Fi-Yapı'ya mağdurlardan cevap!

Fi-Yapı'ya mağdurlardan cevap!

Fi-Yapı'nın bir ay içerisinde medyada yaptığı açıklamalara mağdurlardan cevap geldi...


 

İşte o açıklama;   İstanbul’un konut gelişim bölgelerinden birisi olan Esenyurt ilçesi 2007 yıllarında inşaat yatırım firmalarının gözdesi olup izlenilen 5 yıllık süreçte telafisi  mümkün olmayan ağır hasarlara neden olmaya devam ediyor. Esenyurt bölgesinde FiYapı-FiLife mağdurları tarafından başlatılan girişimlerde teknik bir heyetin yaptığı incelemede  ilgili mühendislik ve imar durum değerlendirmeleri yapılmış olup mağdurlar konuyu hukuki zemine ve tüketici mahkemelerine intikal ettirmiş bulunuyorlar. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı “Tüketiciyi Koruma ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü” 'nce Kampanyalı Konut satışıyla TV, Gazete reklam yoluyla basına çıkan Fi-Yapı / Fi-Life projesi müşterisi, devletin ilgili organlarına güvenmiş ve daire satın almıştır. İlgili firma 15 ay taahhütlünde bulunduğu bu projeyi, 1 Mayıs 2010 tarihinde proje onayını aldığını bildirerek satışa çıkmıştır. Nerdeyse tamamını ilgili tarihte peşin fiyatlara satan firma, üzerinden geçen 24 aya rağmen müşteriler sürekli firmanın yazılı mektupları ve ihtarlarıyla birkaç aya teslim ediliyor temennilerine güvenip bekleme yoluna gitmişlerdir.   Son birkaç haftadır  Fİ Yapı yönetimce yapılan Televizyon, görsel basın ve basın bildirilerinde konun bir anda müşterinin sözleşme şartlarından dolayı kendisine danışılmadan ve ayrıca aylar öncesinde hukuka gitmiş bir konun  medya yoluyla 3.kişileri ortak ederek firma tarafından rafa kaldırıldığını TV karşında öğrenen tüketicinin adeta kan beynine sıçramıştır. Firma kendilerince TV kanallarındaki açıklamalarda tasfiye edildiğini bildirmesi hukuksuz çıkışlarına bir yenisini daha eklemiştir. Müşterilerine aylardır yazılı ve sözlü olarak bugün yarın temennisinde bulunan firma, müşteriden habersiz 3.kişilere beyanda bulunarak adeta kendine hukuksuz bir zemin oluşturmuştur.    Tüm yükümlülüklerini yerine getiren ve Yargıtay Kararlarınca Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesiyle konut alan müşteriler tüketici mahkemelerine giderek ilgili firmayla Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı değil Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi yaptıklarını dile getirerek, Borçlar Kanununda Müteahhit firmanın yükümlülüklerini ve eseri düzgün tamamlayıp teslim etmesini hatırlatarak ayrıca Tüketici Kanunda Kampanyalı Konutların 30 ayla sınırlı kanunun çerçevesinde firma hakkında yaptırım, cezai hükümlülükler ve piyasadan men yolunda hukuk yoluna başvurmuşlardır. TV programlarında paralarını ödeyip müşterileri buradan uzaklaştıracağını beyan eden firma bizi belediyeyle baş başa bırakın gibi traji-komik bir açıklamada bulunması da talihsiz bir beyandır.  Peki defalarca yazılı medyada 100 milyon zarar açıklaması yapan firma neden yargı yoluna gitmemiştir, gidememiştir Firmanın 2010-Mayıs ayında 7 bloktan oluşan ve satıp bitirdiği projesinin esasında 2 blogunun olmadığı belediye bilgi edinme biriminden teyit edilmiştir.    Olmayan ya da yapılamayacak blokların satışı neden ilgili tarihlerde gerçekleştirildiği ayrıca merak uyandırmaktadır.    IBB-imar müdürlüğü gerekli önlemleri alıp 1/5000’li Nazım Planlarda İstanbul gelişimini öngören kurallar çerçevesinde incelemeler sonucunda arlarında Fi-Yapı/Fi-Life konutları, Özyurtlar/NTowers, Babil Kuleleri, Ukra İnşaat, Bulut İnşaat gibi toplam 16 firmaya gönderilen yazıda IBB-Bşk.lığı İstanbul İmar Yönetmeliklerini nasıl ihlal ettiklerini hatırlattı. Sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yer sözü esasında IBB’nin 2007 yılında Levent'teki İETT garajı ihalesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin toplam 46 bin 241 metrekare ticaret ve konut alanına sahip Levent'teki İETT garajı arazisi 705 milyon dolara Sama Dubai İstanbul Gayrimenkule bıraktı. Fakat ilgili tarihlerde yabancı yatırımcı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ödeme süresinin bitmesine bir kaç saat kala, Sama Dubai'nin parayı ödeyip ödemediğine ilişkin soruları yanıtlamıştı:    "Bu arazi bizim için çok önemli bir kaynak teşkil edecek. Herhangi bir terslik olsa yine satacağız. Sama Dubai yetkilileri Genel sekreterim ile görüşüyorlar. Şirketin açıklaması bana ulaşmadı. Bizim yasal süreci beklememiz gerekiyor.” Şirketin davanın muhtemel sonuçlarını dikkate alarak, ödemeyi son ana kadar ödemekten kaçındı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise Sama Dubai'ye yargı kararının projenin uygulamaya geçirilmesini önlemeyeceği konusunda güvence vererek, Sama Dubai İstanbul Gayrimenkul Şirketini ödemeyi yapması için ikna etmeye çalışmıştı.  2007’den sonra Dubai Şeyhi El Maktum’a satılan arsa İETT Garajı’nın bulunduğu arazi için 2007 yılında, TMMOB Şehir Plancıları Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı.    Açılan davada, 19 Mayıs 2006’da onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın iptali istendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin karar düzeltme başvurusu üzerine Danıştay 6. Dairesi, belediyeyi haklı bulup, 2006 tarihinde yapılan planlara dönülmesinin yolunu açtı.    Bunun üzerine Belediye, 2006’da yapılan plan notlarını aynen alarak, söz konusu araziyle ilgili yeni bir imar planı hazırlanarak arazinin emsali ve binalar eski projelerde ele alındığı gibi uygulamaya geçti.    Sonuçta yabancı bir yatırımcı almaya çalıştığı gayrimenkul üzerinde tüm olası risk ve kanunları elemeyi bilmiş ve boşuna parasını heba etmemiştir. Esenyurt bölgesinde ise projesi olmayan,eksik olan ve gerekli danışmanlarla çalışılmamış projelere başlanılarak Tüketiciyi Koruma ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü” 'nce onaylanmış reklam ve satış vaadi izinleriyle satışı bitmiş projeler ve bunun başında gelen FiYapı-FiLife projesi ilgili firmanın kendi yorumuyla rafa kaldırılmaya çalışılmaktadır. Projenin revize edilip bitirilme şansı varken, firmanın tüm enerjisini zamanında sattığı müşterilere çözüm üretmek için harcaması gerekirken,  zamanında paralarını topladığı müşterilerin birikimlerini (emekli parası,arabası,yatırımı vs) “Kimse Yok Mu Derneği” yle tüketicisinin isyanını ve ahını almış o paraları Van’ a yardım vs gibi yerlere yönlendirdiği  görülmektedir. Tüketicinin Haram ettiği bir parayla  Vandaki insanlar nasıl mutlu olabilirler. Peki devletin milletvekilleri ve görevlileri bu İstanbul’un göbeğinde cereyan eden Tüketicinin Finans Depremi’ni nasıl çözüme kavuşturmayı düşünüyor dersiniz… Elbette ilerleyen günlerde Fi-Life müşterisinin başarılı yargı kararlarını tüm kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz…   Saygılarımla   Y.Mimar Osman DALDALOĞLU