyen Bayraktar, “İstanbul’da 3.5 milyonu aşan konut stoku bulunuyor. Son 9 yılda yapılan 5 milyon konutun da 500 bini devlet eliyle, geriye kalan kısmı özel sektör tarafından yapıldı. Yönetmelikler değiştiği için bu konutlar diğerlerine göre daha sağlam” açıklamasında bulundu. Bayraktar, “Ancak 15 milyon konutun yarısının mutlaka yenilenmesi lazım. Biz neye mal olursa olsun bu yenileme işlemine başlayacağız. Dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasının şehirlerde yaşıyor. Türkiye’de ise bu yüzde 78 civarında. Önümüzdeki süreçte yüzde 90’ları bulacak. O yüzden dönüşüm kesinlikle bir an önce başlamalı. Yenileme bugünden yarına olacak bir şey değil. 20 yıl içerisinde peyderpey tamamlanacak” şeklinde konuştu. Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:   “Kentsel dönüşüme ve afet riski taşıyan alanların dönüştürülmesine çok ciddi ihtiyaç var. Kentsel Dönüşüm Yasası’nı tüm tarafların görüşleri alınarak hazırladık. Dönüşüme ihtiyacı olan öncelikli illeri ise İstanbul başta olmak üzere İzmir, Bolu, Eskişehir, Erzincan, Elazığ, Van, Batman. Bunların yanı sıra pek çok ilimizde dönüşüme ihtiyaç var.”   “Vasıfsız elemanlar da iş bulacak”   Türk müteahhitlik sektörünün mevcut durumda yurtdışında aldığı işlerde yerli malı kullanma konusunda sıkıntılarla karşılaştığını dile getiren Bakan Bayraktar, kentsel dönüşümün Türk ekonomisine katkısının yanı sıra Türk müteahhitlerinin yurtdışından döviz girdisini de artıracağını söyledi. Bakan Bayraktar, “Dönüşüm Türkiye’de ciddi bir iş potansiyeli de yaratacaktır. Tüm malzemeler yerli malı kullanılacak. Türk mühendislik sistemi gelişecek, mühendisler ve müteahhitler yurtdışında yaptıktan sonra karar verici ve oyun kurucu olacak. Böylece inşaat malzemeleri ihracatımız artacak. Fayansçısından çatıcısına ara teknik elemanlar yetişecek, vasıfsız elemanlarda ciddi oranda iş bulacaklar” diye konuştu.   “Kimseye peşkeş çekmek için konut üretmiyoruz”   Ne KİPTAŞ ne de TOKİ’de herhangi bir fakirin malını alıp zengine peşkeş çekmediklerini de ifade eden Bayraktar, “Eğer böyle bir durumumuz varsa haram zıkkım olsun. Benim de çoluk çocuğum var. Bu en büyük alçaklık, en büyük namussuzluktur. Tabi ki zenginleşme olacak. Bu olurken biz de 100 lira taksitle vatandaşlarımıza konut satabiliyoruz” açıklamasında bulundu.   “Kentsel dönüşüm zorunlu”   Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan da, çarpık yapılaşma ve can kayıplarının önüne geçilmesi için kentsel dönüşümün zorunlu olduğunu vurguladı. Üniversite olarak sadece eğitime değil, ülkeyi ilgilendiren konulara da önem verdiklerini dile getiren Okan, “Üniversitemizde sadece 2 lisan bilen, özgüveni olan insanlar yetiştirmiyoruz. Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarını masaya yatırıyor, çözüm önerilerimizi yetkililerimize iletiyoruz. Üniversitemizin ikinci çalışma alanı bu. Burada uygulamalı öğretime önem veriyoruz” diye konuştu.   Kentsel dönüşün konusu, sempozyum kapsamında 2 farklı oturumla değerlendirildi.